KİM BU 100 KİŞİ

26 Ağustos 2011’de 24 saat içinde 28. doğum günümü 100 kişi kutladı.

Bunlardan 17’siyle yüz yüze görüştüm. İki ayrı mekânda pastalar yendi, bol bol öpüşüldü, hediyeler verildi.

13 kişi telefonla aradı. Sağ olsunlar.
23 kişi sms gönderdi. Mutlu etti.
47 kişi facebook kullandı.

100 kişinin 22’si asker arkadaşım, 14’ü iş arkadaşım, 11’i akrabam, 11’i üniversite yıllarından, 9’u TOG-DSM ekibinden, 4’ü Kolukısa’dan, 3’ü yataktandı.

İnsanın yanına kimlerin kaldığını görmesi için güzel bir gün. Bir sınav. Kimin iki kelime etmeye erinmediğini, sevgisini göstermeye mecali olduğunu izlemek için de. Rakamlar her şeyi söylüyor.

Aynı şehirde olup da sizi görmeye gelmeyen kişi, hele de ufacık bir Anadolu şehrindeyseniz, gerçekte sizi sevmiyordur.

Heyecanlılar her sene olur. Genelde de bir sonrakine kalmazlar. Bunlar aşırı dışavurumcudur. Yeni girmişlerdir hayatınıza. Size en özel günü yaşatmaya çabalarlar. Memnun da ederler ama işte ömürleri kısadır nedense.

Sadıklar her yıl vefalı davranıp gece yarısı ilk kutlayan olmaya çalışırlar. Biri bu sene başarır, diğeri öbür. Her daim sevgi doludurlar ve sevilirler.

Facebook’ta görüp “mutlu yıllar dile”ye tıklayanların belli bir profili yok. Sizi çok seven, sürekli arayan biri de oradan kutlayabiliyor; yılda bir kez bile konuşmadığınız da. O yüzden yorum yok.

Bir de kutlamamayı maharet zannedenler çıkar arada. Bekliyoruz sanırlar. Oysa aklımıza bile gelmemişlerdir. Onlara şunu söylemek istiyorum: Çok da tın!

Tekrar, 100’ünüze de teşekkür ediyorum. Kalan 364 gün dileyin benden ne dilerseniz.