Yeni yıla evde televizyon izleyerek girdim. Bir kez daha “bu son olsun” diye ahdettim.
Kahramanmaraş askeriyesine giriş yaptım.
11 Ocak 2011 Salı günü Tıp Fakültesi diplomamı aldım. Aynı gün Kahramanmaraş Özel Megapark Hastanesi ile görüşmeye başladım. Üç gün sonra imzayı attım.
Mümessil, ilaç firması, eczane, MF, kalfa, stok, ay sonu, satış, destek, Serkan abi, Serkan bey, sizin için ne yapabilirim gibi kavramlar çıkmamak üzere hayatıma girdi.
Hayatımda ilk kez basın gösterimine gittim.
Polis eşliğinde Tarlabaşı’nda gezdim.
30 Ocak Pazar 09.50’de “Acısa da Öldürmez” dinleyerek ve ağlayarak askerlik hayatımı geride bıraktım.
Üç gün sonra Konya Sağlık Müdürlüğü’nden istifa ettim.
Kolukısa’daki evimi boşalttım. Sevdiğim insanlarla vedalaşıp Yeryüzü Cennetimi de salak gibi terk ettim.
5 Şubat Cumartesi günü Megapark’ta ilk hastama baktım. 22 gün işsiz sayıldım, 21 Şubatta resmen işe başladım. 3 Mart Perşembe ilk gece, 10 Mart Perşembe ilk 24 saat nöbetimi tuttum.
Hayatıma tutuklanma, cezaevi, avukat, senet, açık görüş, adliye gibi kavramlar girdi.
Türkiye’nin ilk planetaryumuna gittim.
Beyazperde.com yazılarımı yayınlamayı kabul etti ancak “sen ben ve iki arkadaşımız” şeklinde takılan mantık hoşuma gitmediği için vazgeçtim.
Yaptığım en güzel şeylerden biri diyebileceğim Filmlerim.com başvurum da kabul edildi. 8 Nisandan bugüne dek sitede 36 yazım yayınlandı.
İlk defa Nemrut’a çıktım. 512 gün sonra 6.kez Isparta’yı gördüm. Annem, ikinci aşkımla da tanışmış oldu.
37.haftada sporu bıraktım.
Yıllar sonra ilk kez Ankara’da uzun süre kalmanın tadına vardım.
Ve son gün, doğum günü sürprizim babamdan geldi. Dün akşam bir hastaya baktım. Tam yanından ayrılacakken…
-Bizim bir Çelik vardı. Oğlunun ismi Serkan’dı. Doktor olacak diyordu. Ama tabi nerden…
-İsmi neydi?
-İbrahim. Köy Hizmetleri’nden. Çok şakacı adamdı.
-Benim babam.
yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yılbaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ağustos 2011 Perşembe
31 Aralık 2010 Cuma
2010 DİZİ İSTATİSTİKLERİ
2010 Yılında 17 farklı diziden 344 bölüm izledim. Bu, son 5 yılın en düşük rakamı.
İzlediğim diziler: Hung, Glee, The Simpsons, Nip/Tuck, Desperate Housewives, True Blood, Önce Vatan, Lost, Fringe, Dexter, Flashforward, House, Heroes, Star Wars: The Clone Wars, Breaking Bad, The Prisoner ve Grey’s Anatomy.
İzlediğim diziler: Hung, Glee, The Simpsons, Nip/Tuck, Desperate Housewives, True Blood, Önce Vatan, Lost, Fringe, Dexter, Flashforward, House, Heroes, Star Wars: The Clone Wars, Breaking Bad, The Prisoner ve Grey’s Anatomy.
SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2010
2010 yılında askerliğim nedeniyle yalnız 83 film izleyebildim. Bu rakam, her yıl izlediğimin yüzde 40’ı. Yine de bu kısıtlı sayıda film arasından en iyilerimi seçmek istedim. Sıralama 2010 yapımı filmler arasında değil, benim 2010 yılında izlediğim filmler arasında yapılmıştır.

