#hergunbirfilm -016- THE HUNGER GAMES by GARY ROSS (2012) **




Ne anlatıyor: Beyazperdeye uyarlanması kolay kitap diye bir şey yoktur. Zor ve imkânsız vardır. Zorluk kademelidir ve bazen imkânsız denenir. Suzanne Collins imzalı New York Times Çoksatarı “The Hunger Games/Açlık Oyunları” üç kitaplık gençlere yönelik bir serinin Eylül 2008 basımı ilk parçası. Orijinal dilinde de, Türkçede de 384 sayfa yani ortalama uzunlukta. Başkahramanının ağzından, birinci tekil şahıs kullanılarak yazılmış, kolay okunan ve akıcı bir metin. Süslü cümlelere, tasvirlere rastlanmıyor. Gerekli gereksiz değil, ihtiyaç olduğu anlarda bile. Collins heyecanlı bir film izlemiş ve bize bir an önce anlatması gerekiyormuş gibi davranmış. Geriye dönüşlere, karakterleri derinleştirecek ikilemlere, sürpriz virajlara yüz vermemiş. Bir solukta, tatsız tuzsuz okunuyor. Zaten çok satmasının sırrı bu, kendini okutuyor oluşu. Unutulmaz tek bir olay, akılda kalıcı tek cümle yok içinde. Sevinç Tezcan Yanar imzalı Pegasus Yayınları’ndan çıkan Türkçe çevirisinin de katkıda bulunduğu söylenemez. Üstelik çeviride 17. baskıya dek kullanılan –di’li geçmiş zaman sonrasında değiştirilmiş ve kitap şahken şahbaz olmuş durumda.

Neden izlenmeli: Romanı okuduysanız filmi görmek isteyeceksinizdir.

Nesi eksik: 19 yaşındaki ve Jennifer Lawrence’den beş santimetre daha kısa olan; “Zathura: A Space Adventure/Zathura: Bir Uzay Macerası”, “Bridge to Terabithia/Terabithia Köprüsü”, “Journey to the Center of the Earth/Dünyanın Merkezine Yolculuk” ve “Journey 2: The Mysterious Island/Gizemli Adaya Yolculuk” gibi çocuklara yönelik filmlerde rol almış Josh Hutcherson berbat seçim. Romanın ruhu anlaşılmamış. Gary Ross aksiyon sahnelerinde yetersiz kalmış.






#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.