baz luhrmann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
baz luhrmann etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2014 Çarşamba

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2013




2013 yılında 167 film izledim. Bu, son 6 yılın en yüksek rakamı ve kişisel tarihimdeki en yüksek 3. rakam. Yılın en iyileri listeleri normalde yaşadığınız ülkede o sene gösterime giren filmler arasından yapılır. Buna uyan listemi Ters Ninja’nın “20 Sinema Yazarı Ters Ninja için 2013’ün En İyiFilmlerini Seçti!” başlığı altında bulabilirsiniz. Ancak o listenin bir kısmını 2012’de izlemiştim. Ben şimdi size kişisel blogumdan 2013’de izleyip hayran kaldığım ve nefret ettiğim filmlerin listelerini sunacağım. İyi seyirler.



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN İYİ FİLMLER
****-
The Great Gatsby (2013)
****
Laurence Anyways (2012)
The Conjuring (2013)
***-
Pozitia Copilului (2013)
Le Passé (2013)
Man of Steel (2013)
Inside Llewyn Davis (2013)
En Kongelig Affare (2012)
Behind the Candelabra (2013)
Bernie (2011)
Stoker (2013)
The Master (2012)
Parada (2011)
Holy Motors (2012)
Samsara (2011)
On the Road (2012)
Dead Man Down (2013)
La Mome (2007)
Django Unchained (2012)
Prisoners (2013)
Soshite Chichi Ni Naru (2013)
The Hunger Games: Catching Fire (2013)
Pusher (2012)
Ha-Sippur Shel Yossi (2012)
The Place Beyond the Pines (2012)
Mu-ge (2012)
Zero Dark Thirty (2012)
Red 2 (2013)
After Earth (2013)
Gloria (2013)
Pain & Gain (2013)
***
Barbara (2012)
Omar (2013)
Jagten (2012)
Frances Ha (2012)
Night Train to Lisbon (2013)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN KÖTÜ FİLMLER
Modus Anomali (2012): Ucuzluğundan midem bulandı izlerken.
Fasle Kargadan (2012)
Dark Skies (2013)
Stand Up Guys (2012): Bu kadroyla daha kötüsü yapılamazdı.
Parker (2013)
V/H/S/2 (2013)
The Wolverine (2013): Yıllar sonra bunun bir X-Men filmi olarak anılmamasını rica ediyorum.
Freelancers (2012)
Dread (2009)
Phantom (2013)
Alex Cross (2012)
The Canyons (2013)
Taken 2 (2012)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN İYİ TÜRK FİLMLERİ
Benim Çocuğum (2013)
Zerre (2012)
Jin (2013)
Gözümün Nuru (2013)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN KÖTÜ TÜRK FİLMLERİ
Yol Ayrımı: Hadi Baba Gene Yap (2013)
Soğuk (2013)
Meryem (2013)
Güzelliğin On Par' Etmez (2012)



2013’ÜN EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIKLARI
Stoker (2013): Kusursuz bir yönetmenlik ancak Park böyle vasat bir senaryoyu neden filme aldı?
Mirror Mirror (2012): Tarsem bu hallere düşecek adam mıydı.
Killing Them Softly (2012)
Star Trek Into Darkness (2013): Abrams’dan zaten iyi film beklemiyordum ama bu kadar mı boş olur.
Oz The Great and Powerful (2013): Raimi efsanesi de buraya kadarmış. Spidey 3 ile başlayan düşüş sürüyor.
Captain Phillips (2013): Paul Greengrass’ın en iyi filmi The Bourne Ultimatum olarak kalacak gibi.



2013’ÜN EN ABARTILMIŞ FİLMLERİ
La Vie d’Adele (2013)
Gravity (2013): Kusursuz bir yönetmenlik, bomboş bir öykü.
Mama (2013): Yılın korku filmi diye sunuldu, kimsenin sene sonu listesinde yok.
Serbuan Maut (2011): Kötü değil ama yılın aksiyonu da değil.
O Som Aoredor (2012): Festival abartısı. Sonunu zor getirdim.
Les Miserables (2012)
Iron Man 3 (2013)
Holy Motors (2012): Farklı bir şey gördük diye bu ne heyecan?
Wreck-it Ralph (2012)
Yozgat Blues (2013): Kesal, Damgacı, Biçer ve Sarıbacak çok iyi, kabul. Ama diğer taşra filmlerinden farklı ne anlatıyor?
Only Lovers Left Alive (2013): Jarmush da Jarmush. Başkası etiketlese yüzüne bakmazdınız.



