YORUMSUZ BIRAK

Ders dinlerken hayallere daldığım anlardan birinde çocukluğumla ilgili bir anı geldi gözümün önüne.

İyi tanıdığım komşu çocuklarının tanımadığım akrabalarının evinde “Kim-Kiminle-Nerede-Ne Yapıyor-Kim Gördü-Ne Dedi” şeklinde bir oyun oynamıştık. Hayatımda en çok güldüğüm günlerden biriydi. Yaşımıza epey büyük gelen ayıp şeyler yazıyor ya da iğrençleşiyorduk. İkisi de eğlenceliydi. Birbirine yakıştırılan iki ismin arka arkaya gelmesi sansasyon yaratıyor, “tuvalet” ya da “kızın evi” gibi yer isimleri eşit reaksiyonu alabiliyordu. “Ne yapıyor” kısmı elbette hayal gücümüz kadar genişti ve “Kim gördü”nün öyle bir şeyi gerçekten gören kişi çıkması utangaç yüzler meydana getirirdi. En komiği ve vurucusu her zaman en sonuncu olur, “Ne dedi” kısmının komikliği hem kahkahalar attırır hem de ayıp şeylerden bahsettiği için utanan kalabalığın üzerindeki havayı dağıtırdı.


Üzerine “Sex and the City”ler geldi. “Nip/Tuck” bizi eğitti. “Game of Thrones”un arasına yerleştirilen Sibel Kekilli pornosunu aileyle izlemeye vardı iş.

Peki; çocukluğumdan geri çağırdığım anının ayıbın başlangıcı olmasının sebebi “ne olacağı o zamandan belliymiş”e ulaşmak mı, şimdiki halimden çocukluğuma tünel kazmak mı?