olgun şimşek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olgun şimşek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2012 Çarşamba

GÖZETLEME KULESİ (2012) - PELİN ESMER **



Pelin Esmer'in 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nden En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödülleriyle dönen "Gözetleme Kulesi" filminin eleştirisini Filmlerim.com için yazdım. Site üzerinden okumak için buraya tıklayın.

Yazının izlemeden okumamanız gereken, sürprizbozan içeren orijinal hali içinse aşağı buyrun:




Pelin Esmer'in üçüncü uzun metrajı “Gözetleme Kulesi ilk bakışta tertemiz görüntüleri, kayda değer işçiliği ve Olgun Şimşek, Menderes Samancılar gibi oyuncularıyla ilgi çekici bir yapım. Birçok olasılığa gebe açılış sahnesi de benzer çekiciliğe sahip. Esmer'in yönetmen olarak tercihleri Özgür Eken’in Kastamonu’nun Tosya ilçesinin güzelliğini ortaya çıkartan kamerasıyla birleşince film belli bir yere kadar zevkle izleniyor. Gücünü kaybettiği an ise ne anlattığının ortaya çıkmasına denk düşüyor. Öz dayısının tecavüzüne uğrayıp gebe kalmış üniversite öğrencisi Seher (Nilay Erdönmez) ailesi duymadan doğum yapıp bebekten kurtulmak için şehirlerarası yolcu taşıyan bir otobüste hostes olarak işe girmiş. Eşinin ve çocuğunun ölümüne sebebiyet veren Nihat (Olgun Şimşek) ise herkesten uzaklaşmak için bekçiliğe başvurmuş ve kendini bir yangın gözetleme kulesine hapsetmiş. İkilinin yolları kesişiyor ve Yeşilçam ruhu devreye giriyor.



Esmer’in senaryosunun ve yazdığı karakterlerin tek boyutlu oluşu oyunculara hareket edecek alan bırakmamış. Mesela Nihat acılarını sessizce yaşamak isteyen bir adam ama Olgun Şimşek’in karakteri canlandırırken tutunabileceği güçlü bir duygu yok ortada. Yine Menderes Samancılar patron rolünü güçlendirmek için sadece kendi yeteneklerinden faydalanmış. 26 yaşındaki ve “Gözetleme Kulesi” ilk sinema filmi olan Nilay Erdönmez ise rolünün fiziksel gereklilikleri nedeniyle kendini gösterme konusunda kadronun geri kalanından daha şanslı. Tek başına doğum sahnesi iyi çekilmiş ama kullanılan üç haftalık iri bebek nedeniyle sonunda etkisini yitiriyor. Esmer 19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde yapılan galanın ardından gerçekleştirilen söyleşide bu konudaki eleştirilere "daha ufak bir bebeğe kıyamazdım" şeklinde yanıt vermişti. Ne kadar profesyonel bir tercih, tartışılır.


Bu ufacık hikâyenin zamanlama açısından ülkemizdeki kürtaj yasasına denk düşmesi hoş olsa da ensest ve gayrimeşru çocuk konularına getirdiği bakışın sığlığı üzücü. Kısa sürede duruşunu belli etmek zorunda bir karakter olarak annenin tepkileri fazla beklendik. Filmin erkeklerinin kadına bakışı da öyle. Şoförün yanında çalışan kadına hemen sarkması, patronun bir sorun olduğunu düşündüğü anda aklına ilk gelenin taciz olması, dayının rahatlığı, Nihat’ın bebeğe ve babanın kız evlada yaklaşımı Türk erkekleriyle ilgili tam bir klişeler yumağı. “Gözetleme Kulesi” Pelin Esmer’in yazar olarak kötüye, yönetmen olaraksa ileriye gidişinin göstergesi olarak akıllarda kalacaktır.

25 Eylül 2012 Salı

ALTIN KOZA’DA 3. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali üçüncü gününde ulusal yarışma kapsamında gösterilen dört filmin galasına sahne oldu. Sanat yönetmeni olarak tanınan Veli Kahraman'ın “Ana Dilim Nerede"si günün ilk yarışma filmiydi. Yeşim Ustaoğlu imzalı "Araf" ve Pelin Esmer'in yeni işi "Gözetleme Kulesi" Türkiye prömiyeri yaparken, Elfe Uluç'un ilk uzun metrajı "Aziz Ayşe" dünya prömiyeri yaptı.



“Ana Dilim Nerede” filmi kapanış jeneriği sırasında seyirciden büyük alkış aldı. 61 dakikalık süresiyle lafı dolandırmadan derdini anlatan yapım Adana halkını oldukça etkiledi. Yönetmen ve senarist Veli Kahraman izleyicilerin sorularına iştahla uzun açıklamalar getirdi ve filminin zihinlere daha fazla nüfuz etmesini sağladı. Başrol oyuncusu, yönetmenin öz babası Mustafa Kahraman sağlık sorunları nedeniyle söyleşiye katılamadı.

“Aziz Ayşe” filmi travesti kâğıt toplayıcı Ayşe’nin gerçek yaşam öyküsünü kurmacaya yediren ilginç bir deneme olarak kayıtlara geçti. Gösterimin ardından yapılan söyleşiye yönetmen Elfe Uluç’un yanı sıra oyuncular Melikşah Yardımcı, Feride Çetin ve Esmeray katıldı. Salondaki herkesin sempatisini kazanan Yardımcı, Engin Altan Düzyatan’ın eksikliğini hissettirmedi.

“Gözetleme Kulesi” ekibi de tam kadro filmden sonra hazır bulundu ve Zihni Aldırmaz’ın ekibe çiçek vermesinin ardından Ceylan Özçelik moderatörlüğünde soruları yanıtladı. Senarist-yönetmen Pelin Esmer sempatik tavırlarıyla dikkat çekti. Başrol oyuncularından Olgun Şimşek esprileriyle salonu kahkahaya boğdu. Filmin kürtaj tartışmalarına denk düşen teması bazı izleyiciler arasında politik tartışmalar yaşanmasına neden oldu.

Günün son yarışma filmi “Araf” oldu. Yoğun ilgi nedeniyle bazı konuklar filmi merdivende oturarak izledi. Filmde yer alan bebek düşürme sahnesinde Adanalı izleyicilerin bir kısmı sahneyi rezillik olarak tanımlayarak salonu terk etti. Film sonrası söyleşinin tartışmasız ilgi odağı ise Özcan Deniz idi. Herkesin fotoğraf çektirmek istediği Deniz filmde yer almaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Yeşim Ustaoğlu’nun soru soran izleyicileri terslemesi ve eleştiri kabul etmeyen tavrı Adanalıları üzdü.

Alternatif arayanlar için Yılmaz Güney'in "Seyyit Han"ı, Charlie Chaplin klasiği "City Lights/Şehir Işıkları", Polonya yapımı "Czarny Czwartek/Kara Perşembe" ve Ferzan Özpetek'in "Harem Suare"si günün diğer ilgi çekici filmleriydi.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...