EN İYİ FİLM
A Serious Man – Joel-Ethan Coen
Avatar – James Cameron
The Social Network – David Fincher
Inception – Christopher Nolan
Sex And The City 2 – Michael Patrick King

EN İYİ YÖNETMEN
James Cameron – Avatar
David Fincher – The Social Network
Spike Jonze – Where The Wild Things Are
Joel-Ethan Coen – A Serious Man
Christopher Nolan – Inception
Kathryn Bigelow – The Hurt Locker
Pedro Almodovar – Los Abrazos Rotos

EN İYİ SENARYO
The Social Network – Aaron Sorkin
A Serious Man – Joel-Ethan Coen
Inception – Christopher Nolan
Toy Story 3 – Michael Arndt
Los Abrazos Rotos – Pedro Almodovar

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Colin Firth – A Single Man
Jesse Eisenberg – The Social Network
Jeremy Renner – The Hurt Locker

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Stanley Tucci – The Lovely Bones

EN İYİ KADIN OYUNCU
Gabourey Sidibe – Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire
Carey Mulligan – An Education

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Mo’Nique - Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire

EN İYİ ANİMASYON
Fantastic Mr.Fox – Wes Anderson
Toy Story 3 – Lee Unkrich
EN İYİ SANAT YÖNETİMİ-SET DEKORASYONU
Avatar – Rick Carter-Robert Stromberg-Kim Sinclair
Inception – Luke Freeborn-Brad Ricker-Dean Wolcott-Larry Dias-Douglas A.Mowat
EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ
Avatar – Mauro Flore
Alice In Wonderland – Dariusz Wolski
Harry Potter and the Deathly Hallows – Eduardo Serra
EN İYİ KOSTÜM TASARIMI
Bright Star – Janet Patterson

EN İYİ BELGESEL
The Cove - Louie Psihoyos

EN İYİ KURGU
The Social Network – Kirk Baxter- Angus Wall
Inception – Lee Smith
Avatar – Stephen Rivkin-John Refoua-James Cameron

EN İYİ KISA ANİMASYON
Logorama – Nicolas Schmerkin
EN İYİ SES KURGUSU
The Hurt Locker – Paul N.J. Ottosson
EN İYİ GÖRSEL EFEKT
Avatar
Inception

EN İYİ TÜRK FİLMİ
Vavien – Yağmur-Durul Taylan

EN İYİ TÜRK YÖNETMEN
Ümit Ünal – Gölgesizler

EN İYİ FİLM
A Serious Man – Joel-Ethan Coen
Avatar – James Cameron
The Social Network – David Fincher
Inception – Christopher Nolan
Sex And The City 2 – Michael Patrick King

EN İYİ YÖNETMEN
James Cameron – Avatar
David Fincher – The Social Network
Spike Jonze – Where The Wild Things Are
Joel-Ethan Coen – A Serious Man
Christopher Nolan – Inception
Kathryn Bigelow – The Hurt Locker
Pedro Almodovar – Los Abrazos Rotos

EN İYİ SENARYO
The Social Network – Aaron Sorkin
A Serious Man – Joel-Ethan Coen
Inception – Christopher Nolan
Toy Story 3 – Michael Arndt
Los Abrazos Rotos – Pedro Almodovar

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Colin Firth – A Single Man
Jesse Eisenberg – The Social Network
Jeremy Renner – The Hurt Locker

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Stanley Tucci – The Lovely Bones

EN İYİ KADIN OYUNCU
Gabourey Sidibe – Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire
Carey Mulligan – An Education

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU
Mo’Nique - Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire

