james bond etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
james bond etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2012 Cuma

THE DEVIL’S DOUBLE (2011) by LEE TAMAHORI –


En son dört yıl önce “Next”i çeken Lee Tamahori’nin yeni filmi Latif Yahia’nın aynı adlı kitabını temel alıyor. 1987’de Saddam’ın büyük oğlu Uday’ın aralarındaki büyük benzerlik nedeniyle yanına davet edip dublörü olmasını istediği Yahia, yaşadıklarını 2003’te kitap haline getirmişti. Michael Tomas’ın senaryolaştırdığı kitaptan Tamahori’nin çektiği “The Devil’s Double/Şeytanın İkizi” 15 milyon Euro bütçeli, arkasında büyük stüdyoların yer almadığı bir yapım.

Film baştan sona Latif Yahia’nın Uday ile yaşadıklarını monoton bir anlatımla sunuyor. Uday’ın zevk ve kadın düşkünlüğünü dramatik çatışmadan uzak, olduğu gibi gösteren yapım altını dolduramadığı, sıralanmış seks sahneleri nedeniyle rahatsız edici bir hal alıyor. Grafik şiddet ve cinsellik alışılmış dozun altında seyretse de bütüne yardımcı olmadığından (aslında bir bütüne ulaşılamadığı kolaylıkla söylenebilir) “Şeytanın İkizi” izlenemez hale geliyor.

Başarılı posteri, konunun çekiciliği, Dominic Cooper’ın varlığı ya da Tamahori’nin en iyi Bond filmlerinden “Die Another Day/Başka Gün Öl”ü çekmiş olması yanıltıyor. “Şeytanın İkizi” ev sineması için üretilmiş olsaydı bile, yerden yere vurulası.

7 Temmuz 2011 Perşembe

THE GHOST WRITER (2010) by ROMAN POLANSKI ***-


77 yaşındaki Roman Polanski ustanın “Oliver Twist”ten beş yıl sonra çektiği yeni filmi “The Ghost Writer/Hayalet Yazar” ülkemizde doğrudan ev sinemasına geldi. Yaşadığı adli olaylar neticesinde yapım süreci uzadıkça uzayan filmin sonuçta bunlardan hiç etkilenmediğini görmek güzel. Karşımızda yay gibi gergin bir Hitchcock filmi var desek yeridir.

Film oldukça heyecanlı bir sahneyle açılıyor. Neredeyse hiçbir şey olmamasına rağmen kasılıp kalmamızı sağlayan bu görüntüler iştahımızı açıp beklentiyi yükseltiyor. Roman Polanski açılış jeneriği kullanmadığı filminde son kareye kadar da gerilimi azaltmıyor.

Eski İngiltere başbakanı Adam Lang’in(Pierce Brosnan) anılarını kitaplaştıran yazarın şüpheli ölümünün ardından yayınevi yeni bir hayalet yazarla anlaşır. Hızlı çalıştığı için tercih edilen yeni adam(Ewan McGregor) apar topar Lang’in eşi Ruth(Olivia Williams) ve asistanı Amelia(Kim Cattrall) ile tatilini geçirdiği New York yakınlarındaki adaya gönderilir. Kasada tutulan ve başka kopyası olmayan kitabın taslağını elden geçirip iyileştirerek son halini vermek için bir ayı vardır.

Film bir yazarın yazma sürecindeki sancıları anlatmıyor ancak daha fazlasından bahsetmek esere ihanet olur. Konusu hakkında ne kadar az şey bilirseniz, zevk alma olasılığınız o kadar fazla. Satın alıp izleme kararınızda etkili olacak tek şey Roman Polanski’nin iyi bir yönetmen olduğu bilgisi.


Sex and the City hayranlarını memnun edecek bir sürpriz var filmde. Samantha Jones olarak tanıdığımız Kim Cattrall’ın SATC’dekine benzer bir rolü var. Yukarıda saydığım Ewan McGregor(Moulin Rouge!-2001), Pierce Brosnan(Die Another Day-2002), Olivia Williams(An Education-2009) gibi isimlerin yanında Timoty Hutton(Ordinary People-1980), Tom Wilkinson(Michael Clayton-2007), Jon Bernthal(The Walking Dead-2010) ve James Belushi(According to Jim-2001) filmde görebileceğiniz diğer tanıdık yüzler.

Robert Harris’in “The Ghost/Hayalet” adlı romanından yazarla birlikte uyarlama yapan Polanski, Amerika’ya girmesi yasak olduğundan sahnelerin çoğunu Almanya’da çekti. Kurguyu hapishanede tamamladı ve ev hapsindeyken de post prodüksiyon işlemlerini yaptı. Yüzün üzerinde orijinal film müziğine imza atan Alexandre Desplat’ın notaları ve Pawel Edelman’ın görüntü yönetimiyle birlikte karşımızda dört dörtlük bir film var. Mutlaka izleyin.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...