CONAN THE BARBARIAN (2011) by MARCUS NISPEL –


Başkarakterinin dünyaya gelişini gösterdiği ilk sahnede ucuzluğun dibini bulan "Conan the Barbarian/Barbar Conan"; doğumu vahşetin ortasında gerçekleşen kahramanının daha bir karışken nasıl bir savaşçı ve çocuk olmanın doğasından uzak bir psikopat olduğunu bol kanla anlatıyor. Marcus Nispel ufaklığa 26 dakikada 26 çocuğa yetecek travma yaşattıktan sonra Arnold Schwarzenegger’in karizmasının yanında iç çamaşırı reklamındaki güzel çocuk gibi duran yeni Conan Jason Momoa'nın sıkıcı intikam öyküsünü izlemeye başlıyoruz.

Bir sarhoş erkek eğlencesi, bir at arabası kovalamacası, bir açık alanda ok uçuşması, bir yelkenlide kavga sahnesi derken ‘finalde kız kavgası’ dâhil “Barbar Conan” bu tarz filmlerde olması gerekli zannedilen tüm anları sıfır yaratıcılıkla baştan yaşatmaya kalkışıyor. Bunca özenti arasında kolajcı yazarların en çok etkilendikleri filmlerin “The Mummy/Mumya” serisinin ilk iki halkası olduğu bir çırpıda anlaşılıyor.

Kırık burun boşluğuna parmak sokma, canlı birinin karnından anahtar çıkarma, kafatası parçalama ve ikiye ayrılan adamlar derken filmin şiddet sergileme konusunda tek rakibi de “Saw/Testere” serisi. O an hiçbir mide bulandırıcı şey olmuyorsa, konuşan kişinin ağzından salya akıyor.

Kötü setler, çirkin makyajlar, sahte arka planlar ve karikatür karakterler görmek için izlenebilir. Ve evet, kutsal bakire (bkz. Immortals/Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı) bir kez daha yakışıklıyı görür görmez seks yapıyor.