EN İYİ ANİMASYON
Fantastic Mr.Fox – Wes Anderson
Toy Story 3 – Lee Unkrich
EN İYİ SANAT YÖNETİMİ-SET DEKORASYONU
Avatar – Rick Carter-Robert Stromberg-Kim Sinclair
Inception – Luke Freeborn-Brad Ricker-Dean Wolcott-Larry Dias-Douglas A.Mowat
EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ
Avatar – Mauro Flore
Alice In Wonderland – Dariusz Wolski
Harry Potter and the Deathly Hallows – Eduardo Serra
EN İYİ KOSTÜM TASARIMI
Bright Star – Janet Patterson

EN İYİ BELGESEL
The Cove - Louie Psihoyos

EN İYİ KURGU
The Social Network – Kirk Baxter- Angus Wall
Inception – Lee Smith
Avatar – Stephen Rivkin-John Refoua-James Cameron

EN İYİ KISA ANİMASYON
Logorama – Nicolas Schmerkin
EN İYİ SES KURGUSU
The Hurt Locker – Paul N.J. Ottosson
EN İYİ GÖRSEL EFEKT
Avatar
Inception

EN İYİ TÜRK FİLMİ
Vavien – Yağmur-Durul Taylan

EN İYİ TÜRK YÖNETMEN
Ümit Ünal – Gölgesizler
Etiketler:
3D,
animasyon,
avatar,
belgesel,
david fincher,
david yates,
eleştiri,
facebook,
FLASHland,
harry potter,
istatistik,
james cameron,
mehmet serkan çellik,
oscar,
sex and the city,
sinema,
taylan biraderler,
yılbaşı
3 Ocak 2010 Pazar
2010
Yeni yıla yaklaşık 200km/saat hızla giden kendi arabamın yan koltuğunda, bir dostumun telefonda sesini duymaya çalışırken, arabadaki diğer beş erkeğin yüksek ses ve coşkuyla 10,9,8,7,6,5,4,3,2,1,0 diye saymasını dinleyerek girdim. Öncesi daha berbattı, sonrası da hatalarla dolu.
31 Aralık akşamı Kolukısa’da işten çıkıp yaklaşık otuz saniye sonra evime girdim. Diyarbakır’da izleyemediğim Muhabbet Kralı 8.Bölüm’ü açtım. Konu; pedofili ve çocuk istismarıydı. Üç buçuk saatlik programın ilk iki buçuk saatinde arayıp on küsur yıl önce tacize-tecavüze uğrayan çocuklarını-yakınlarını salya sümük ağlayarak anlatanları dinlerken kendi kendime ne yapıyorum diyerek evden çıktım. Arkadaş bolluğu yaşasam da o gece nasıl olduğumu merak eden yalnızca bir kişi vardı, onunla da hatların azizliğinden uzun konuşamadık. Köyün en sevdiğim bakkalında yarım saat geçirdikten sonra davetli olduğum bir köy odasına uğradım. Her zaman içki içen ahali yılbaşı gecesi diye içmiyor, zararın neresinden dönersek kar diyordu. Müzik dinlemek de istemeyen bu on kişilik grup internetten VCD formatında indirilmiş tamamı Türkçe, video piyasası için üretilmiş beşinci sınıf filmlerle dolu pazar poşetinden izleyecek karılı kızlı bir film bulmak uğruna yaklaşık bir buçuk saat harcadıklarında, yeni yıla bu odada gireceğime evimin tuvaletinde girerim daha iyi diye düşündüm. Saat 23’ü geçerken gelen pavyona gitme teklifine de bu yüzden düşünmeden atlamış olsam gerek. Oysaki artık beni açmayan gazino ortamını aylar önce bırakmıştım. Elbette ortamın açmaması bahane, gerçek gitmeme sebebim benim “saplantılı aşk” detoksumdu. Boş bulunup et yemiş vejetaryen gibi daha köyün çıkışında pişman oldum ama ne fayda. Bir adet hiç tanımadığım adam, bir adet sadece adını bildiğim adam, bir adet hapisten yeni çıkmış ve üç hafta sonra en az on yıllığına hapse girecek tecavüzcü-gaspçı-hırsız adam, bir dost