O GÜN (23.02.2012)


Her yeni telefon alışımızda ilk mesajı birbirimize atardık. Özel olmak adına uydurduğumuz bitmez adetlerden biriydi. 18 Ocak 2012 14.18’de de öyle yaptım. Uzun zamandır kullanmadığın için iptal olduğunu bildiğim numarana üstelik. Başka numaran yoktu elimde, elimden geleni yaptım. Birkaç ay önce 13. yıldönümümüzde de gitmeyeceğini bildiğim bir mesaj yollamıştım zaten, kimseye zararı olmamıştı. Senden çıkan son kelimeler 27 Aralık 2009 21.08’de bana ulaşmıştı. Susmamızı istemiştin. İstediğin oldu. 788 gün dayandım.

O yıl 3758 dakika geçirmiştik baş başa. Sonra sen hain planını yaparak bin kilometre uzağa gitmiştin. Yirmi iki ayrı günün ardından dünyanın en romantik yerinde buluşmuştuk. 210 dakika boyunca mutluydum. İçinden geçenlerden habersiz. Seni son görüşüm olduğunu bilmeden. 26 Eylül 2007 Çarşamba benim başka bir ülkeye gidişimi fırsat bilerek sessizce ilişkimizi noktaladın. Kendince kolaylaştırmıştın ama gözyaşlarımı görmedin. Ben de seni, o günden beri.

Rüyama en çok giren olman hiç değişmedi. Bitmeyen özlemim sabahlara kadar yakamı bırakmadı. Fakat son bir aydır sık aralıklarla, on gündür de her gece içimi oydun. Yapabildiğim kadar dayandım. Yan odadaki temizlikçi kadını unutup odamda deli gibi yürümeye başladım. Sıfır derecede çıplak gibi titriyordum. Anneni aradım. Beni hatırladı. Bir süre sohbet ettikten sonra yeni numaranı istedim. O çok güzel eski numarana göre her tarafı uyumsuz rakam sıralamasını. Son teknolojiden faydalanarak aradım. Sesin her zamankinden de sakin geldi. Ben yabancı gibi adını soyadını söyleyip, o olup olmadığını sordum. Hat kesildi. Üç kez aynı şeyi yaşadık. Dördüncüde beni duydun. Ben, titremekten tavana vurmuş, korktum. Şaşırttın beni. Dinledin. Cevap verdin. Anlattın. Kibardın. Kaliteliydin. Âşık olunacak kadar iyiydin.

En son gözdemin memleketinin eş seslisinde olduğunu bildirdin. Tesadüfün bu kadarı fazla gibiydi. Dilim başka şeyler için kasılsa da içimden ellerini ne kadar özlediğimi söylemek geldi. Sen beni bıraktığından beri sürüyle insanın gördüğüm her yerine rağmen özledim ellerini.

Yirmi dakika sonra hat gitti. Konuları bağlamak için yine aradım. Kısa kesmeye söz vermiştim kendime, başkalarına anlattığım yılları senin de bilmen gerektiğini düşünsem de. Haddimi aştım, devamını istedim. Haddini aştın, kabul ettin. İçtenlikle kapattık. Gerginliği kaçmış balon gibi yığıldım.

O günün gecesinde mışıl mışıl uyudum. Sabah oldu, sonraki gün başladı.