NELER NELER

 
“Aşk hata değil, utanılmaz aşklardan, gün gelir hata yapmayı da özlersin, doğrular sarar tatsızca dört yanını bir anda.”

Peki ya hissedemeseydim.

10.29” başlıklı yazımı defalarca okudum. Köylü Çirkini’ne veda anlarımı anlatmışım. Öyle güzel ki. Gurur duydum. Ya öyle hissetmeseydim. O kadar âşık olmasaydım. Onu ve orayı öylece terk edip gidebilmiş olsaydım, ne işe yarardı hayat.

Hala içimin kıpır kıpır olabilmesi, hala alıp verdiğim nefesin kolumu çizecek kadar güçlü seyretmesi lütuf.

Kötü şeyler oldu, oluyor, olmasa iyiydi belki ama olsun.

Aldığım ölüm tehdidi. Tanıştığım ve inandığım “con man”. İnsanları yaraladığım maddi hasarlı trafik kazası. Bir türlü tamamlanamayan yarım-dost’ların verdiği bunaltı. İstanbul’da arzuladığım yeni başlangıcın gecikebilecek olmasının stresi. İçine düştüğüm ve kirleten dedikodu kazanı. İttirmelerim. Öfkem. Nefretim. Öldürmekle tehdit eden adama giden mahkeme celbinde evimin adresinin yazıyor oluşu-özür dilemek ya da belki başladığı işi bitirmek için kapıma gelişi-annemle tanışması-artık evimde bile huzursuz hissetmem. Vazgeçmeden kanırtmam. Kıskançlıklarım. Sahte olduğunu bile bile vakit geçirdiğim insanlar. Susmamam. Mutfakta tüp patlayacak-yolda kafama bir şey düşecek-merdivende deprem olacak sanışım. Huzursuzluk. İçime kapanmak istedikçe saçılmam.

Hiç mi iyi bir şey olmadı dersen Ömercik. Olmaz olur mu. Yine benim çabalarım, didinmem ve içimdeki güçle oldu. Hayır, o bahşetmedi.

Şimdiye kadarkiler hariç üç farklı mecrada daha sinema yazılarım kabul gördü. Yarın sabah benim için önemli bir sabah. Gurur sabahı.

En azından eskisi gibi odamda, kapımı kapatınca, kendimle kalınca huzur istiyorum.

Tüm yazdıklarımı ezberleyip kullananlara selam olsun. Atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan korunma içgüdüsü ne mutlu ki eciş bücüş olsak da bizim kuşakta da var. Yüzde beş, sadece yüzde beştir.

Özlemi yendim. Sıra öfkede. Bana şeytanlık değil, 8 Yıllık-Isparta-Mój Angel-Köylü Çirkini-9harfli gibilerin ardından yaktığım aşk dolu ağıtlar yakışıyor.