ve dostumun arkadaşı ile son sürat giderken yeni yıla girdim. Gittiğimiz gazino yılbaşı gecesi sebebiyle olsa gerek, daha çok aile gazinosu kıvamındaydı. Etrafta koşturan çocuklar kesinlikle bizim her seferinde vurulma tehlikesi geçirdiğimiz mekânı yumuşatmıştı. Saat 03’te gelen polisler yüzünden eğlence bitti ve biz bir termal otelin müşterileri için yaptığı yılbaşı programına katılmak üzere yeniden yola çıktık. Gittiğimiz yerde bir daha rakılar açıldı, balık ve kavurmalar geldi, mezeler yendi. Tecavüzcü arkadaş içtikçe çocuklaştı ve Recep İvedik taklitleriyle ortamın en büyük eğlencesi oldu. Saatler sonra, daha önce birini vurduğu ruhsatsız tabancayı yanında taşıdığını görünce nedenini sordum. “Bu ilçenin en belalı ve büyük insanlarından ikisini bıçaklamıştım. Karşılaşırsak beni vururlar, kendimi korumak için getirdim” dedi. Özrü kabahatinden büyük. Neyse ki hayatını suça adamış bu adam da beni çok sevdi ve ilerleyen saatlerde kanka olduk. Hatta kendini bana fedai tayin etti, benim ilişki ağlarımı nasıl yönettiğimi bilmediğinden, sağ olsun. Yeni yılın ilk güneşi görünmeye başladığında altı sarhoş adam ve bir ruhsatsız-aranan tabanca, polis ve jandarma çevirmelerine takılmadan köyüne döndü. Bu sıra dışı gecenin diyeti ise ertesi sabah bana fena yazıldı. Altı ay hisler besleyip iki aydır kurtulduğum köylü çirkinine yeniden düştüm. Gece boyunca çeşitli yollarla birbirimize söylediklerimiz ikimizin de hala aynı şeyleri hissettiğinin ancak bastırdığımızın işaretçisiydi. Eve gelip ayıldıktan sonra ilk işim onu özlemek oldu. Görme isteği, acaba nerede merakı, aramaya dayanamama, beni neden aramıyor histerisi, sinir, öfke, üzüntü… Bir mutlu gece karşılığında büyük bir bedel oldu. İçki gerçekten bu kötülüğün anası oldu. Neyse ki aşktan ölmeden gideceğim buradan. Neyse ki aynadan geçmek için yaralanmayı göze alacak kadar vaktim kalmadı. Alın beni askere hadi. Bir daha dayanamam beni bu kadar çok seven ama iyiliğim için uzak duran çirkin ve pis birini sevmeye.
31 Aralık akşamı Kolukısa’da işten çıkıp yaklaşık otuz saniye sonra evime girdim. Diyarbakır’da izleyemediğim Muhabbet Kralı 8.Bölüm’ü açtım. Konu; pedofili ve çocuk istismarıydı. Üç buçuk saatlik programın ilk iki buçuk saatinde arayıp on küsur yıl önce tacize-tecavüze uğrayan çocuklarını-yakınlarını salya sümük ağlayarak anlatanları dinlerken kendi kendime ne yapıyorum diyerek evden çıktım. Arkadaş bolluğu yaşasam da o gece nasıl olduğumu merak eden yalnızca bir kişi vardı, onunla da hatların azizliğinden uzun konuşamadık. Köyün en sevdiğim bakkalında yarım saat geçirdikten sonra davetli olduğum bir köy odasına uğradım. Her zaman içki içen ahali yılbaşı gecesi diye içmiyor, zararın neresinden dönersek kar diyordu. Müzik dinlemek de istemeyen bu on kişilik grup internetten VCD formatında indirilmiş tamamı Türkçe, video piyasası için üretilmiş beşinci sınıf filmlerle dolu pazar poşetinden izleyecek karılı kızlı bir film bulmak uğruna yaklaşık bir buçuk saat harcadıklarında, yeni yıla bu odada