anthony hopkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anthony hopkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2012 Cumartesi

#hergunbirfilm -024- 360 (2011) by FERNANDO MEIRELLES ***




Ne anlatıyor: Üçüncü uzun metrajı “Cidade de Deus/Tanrı Kent” ile dikkatleri üzerine çeken ve En İyi Yönetmen dalında Oscar adayı olan Fernando Meirelles başarısının tesadüf olmadığını “The Constant Gardener/Arka Bahçe” ve “Blindness/Körlük” ile göstermişti. Rachel Weisz, Jude Law, Anthony Hopkins ve Moritz Bleibtreu gibi isimleri bir araya getirdiği yeni filmi “360” Avusturyalı yazar Arthur Schnitzler’in “Reigen” adlı oyunundan iki kez Oscar adayı olmuş senarist Peter Morgan tarafından uyarlandı. Günümüz ilişkilerini İngiltere, Almanya, Fransa ve Amerika’da yaşanan kesişen öyküleri kullanarak altı dilli bir metinle anlatmaya soyunan yapım oldukça iddialı çıkmıştı yola.


Neden izlenmeli: Fernando Meirelles iyi bir yönetmen. “Cidade de Deus/Tanrı Kent” ile Oscar adayı olan kurgucusu Daniel Rezende yine çok başarılı.


Nesi eksik: Senaryo ruhsuz, kesişen öykülerin bazıları ilginç değil ve yönetmenin elini kolunu bağlıyor. Mekanlar fazla steril.


#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

YOU WILL MEET A TALL DARK STRANGER (2010) by WOODY ALLEN ***


Son on yıldır, her yıl bir uzun metraj filmle karşımıza çıkan otör Woody Allen’ın dünya çapında gösterilmiş şimdilik son filmi “Uzun Boylu Esmer Adam”, Allen’ın yönetmenliği ikinci plana atıp senarist olarak kalemini konuşturduğu ve ezbere bildiğimiz fikirlerini yeni karakterlerinin ağızlarına yerleştirdiği bir yapım.

Woody Allen bu filmde evliliğin üzerine gidiyor. Evliliği yeni bitmiş bir çiftin, evliliği kötü giden bir çiftin, yeni evlenmiş bir çiftin ve evlenmek üzere olan bir çiftin yaşadıklarını izliyoruz. Orta yaş bunalımını nispeten geç yaşayan Alfie(Anthony Hopkins), ondan başka erkek düşünemeyen karısı Helena’dan(Gemma Jones) ayrılır ve model olmak isteyen seks işçisi Charmaine(Lucy Punch) ile evlenir. Helena ise halen ölmüş bir kadına âşık Jonathan(Roger Ashton-Griffiths)’ın peşine takılır. Alfie-Helena çiftinin fazla eğitimli işsiz kızı Sally(Naomi Watts), ilk eserinde başarıya ulaşan fakat bir daha iyi kitap çıkaramayan tıkanmış yazar Roy(Josh Brolin) ile evlidir. Sally bebek ister ama Roy bu fikirden hep kaçar. Karşı apartmanın penceresinde görüp etkilendiği Dia(Freida Pinto) ile arkadaşlık kuran Roy, sonunda Dia’yı uzatmalı nişanlısı Alan’dan(Neil Jackson) düğün arifesinde ayırır. Sally de boş durmaz ve yeni işe başladığı galerinin yakışıklı patronu Greg’e (Antonio Banderas) abayı yakar. Greg ise ne yazık ki göründüğü gibi biri değildir.


Yukarıda özetini geçtiğim şişkin ilişki yumağının filmde tamamen işlenebildiğinin hakkını vermek gerek. Elbette karakterlerin motivasyonlarını anlamak ve derinliklerine inmek için Woody Allen’ın önceki otuz küsur filminden bazılarını görmüş olmanız şart. Sonuçta Allen artık her yapıtında bir dizinin yeni bölümünü çekiyor, isimleri ve yüzleri değişse de Allen karakterleri birbirlerinden derin izler taşıyor. 75 yaşında on dördü senaryo dalında olmak üzere yirmi bir kez Oscar adayı olmuş ve üç kez ödüle layık görülmüş bu büyük ustanın kendini tekrar etmesi suç değil. İlişkiler aynı şekilde yaşanmayı sürdürdükçe, Allen da onları aynı cümlelerle anlatmaya devam edecek.


Yönetmenin ayakta alkışlanan son filmi “Match Point/Maç Sayısı”nın üzerinden beş yıl-beş film geçti. “Scoop”, “Cassandra’s Dream/Cassandra’nın Rüyası”, “Vicky Cristina Barcelona/Barselona, Barselona” ve “Whatever Works/Kim Kiminle Nerede?” ile birlikte “You Will Meet A Tall Dark Stranger/Uzun Boylu Esmer Adam” şeklinde sayabileceğimiz bu beş film arasında tartışmasız en iyisi, en sadesi olan “Whatever Works/Kim Kiminle Nerede?” idi. Yıldız kadrolarla Avrupa’nın başkentlerinde çektiği diğer filmler Allen’a pek yaramadı. İyi bildiği New York sokaklarında kitabını yazdığı kadın-erkek ilişkileri üzerine üretmeye devam etmesini ve “Woody” başlıklı bu uzun film serisini yeni bölümlerle sonsuza dek sürdürebilmesini diliyoruz.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...