RISE OF THE PLANET OF THE APES (2011) by RUPERT WYATT ***-


Franklin J. Schaffner imzalı 1968 tarihli “Planet of the Apes/Maymunlar Cehennemi”nin öncesini anlatan CGI harikası “Rise of the Planet of the Apes/Maymunlar Cehennemi: Başlangıç” aksiyona bel bağlamayan, senaryo odaklı ve oldukça heyecanlı, doksan üç milyon dolarlık bir stüdyo filmi. 39 yaşındaki İngiliz yönetmen Rupert Wyatt ikinci uzun metrajında büyük bir stüdyonun olanaklarını kullanan ancak sisteme teslim olmayan başarılı bir iş çıkarmış.

Film, deneylerde kullanılmak üzere avlanan maymunların görüntüsüyle açılıyor. İnsanların eziyetle kafeslere tıktığı hayvanların çığlıkları ilk sahneden filmin tuttuğu tarafı ilan ediyor. Alzheimer hastası babasını tedavi etmek için son beş buçuk yılını bir araştırmaya adayan bilim insanı Will Rodman(James Franco) sonunda maymun deneklerden biri üzerinde başarıya ulaşıyor ve yeni beyin hücresi gelişiminin yanında zekâ artırımı da sağlıyor. İnsanlar üzerinde çalışmaya başlama izni almak için kurulun karşısına çıktığında talihsiz olaylar meydana geliyor ve işten ayrılıp araştırmasını evde, bebek bir maymun ile babası üzerinde yürütmeye başlıyor. Bebek maymun Caesar’ın yaşamının ilk sekiz yılını on beş dakikalık muhteşem bir kurguyla sunan film, rüştünü burada ispat ediyor.

“Rise of the Planet of the Apes/Maymunlar Cehennemi: Başlangıç”ın en büyük kozu senaryosu. Kahramanlarını tanıtımı ve onların karakterleri üzerinde olaylara bağlı gelişen değişimleri yansıtışı ekonomik, inandırıcı. Bir canlının doğumundan itibaren başına gelen olaylar sonucu şekillenen kişiliğini, doğasının gerekleriyle kurulu düzenin çatışan noktalarında yaptığı seçimleri ve verdiği kararlar nihayetinde gelişen sonuçları göğüslemesini başarıyla yansıtıyor. Üstelik bütün bunları bir insan üzerinden değil, CGI ile yaratılmış bir maymun ile yapıyor. “The Lord of the Rings/Yüzüklerin Efendisi” serisinde Gollum karakterini performans yakalama tekniğiyle canlandıran Andy Serkis, “King Kong” filminde Kong’a da aynı şekilde hayat vermişti. Steven Spielberg animasyonu “The Adventures of Tintin/Tenten’in Maceraları”nı da sayarsak Andy Serkis’in en başarılı işinin Caesar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Perdede şimdiye dek gördüğümüz en gerçekçi maymunlar var. Tüylerinin ne kadar ayrıntılı olduğuyla da ilgili değil bu söylem, boş bakmıyorlar-mimikleri jestleri gerçek duyguları var.


Senaristler Rick Jaffa ve Amanda Silver’ın isimlerini en son 1997 tarihli Peter Hyams filmi “The Relic”te görmüştük. On dört yıl boyunca “Rise of the Planet of the Apes/Maymunlar Cehennemi: Başlangıç” üzerinde çalıştık deseler de onlara inanabiliriz. Krize dönüşebilecek tüm anları kurtarmışlar. Uzun zamandır bir stüdyo filmi izlerken sonraki hamleyi tahmin edemediğim olmamıştı. İnsan için çocuk oyuncağı görünse de bir maymun bu durumdan nasıl çıkar, şunu nasıl başarır dediğimiz her an senaristler seyirciye tatmin edici cevaplar verebilmiş. Olanlara inanmak için vazgeçmeniz gereken mantık miktarını minimumda tutmayı başarmışlar.

Oyuncu kadrosuna gelince; her filmiyle daha popüler olan James Franco, Caesar’ın tek başrol olduğu filmde varlık gösteremiyor. Herhangi bir aktörün altından kalkabileceği rolde uyumlu fakat parlamıyor. “Dexter” dizisinin önceki sezonunda Arthur Mitchell isimli seri katili canlandırarak kendini hatırlatan, iki kez Oscar adayı olmuş John Lithgow ise Alzheimer hastası baba rolünde inandırıcı.

“Rise of the Planet of the Apes/Maymunlar Cehennemi: Başlangıç” 97 dakika içinde orijinal filme leke sürmeyen, seriyi zenginleştirip yeniden popüler olmasını sağlayabilecek, devam filmlerine bile malzeme sağlayan bir öykü ortaya çıkarmayı başarıyor. Keşke iyice ümidi kestiğimiz Hollywood’dan böyle filmler daha sık gelse.