500


1999 senesinde aşkla tanışınca, bir de bu anlatılamaz durumu yalnız sırtlanmam gerekince elime geçen ilk deftere içimi dökmeye başlamıştım. Pembe sayfalı, ablamın yeni akrabalarının doğum günüm için hediye ettiği bu sert kapağın içine onunla ilgili her şeyi aktarmaya çalışıyordum. Çoğunlukla ağlayarak, bazen mutlulukla. O defter bitti, başkasına geçtim. O da bitti. Hayatımın aşkı doğum günümde bana sayfa eklenebilir bir defter hediye etti sonra. Hiç bitmeyecek bir defterim oldu. Uzaklara gitmeden evvel o alıyordu yeni sayfaları, şimdi ben tek başımayım.

2008’in sonlarında defterler yığın olunca teknolojiden yardım istemeye karar verdim. İnternete yazmak elbette çekmecemdeki kâğıtlar gibi özgürlük tanımayacaktı ama olsun, denemek istedim. Yazılabilecek yüzde biri açtığım bloga gönderdim, gerisini yeni eklenebilir sayfalarla paylaştım.

“İyi bir yazar olmak için önce günlük tutmalı” sözünden çıkmamak için defterlerden vazgeçmedim, sadece günlüğümden taşanları bu adrese yönlendirdim. Gönül işlerimin azaldığı dönemde sinema eleştirisine merak salınca blog iyice hareketlendi. Filmden çıkınca arkadaşlarıma anlattıklarımı -ortada gidilecek sinema ve arkadaş da kalmamasıyla birlikte- buraya yazdım. Yavaş yavaş yazılar ciddiyet kazandı ve 9 Nisan 2011’de Filmlerim.com’dan sevgili Nilay Dirim bana ülkenin en iyi sinema sitesinin kapılarını açtı. Bir yıl dolmadan sitede yayınlanan ve blogtan link verdiğim yazılarımın sayısı 80’e ulaştı.

Bu, http://serkancellik.blogspot.com adresinden yayınlanan 500. yazı. 261’i sinemayla ilişkili olan girdilerin 206 tanesi film eleştirisi. 47’si bir şekilde Oscarlara dokunuyor, 19’u Altın Kürelere, 37’si Türk filmlerine.

43 yazının içinde erkekler var, 23 yazının içinde kadınlar. 32’sinde aşk var.

Köylü çirkini 29 tanesine konu olmuş, Isparta 19’una.

20’sinde Kahramanmaraş var, 19’unda Adana, 13’ünde Ankara.

Günde 30 kişi girince sevinçten uçtuğum zamanlar geride kaldı. FLASHland Sinema Facebook sayfası, grubu ve Filmlerim.com’un verdiği linkler sayesinde günlük sayfa görüntülenme sayısı 500’ün altına düşmüyor artık.

Uzun süredir içimden şehirler geçmediğinden sadece sinema yazıyor oluşum takipçileri sıksa da gereksiz bir duygusallıkla baştan beri her gün “Serkan ne yazmış” diye bakan herkese teşekkür ediyorum.