gireceğime evimin tuvaletinde girerim daha iyi diye düşündüm. Saat 23’ü geçerken gelen pavyona gitme teklifine de bu yüzden düşünmeden atlamış olsam gerek. Oysaki artık beni açmayan gazino ortamını aylar önce bırakmıştım. Elbette ortamın açmaması bahane, gerçek gitmeme sebebim benim “saplantılı aşk” detoksumdu. Boş bulunup et yemiş vejetaryen gibi daha köyün çıkışında pişman oldum ama ne fayda. Bir adet hiç tanımadığım adam, bir adet sadece adını bildiğim adam, bir adet hapisten yeni çıkmış ve üç hafta sonra en az on yıllığına hapse girecek tecavüzcü-gaspçı-hırsız adam, bir dost ve dostumun arkadaşı ile son sürat giderken yeni yıla girdim. Gittiğimiz gazino yılbaşı gecesi sebebiyle olsa gerek, daha çok aile gazinosu kıvamındaydı. Etrafta koşturan çocuklar kesinlikle bizim her seferinde vurulma tehlikesi geçirdiğimiz mekânı yumuşatmıştı. Saat 03’te gelen polisler yüzünden eğlence bitti ve biz bir termal otelin müşterileri için yaptığı yılbaşı programına katılmak üzere yeniden yola çıktık. Gittiğimiz yerde bir daha rakılar açıldı, balık ve kavurmalar geldi, mezeler yendi. Tecavüzcü arkadaş içtikçe çocuklaştı ve Recep İvedik taklitleriyle ortamın en büyük eğlencesi oldu. Saatler sonra, daha önce birini vurduğu ruhsatsız tabancayı yanında taşıdığını görünce nedenini sordum. “Bu ilçenin en belalı ve büyük insanlarından ikisini bıçaklamıştım. Karşılaşırsak beni vururlar, kendimi korumak için getirdim” dedi. Özrü kabahatinden büyük. Neyse ki hayatını suça adamış bu adam da beni çok sevdi ve ilerleyen saatlerde kanka olduk. Hatta kendini bana fedai tayin etti, benim ilişki ağlarımı nasıl yönettiğimi bilmediğinden, sağ olsun. Yeni yılın ilk güneşi görünmeye başladığında altı sarhoş adam ve bir ruhsatsız-aranan tabanca, polis ve jandarma çevirmelerine takılmadan köyüne döndü. Bu sıra dışı gecenin diyeti ise ertesi sabah bana fena yazıldı. Altı ay hisler besleyip iki aydır kurtulduğum köylü çirkinine yeniden düştüm. Gece boyunca çeşitli yollarla birbirimize söylediklerimiz ikimizin de hala aynı şeyleri hissettiğinin ancak bastırdığımızın işaretçisiydi. Eve gelip ayıldıktan sonra ilk işim onu özlemek oldu. Görme isteği, acaba nerede merakı, aramaya dayanamama, beni neden aramıyor histerisi, sinir, öfke, üzüntü… Bir mutlu gece karşılığında büyük bir bedel oldu. İçki gerçekten bu kötülüğün anası oldu. Neyse ki aşktan ölmeden gideceğim buradan. Neyse ki aynadan geçmek için yaralanmayı göze alacak kadar vaktim kalmadı. Alın beni askere hadi. Bir daha dayanamam beni bu kadar çok seven ama iyiliğim için uzak duran çirkin ve pis birini sevmeye.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Sen!
İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun. Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...
-
İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun. Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...
-
Zevk sahibi insanlar için üretildiği hiçbir zaman iddia edilemeyecek “Spartacus: Kan ve Kum” isimli dizi Amerikan paralı Starz kanalının or...