2012 YILINDA EN ÇOK…





Dalga geçtiğim: Çalışma arkadaşlarım
Sinirlendiğim: Çocuklarını hastanede büyütenler
Tiksindiğim: İstanbul’un toplu taşıma araçları
Müptelası olduğum: El üstünde tutulmak
Elde patlayan teknoloji: Windows 8
Bezdiğim: Acil servis
Sıkılarak izlediğim: Mad Men
Arabada günlerce dinlediğim: Ne yazık ki olmadı
Mutlu olduğum yer: Film festivalleri
Daraldığım yer: Megapark
Beni üzen: Dolandırılmak
Yapmam diye diye yaptığım: Borç vermek
Beni gururlandıran: Filmlerim, Ters Ninja ve Öteki Sinema’da yayınlanan yazılarım
Köşe yazılarını beğendiğim: Hiç kimse
Özlediğim dizi: Six Feet Under
Ayrılırken üzüldüğüm: İstanbul
Severken soğuduğum: Telefonla konuşmak
İmrendiğim: Meryem Yaşar-Altan Ceritoğlu
Büyülendiğim manzara: Denizin üstünden uçakla İstanbul’a iniş
Gitmek istediğim ve gidemediğim: Sinop Gezici Festival
Her gün yediğim gıda: Uno Çok Tahıllı ve Nutella
En çok içtiğim: Tchibo Cafissimo kahveleri ve çekilmiş Guatemala, Baileys, Monin şurupları ve Starbucks Chai Tea Latte
Ruhumu sakinleştiren: Battaniyeyi çekip tek başına film izlemek
Hiç özlemediğim: Terk ettiğim manitalar
Aldığım en büyük karar: Megapark’tan istifa etmek
En büyük pişmanlığım: Aşk