21 Kasım 2010 Pazar

IRON MAN 2 (2010) by JON FAVREAU *



2008 yılında, çizgi roman uyarlaması bolluğunda, kimilerince taze bir nefes olarak görülüp baş tacı edilen ilk Iron Man filmi; hak ettiğinden fazla kredilendirilmiş, çok iyi gişe yapmış ve iki dalda Oscar adayı olmuştu. Devamının gelmesi için fazlasıyla sebep teşkil eden bu unsurlar sonucu iki yılın ardından Iron Man 2 gösterime girdi. İlkinden daha büyük bir bütçe ile çekilen ve Sam Rockwell, Gwyneth Paltrow, Mickey Rourke, Samuel L. Jackson, Scarlett Johansson ve sesiyle de olsa Paul Bettany gibi yıldızları bir araya getiren yapım devasa reklam kampanyalarının da etkisiyle gişeden istediğini alıp üçüncü filmi garantiledi ancak filmi beğenenlerin sayısı oldukça azda kaldı.

Baştan sona Spider Man 2(2004) filmini kendine örnek alan ve aksiyonu ıskalama pahasına karakterini derinleştirme çabasına giren film ne yazık ki klişelerden klişe beğeniyor.



Tony Stark’ın sınırsız kaynak ile son derece gelişmiş tesislerde ürettiği güç kaynağını Moskova’daki evinde demir çubuklarla yapabilen ilk düşman Ivan Vanko’nun ikinci sınıf intikam öyküsü ile açılış yapıyor film. Hemen ardından gelen abartılı ve içi boş Stark Expro fuarı keynote sahnesi aslında filmin özeti. Gösterişli, büyük ve boş. İşe yeni başlayan fettan stajyer Scarlett Johansson’un gizli ajan çıkmasına şaşıracak haldeyseniz finalde kızımızın Resident Evil(2002)’den Milla Jovovich takliti ile de eğlenebilirsiniz.

Seyirciyi cezbedebilme ihtimali olan ilk aksiyon sahnesinin gelmesi bu tarz filmlerden beklenmeyecek kadar geciktiği ve 30 dakika süren bu gelişin kısa sürede hayal kırıklığı yaratarak bitişinin ardından bir saati aşkın süre boyunca ikinci aksiyon sahnesi gelmiyor. Aradaki “boşluklarda” ise Demir Adam’ın alkol problemini, yalnızlığını, baba problemlerini, uydurma icatlarını izlerken; zehirleniyor diye üzülmeye çalışıyoruz.



Yine ikinci Örümcek Adam filminden yola çıkarak birden fazla düşman bulalım, bunlardan biri de Venom gibi olsun diye düşündüklerinden midir bilmem, Demir Adam’ın en yakın arkadaşlarından birine ikinci kostümü çaldırıp kahramanımızla savaştırıyor senaristler. Artık ne kadar derinlik bulabilirseniz, sizin başarınız.

Filmin yüksek teknolojik kahramanının bir düğmeye basarak saldığı ışınla onlarca dev robotu ortadan ikiye kesme gibi özellikleri olduğundan, filmin herhangi bir yerinde heyecanlanmamız mümkün olmuyor. Kimin kazanacağı her daim belli. Terminatörlerin kavgasına öykünen sahnede bile.



Bu ruhsuz filmin sonuna eklenen Spidey-Mary Jane öpüşmesi de en fazla yerinizden kaykılmanızı sağlayacak güçte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

2023 - Kalan 6 Ay

Temmuz, on beş ay sonra spor salonlarına döndüğüm ve eğer bir kaza bela olmazsa, nasıl öleceğimi de öğrendiğim ay oldu. Bunun getirdiği duyg...