cate blanchett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cate blanchett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2012 Cumartesi

#hergunbirfilm -007- 3 (2010) by TOM TYKWER ***-


Ne anlatıyor: Çeyrek asırdır sinema yapan Alman yönetmen Tom Tykwer dördüncü filmi “Lola Rennt/Koş Lola Koş” ile ismini dünyaya duyurmuştu. Ardından yarım kalan Kieslowski projesi “Heaven/Cennet”i tamamlamak, filme alınamaz denen roman “Perfume: The Story of a Murderer/Koku: Bir Katilin Hikâyesi”ni çekmek ve Hollywood’a gidip 50 milyon dolarlık “The International/Uluslararası”nın başına geçmek gibi riskli işlere bulaştı. Kendi yazıp yönettiği dokuzuncu uzun metraj “3” nihayet Tykwer’ın büyüsünü gösterebildiği, tamamen kontrol sahibi olduğu bir proje ve üç kişilik bir aşk öyküsü anlatıyor. Film, Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan için yarışmıştı.

Neden izlenmeli: İyi yazılmış, iyi oynanmış ve iyi çekilmiş bir Tom Tykwer filmi izleyip yönetmene olan inancınızı tazelemek için. Aşkın her türlüsünün mümkün ve çok güzel olduğunu hatırlamak için. Eşcinsellik temalı aşk filmleri “Notes on a Scandal/Skandal” ve “Brokeback Mountain/Brokeback Dağı”nın yanına ismini yazabileceğiniz, eğitimli insanlara hitap eden zevk sahibi nadir örneklerden biri olduğu için.

Nesi eksik: Uzadıkça kan kaybediyor ve bazı anlarda kendini melodrama fazla kaptırıyor.

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

7 Temmuz 2011 Perşembe

HANNA (2011) by JOE WRIGHT **


1972 İngiltere doğumlu Joe Wright, ilk uzun metrajı “Pride&Prejudice/Aşk ve Gurur” ile 2005 senesinde büyük başarı kazanmış, filmi dört dalda Oscar’a aday gösterilmiş ancak ödüle uzanamamıştı. İkinci filmi “Atonement/Kefaret” ile de yedi dalda aynı ödüle aday gösterilmiş ve bu kez filmin orijinal tema müziği Oscar’ı almıştı. “Atonement/Kefaret”in ilk 40 dakikası mükemmeldi. Ardından “The Soloist/Virtüöz” geldi; Jamie Foxx, Robert Downey Jr. ve Catherine Keener’a rağmen yerden yere vuruldu.

Tür değiştiren Joe Wright birçok ünlü yönetmenin masasından geçmiş “Hanna” projesinin başına getirildi. Kendi filmi “Atonement/Kefaret” ile Oscar adayı olan 1994 doğumlu oyuncu Saoirse Ronan’ın başrolde olduğu, Eric Bana ve Cate Blanchett’li bu insancıl aksiyon filmi yapım süreci boyunca büyük merak uyandırdı.

“Hanna” baştan sona kafası karışık bir film. Aksiyon filmi, ajan filmi, gençlik filmi, yol filmi, müzik klibi! Bunların hepsi, hepsinin de kötüsü. Aksiyonu heyecansız, günümüz için nostalji tadında. Ajan entrikaları sıkıcı ve bayat. Gençlik sancılarına ayırdığı vakit eğlenceli ama yersiz. Filmin tek inandırıcı unsuru Hanna’nın yol arkadaşı, yaşıtı kız ama bu onun filmi değil. Yol filmi desek, yollarda geçmesi dışında filmi bu türe bağlayan çok az şey var. The Chemical Brothers’a klip çektiği sahneler filmin bütünlüğünü bozan, ayrık duran ve yine orijinal olmaktan uzak anlar.

“Hanna”nın senaryosu eksik gedik abartılı saçma. Kullanılan öğeler, hikâyenin çıkışı ve gidişatı inandırıcılıktan uzak, kendi içinde bile tutarsız. Hanna’nın medeniyete adım atmadan önceki halini anlatan giriş kısmını kısa tutmak adına senaristlerin sürekli kızcağıza “Ben hazırım, ben oldum” dedirtmesi, yerlerini belli eden cihaz, masalsı olsun diye dayatılan öğeler, yan karakterlerin işlevsizlikleri, otomobil kazası sahnesinin tamamındaki zamanlama ve mantık hataları! Saymakla bitmez. Amerika mükemmel askeri elde etmek için daha kaç film çekecek?


“Hanna”da oyunculuk kötü. Saoirse Ronan’ın yüzü karakteri yansıtamıyor. Eric Bana sadece ismi ve vücudu için seçilmiş, doğru düzgün repliği bile yok. Cate Blanchett karikatürden ibaret. Jason Flemyng’nin oynadığı Sebastian karakteri kendini Tim Burton filmlerinde sanıyor ama bu filmde şaka gibi duruyor.

“Hanna” iyi bir film değil. Vasat bir film bile değil. Mayası tutmamış, Joe Wright’ın güzel görüneceğini düşündüğü fikirleri bir araya getirdiği ancak bunlardan bütünlüğe ulaşamadığı büyük bir başarısızlık.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...