2013’DE HAKKI YENEN FİLMLER
Broken City (2013)
Beautiful Creatures (2013): Yorumlara bakmayın, şans verin.
Los Amantes Pasajeros (2013): Almodovar’ın kim olduğunu unutanlar beğenmedi.
Dead Man Down (2013): Bu yıl iyi bir Hollywood aksiyonu izlemedik diyemeyiz. Nedense görmezden gelindi bu film.
Universal Soldier: Day of Reckoning (2012): Yönetmenin neler yaptığını görmeniz lazım.
Jack the Giant Slayer (2013): İyi diyemem ama Iron Man 3, Star Trek ve Oz’dan iyi diyebilirim.
After Earth (2013): Anladık artık Shyamalan’dan 6. His ya da Köy gelmeyecek ama kimin çektiğini unutursanız kötü film değil.
The Lone Ranger (2013): Evet, Depp’den sıkıldık. Ama başka güzel şeylerle dolu film. Verbinski dokunuşları yeter.
The Mortal Instruments: City of Bones (2013): Alacakaranlık benzetmelerine bakmayın. Gayet eğlenceli.

3 Mayıs 2012 Perşembe

OT

“İlk olarak Mısır Firavunu Tutankhamun M.Ö. 1346 yılında öldüğünde mezarının çiçekten taçlarla kaplandığı saptanmış. Kuzey Avrupa’da ise en eski M.Ö. 2000’li yıllarda mezarlara çiçek konduğu belirlenmiş. O zamanlar bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekmek, kötü ruhları kovmakmış. Sonradan asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu gizlemek olmuş.”

Yukarıdaki bilgiye internet denen çöplükte rastladım. Belki doğru, belki yanlış. İslam dini için anlamını bilmiyorum. Biraz araştırdım, kesin cevaplar bulamadım.

Fotoğrafta gördüğünüz bir mezar taşı. Üzerine belki güzel görünsün, iyi ruhları çeksin, çürüyen cesedin kokusunu gizlesin diye; belki de sadece herkes yapıyor diye bitki ekilmiş. Toprak izin verdikçe bitki köklerini salmış. Derine inmiş. Gün gelmiş, mezar taşının sınırları yetmemiş. İçinde bir insan yatan dört köşe taş o bitkiye kucak açmış, ev olmuş ama bitki sonunda taşı delmiş. Taşmış. Verilenle doymamış.

Asla ama asla bir insanı sizi sevebileceğinden daha fazla sevmeyin. Bir kez daha söylüyorum: Asla! Mutluluğun formülü bu. Sanmıyorum ki yüzyıllar önce ya da varsa paralel evrenlerde durum farklı olsun. Günümüz insanının sorunu değil bu. Zamansız. İnsanoğlu çiğ süt emmiş. Doğru. Yanınıza yaklaştırırsınız, içinize işlemek ister. Mutlu olmak için kalbinizi verirsiniz, o delip etrafta gezer. “Klişeler çoğunlukla doğrudur” yazıyordu bir yerde. Biz kimiz ki aşkın klişelerini yıkabilecek ruhlar bulduğumuzu düşünüyoruz. Mutlu olmak istiyorsanız, bir insanı sizi sevebileceğinden fazla sevmeyin. Ok yaydan çıktıysa bile durun. Debelendikçe batacağınız garanti. Ayağa kalkın. Geri adımlar atın. Bu dünyada birini sevmek ve karşılığında sevilmek için bulunduğunuzu düşünseniz bile alevinizi kısın.

THERE WAS A BOY
A VERY STRANGE ENCHANTED BOY
THEY SAY HE WANDERED VERY FAR, VERY FAR
OVER LAND AND SEA
A LITTLE SHY AND SAD OF EYE
BUT VERY WISE WAS HE
AND THEN ONE DAY
ONE MAGIC DAY HE PASSED MY WAY
WHILE WE SPOKE OF MANY THINGS
FOOLS AND KINGS
THIS HE SAID TO ME:
THE GREATEST THING YOU’LL EVER LEARN IS JUST TO LOVE
AND BE LOVED IN RETURN
written by Eden Ahbez

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...