JODAEIYE NADER AZ SIMIN (2011) by ASGHAR FARHADI ***-


Simin, Nadir’den boşanmak için başvuruyor. Hâkim karşısında, saygıyı da kaybetmeden birbirlerine giriyorlar. Bu yüzü batıya dönük çiftin anlatacak çok şeyi var karşılarındaki adama ancak o bir an önce imzayı atıp gitmelerini istiyor. Simin uzun zaman uğraşıp, para harcayıp vize almış. Kızlarının yurt dışında eğitim almasını istiyor. İran’dan çıkmak istiyor. Nadir Alzheimer hastası babasını bırakıp gitme taraftarı değil. Kızları Termeh babadan yana, anneye soğuk. İmzalar atılıyor, Simin annesinin evine taşınıyor. Hasta babasına işteyken bakması için Raziye adlı kadınla anlaşıyor Nadir. Raziye adamı temizlemek konusunda ikileme düşüyor dini inancı nedeniyle. Raziye’nin kocası Hodjat uzun zamandır işsiz. Adalete güvenmiyor, sınıf farkından şikâyetçi, oldukça da asabi. Alzheimer hastası babayı, Raziye’nin olanları anlamaya çalışan masum yüzlü küçük kızını ve tepkileriyle saygı uyandıran Simin’in annesini de sayarsak bu sekiz insan adli bir olayın ortasında buluyor kendilerini. Tahran sokaklarında, günümüz gerçekleri fonunda.

Asghar Farhadi diyaloglar üzerinden yürüyen, nefes alan, kendini meydana getiren bir metin kaleme almış. Karakterlere gerçekçi demek yetersiz. Yaşananlar inandırıcı demek az. Hollywood usulü bir mükemmel senaryo değil bu üstelik. Kusursuzluğu teknik becerisinden ya da buluşlarından değil, elinizi uzatsanız dokunabilecek olmanızdan kaynaklanıyor. Kamera arkasında da birinci sınıf iş çıkarıyor Farhadi. Ufacık evde yaptıkları inanılmaz. Şehrin sokaklarında, adliye koridorlarında, insan yüzlerinde gezinmeyi iyi biliyor. Bütün o hengâmede tek hata yapmıyor.

New York’ta doğup iki yaşında memleketi İran’a taşınan senarist Peyman Maadi Nadir rolüyle Berlin’de aldığı Gümüş Ayı’yı hak ediyor. Ülkesinde deneyimli bir aktris olan Leila Hatami Simin karakterinde üzerine düşeni yapıyor. Shahab Hosseini sert koca Hodjat olarak inandırıcı. Kadronun kalanında çökertici bir pürüz yok.

“Jodaeiye Nader az Simin/Bir Ayrılık” 2011 tarihli filmler arasında en iyilerden biri. Doğuda yaşanabilecek bir problemin doğulu zihinler ve doğulu vicdanlarla çözülmeye çalışıldığında olabilecekleri kusursuz aktarıyor. Altın Küre’yi kazandı. Yabancı Dilde En İyi Film Oscar adaylığı yanı sıra En İyi Orijinal Senaryo dalında ilk beşe kalması ezber bozan büyük bir başarı.