GÖZETLEME KULESİ (2012) - PELİN ESMER **



Pelin Esmer'in 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nden En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödülleriyle dönen "Gözetleme Kulesi" filminin eleştirisini Filmlerim.com için yazdım. Site üzerinden okumak için buraya tıklayın.

Yazının izlemeden okumamanız gereken, sürprizbozan içeren orijinal hali içinse aşağı buyrun:




Pelin Esmer'in üçüncü uzun metrajı “Gözetleme Kulesi ilk bakışta tertemiz görüntüleri, kayda değer işçiliği ve Olgun Şimşek, Menderes Samancılar gibi oyuncularıyla ilgi çekici bir yapım. Birçok olasılığa gebe açılış sahnesi de benzer çekiciliğe sahip. Esmer'in yönetmen olarak tercihleri Özgür Eken’in Kastamonu’nun Tosya ilçesinin güzelliğini ortaya çıkartan kamerasıyla birleşince film belli bir yere kadar zevkle izleniyor. Gücünü kaybettiği an ise ne anlattığının ortaya çıkmasına denk düşüyor. Öz dayısının tecavüzüne uğrayıp gebe kalmış üniversite öğrencisi Seher (Nilay Erdönmez) ailesi duymadan doğum yapıp bebekten kurtulmak için şehirlerarası yolcu taşıyan bir otobüste hostes olarak işe girmiş. Eşinin ve çocuğunun ölümüne sebebiyet veren Nihat (Olgun Şimşek) ise herkesten uzaklaşmak için bekçiliğe başvurmuş ve kendini bir yangın gözetleme kulesine hapsetmiş. İkilinin yolları kesişiyor ve Yeşilçam ruhu devreye giriyor.



Esmer’in senaryosunun ve yazdığı karakterlerin tek boyutlu oluşu oyunculara hareket edecek alan bırakmamış. Mesela Nihat acılarını sessizce yaşamak isteyen bir adam ama Olgun Şimşek’in karakteri canlandırırken tutunabileceği güçlü bir duygu yok ortada. Yine Menderes Samancılar patron rolünü güçlendirmek için sadece kendi yeteneklerinden faydalanmış. 26 yaşındaki ve “Gözetleme Kulesi” ilk sinema filmi olan Nilay Erdönmez ise rolünün fiziksel gereklilikleri nedeniyle kendini gösterme konusunda kadronun geri kalanından daha şanslı. Tek başına doğum sahnesi iyi çekilmiş ama kullanılan üç haftalık iri bebek nedeniyle sonunda etkisini yitiriyor. Esmer 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde yapılan galanın ardından gerçekleştirilen söyleşide bu konudaki eleştirilere "daha ufak bir bebeğe kıyamazdım" şeklinde yanıt vermişti. Ne kadar profesyonel bir tercih, tartışılır.


Bu ufacık hikâyenin zamanlama açısından ülkemizdeki kürtaj yasasına denk düşmesi hoş olsa da ensest ve gayrimeşru çocuk konularına getirdiği bakışın sığlığı üzücü. Kısa sürede duruşunu belli etmek zorunda bir karakter olarak annenin tepkileri fazla beklendik. Filmin erkeklerinin kadına bakışı da öyle. Şoförün yanında çalışan kadına hemen sarkması, patronun bir sorun olduğunu düşündüğü anda aklına ilk gelenin taciz olması, dayının rahatlığı, Nihat’ın bebeğe ve babanın kız evlada yaklaşımı Türk erkekleriyle ilgili tam bir klişeler yumağı. “Gözetleme Kulesi” Pelin Esmer’in yazar olarak kötüye, yönetmen olaraksa ileriye gidişinin göstergesi olarak akıllarda kalacaktır.