30. YAŞIMI NE YAPTIM? (Üçüncü ve Son Bölüm)





Haziran sonunda daha önce yapmam gereken çok önemli bir şey yaptım.

Sabah Bayrampaşa’da uyanıp öğleden sonra Menzelet barajında çalışmak gibi rutinlerim oldu. Spora onar, on beşer günlük aralar vermek zorunda kaldım. İkinci kez orucu atladım. Evimin dekorasyonuna eğilmeye başladım. Sokak ortasında buluşmalar yaşadım. Çok uzaktan biri geldi. Benimle ilgili en temel şeyi bilmeden bana güvendi. İstanbul’un yabancısı sayılırdı. Arkadaş gibi gezdirmeye, hoşuna gidecek şeyleri göstermeye çabaladım. Yanımdayken biriyle buluştum. Sonra hep beraber eğlenmeye gittik. İçkisizdik. Onu gösterdim, bunu ayarlamayı önerdim. Hayır deyip durdu. Saat sabaha yaklaşırken dudaklarıma yapıştı. Ben bütün gün kendimi tutarken, o da aynısını yapıyormuş meğer. Senaryo gibi. Metro çalışana dek sımsıkı sarıldık. Yataklarımıza dönüp uyumaya çalıştık. Çok geçmeden kıta değiştirip geri geldi. Sanırım son yıllarda bu kadar duygusal bir dokunuş yaşamamıştım. Beni gerçekten sevebilecek gibiydi. Ben de onu. Bütün tabularımı yıkabilecek gibiydim, o da bir kaçını. Aç susuz birbirimize sarılıp durduk. Bir kez daha anladım ki, her dokunuş iki türlü. Vakit geldi, Külkedisi evine döndü. Çok uzaklara.

En sevdiğim iki dostum ve ailelerinden biriyle Belgrad’a gittik. Önce heyecanlandım sonra hızla sıkıldım ve ertesi gün hiç bitmesin istedim. Döndüğüm gibi, hayatımda izlediğim en yaratıcı tiyatro oyununu izledim. Oyuncu ekibiyle kutlamaya gittim. Kendimi İstanbullu gibi hissettiğim anda Maraş’a dönmem gerekti. Sabahın dördünde kalkıp nefret ettiğim taksilere binerek uçağa yetişme dönemi başladı. Hiçbir zorluk gidiş gelişlerime engel olamadı. Bayramı “Orange: Osage Country”de geçirdim. İlk defa tansiyonum yükseldi. Borcundan utanmayanlara hediye verdim. Yarım milyonluk evime mühendislik hatası nedeniyle klima takılamayacağını öğrendim. “Süper Baba”nın oturduğu yerde oturdum. Karadenizlilerle haşır neşir oldum. Alışveriş merkezinden seks aldım. Aile hekimi olmaya karar verdim. Mirasımı almaya karar verdim. Boktan VAIO’mu satmaya karar verdim. Yeni bir şirkete ortak olmaya karar verdim. Cihangir’den sevgili bulmaya karar verdim. Avam tabakadan uzak durmaya karar verdim. Ve tüm kararlarımı gerçekleştirdim. Bazılarını beğenmedim, iade ettim.

Feci bir düğüne katıldım. Düğünlerle aramdaki mesafeyi iyice açtım. The Babadook adlı harikayı izledim. Bir basın gösteriminde daha adam sandığım sinema yazarlarının zavallılığını gözledim. Yeni yaşıma kesinlikle İstanbul’da gireceğim demiştim, yaptım. Bir yıl daha yaşlandım. Otuz da bitti. Yılın gündemi, şöyle bir bakınca para ve seksti. İlki uzak durmaya çalıştıkça beni sinirlendirdi, ikinci her şeyden kaçış olarak iyi geldi. Çevremdeki sayısız kişi çalışıp kazandığım paraya göz dikti, ucundan kıyısından tırtıklamak için küçük düştü. Ben utandım.