Bir SATC yazısı: DUYGUSAL DOYUM YETERLİ Mİ?

Bu sabah yine ilişkilerden konuşurken “ben dayanamazdım” diyen bir arkadaşa cevabım “o kadar da içimden gelmiyor” oldu. Yani, elbette çekiciydi ama riske girmeye değmezdi. Üstelik sonucun iyi olacağını da düşünmüyordum.

Duygusal maceramdan bahsediyorduk. Açlığımı doyurma şeklimden. İlişki yürütürken illa ki cinsellik isteyen bir başka arkadaşım heyecanın tavan yaptığı bir anda hamle yapmamı önerdi. “Bakış bakış nereye kadar” dedi. Oysa ben bakışmanın değerini biliyor, dokunmayı pek önemsemiyordum. Üstelik cinselliği uyum içerisinde götürdüğüm, hatta ilişkimi sadece yatak odasıyla sınırladığım biri hâlihazırda bulunuyordu. Birlikte sosyalleşmiyor, özel hayatlarımıza burun sokmuyor, sadece bedenen özlem çekiyorduk. Şartlar her müsait olduğunda birbirimizin üzerine atlıyor, tatmin olur olmaz gelecek sefer için sözleşip uzaklaşıyorduk.

Her şeyi aynı kişiden almak zaruri mi?

Birine deli gibi âşıkken (ama sevişemiyorken) cinsel ihtiyaçlar için başkasını bulundurmak alçaklık mı?

Duygusal ilişki yürüttüğünüz kişi seks partnerinizden haberdar, seks partneriniz gönül bağınızdan bihaberse bir de! Olur mu?

Biz düşündük. Sevdiğimiz kişiyle yatamıyorsak yatmak için başkasıyla görüşmenin kabul edilebilir olduğuna karar verdik. Bir koşulla. Sevdiğimizden cinsel beklenti içine girmenin duygusal huzuru engelleyeceğine eminsek. Zaten insanlar birer durak değil mi şu hayatta…

Bugünlük kendi kendimize serptiğimiz suyla ferahladık. Yarın ne hissederiz, belli olmaz.