THE WALKING DEAD – 2.SEZON (2011-2012)


Frank Darabont tarafından Robert Kirkman, Tony Moore ve Charlie Adlard imzalı çizgi romandan geliştirilen AMC dizisi “The Walking Dead” altı bölümlük ilk sezonuyla 2010 tarihli diziler arasında en başarılısı sayılarak yoluna devam etme şansı elde etmişti. 13 bölümlük ikinci sezon ne yazık ki ilki kadar güçlü gelmedi. Zombi tasarımları ve aksiyon sahneleri yer yer ilk sezonun üzerine de çıksa, çatışmaların zayıflığı ve diyalog yazımındaki yetersizlik televizyon karşısında sıkıntılı anlar yaşanmasına neden oldu.

Bir diğer AMC dizisi “Breaking Bad” çok az konuşmasına ve durağanlığına rağmen her saniyesini ilgiyle izletirken “The Walking Dead” aksiyon yaratmadığı sahnelerde genelde sınıfta kalıyor. Frank Darabont'un yarattığı diziyi zaten zombi aksiyonu olarak gördüğümüzden değil; karakterlerini önemsediğimiz, altta yatan fikri sevdiğimiz ve enfes diyalogları duymaya devam etmek istediğimiz için göklere çıkarmıştık. Yoksa ortada “28 Weeks Later/28 Hafta Sonra"nın üzerinde bir zombi aksiyonu yoktu.

İkinci sezon ilk bölümlerde cepten yiyerek düşüşü hissettirmediyse de kahramanlarımızın çiftliğe yerleşmesiyle tempo dibe vurdu. Aralarındaki incir çekirdeğini doldurmayacak tartışmalar ve ahlak kuralları üzerine ahkâm kesenler-maço erkekler çatışması bunaltıcı hale geldi. Tüm kadınlar ihtiyaç içinde, tüm erkekler kahraman gibi sunuldu. Cinsiyetçi söylem rahatsız edici boyutlara ulaştı. Hal böyle olunca da zombi görünce gözlerimiz açılmaya başladı ve son dört bölüm tamamen saldırı beklentisiyle geçti.


Senaryo grubunun finalde cesur kararlar alarak yaptığı bir iki hamle takdir edilesi olsa da son karede görünen hapishane benzeri yapı üçüncü sezon konusunda umut kırıyor. Çiftlikte geçen vasat bir sezonun ardından bu kez de karakterler korunaklı diye kendilerini eski bir cezaevine tıkarlarsa yeni sezonu bitirmek uyku durumumuza tabii kalabilir.

Dizinin ilk sezonu ile ilgili yazdığım yazıya ulaşmak için tıklayın.