pedro almodovar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pedro almodovar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2017 Salı

Ev Sineması: Julieta


2004 tarihli “Kötü Eğitim”in ardından bakış açısı aynı kalsa da ilgilendiği konuları değiştiren Pedro Almodóvar heteroseksüel kadın hikayeleri anlatan filmler çekmeye başladı. Yine ortalamanın üstündeydi eserleri ancak genel ahlaka aykırı karakterlere daha az yer ayırdığından, ondan beklenenin dışındaydı. Ve şimdi de, tamamen kendisi için çektiğini düşündüğümüz komedi-fantezi “Aklımı Oynatacağım”dan üç yıl sonra, Alice Munro’nun kısa öykülerinden uyarlanan Julieta ile çıkageldi. Bu da bir diğer heteroseksüel kadın hikayesi, geçmişe yapılan zihinsel bir yolculuk.

Okumak için tıklayın.

1 Ocak 2014 Çarşamba

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2013




2013 yılında 167 film izledim. Bu, son 6 yılın en yüksek rakamı ve kişisel tarihimdeki en yüksek 3. rakam. Yılın en iyileri listeleri normalde yaşadığınız ülkede o sene gösterime giren filmler arasından yapılır. Buna uyan listemi Ters Ninja’nın “20 Sinema Yazarı Ters Ninja için 2013’ün En İyiFilmlerini Seçti!” başlığı altında bulabilirsiniz. Ancak o listenin bir kısmını 2012’de izlemiştim. Ben şimdi size kişisel blogumdan 2013’de izleyip hayran kaldığım ve nefret ettiğim filmlerin listelerini sunacağım. İyi seyirler.



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN İYİ FİLMLER
****-
The Great Gatsby (2013)
****
Laurence Anyways (2012)
The Conjuring (2013)
***-
Pozitia Copilului (2013)
Le Passé (2013)
Man of Steel (2013)
Inside Llewyn Davis (2013)
En Kongelig Affare (2012)
Behind the Candelabra (2013)
Bernie (2011)
Stoker (2013)
The Master (2012)
Parada (2011)
Holy Motors (2012)
Samsara (2011)
On the Road (2012)
Dead Man Down (2013)
La Mome (2007)
Django Unchained (2012)
Prisoners (2013)
Soshite Chichi Ni Naru (2013)
The Hunger Games: Catching Fire (2013)
Pusher (2012)
Ha-Sippur Shel Yossi (2012)
The Place Beyond the Pines (2012)
Mu-ge (2012)
Zero Dark Thirty (2012)
Red 2 (2013)
After Earth (2013)
Gloria (2013)
Pain & Gain (2013)
***
Barbara (2012)
Omar (2013)
Jagten (2012)
Frances Ha (2012)
Night Train to Lisbon (2013)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN KÖTÜ FİLMLER
Modus Anomali (2012): Ucuzluğundan midem bulandı izlerken.
Fasle Kargadan (2012)
Dark Skies (2013)
Stand Up Guys (2012): Bu kadroyla daha kötüsü yapılamazdı.
Parker (2013)
V/H/S/2 (2013)
The Wolverine (2013): Yıllar sonra bunun bir X-Men filmi olarak anılmamasını rica ediyorum.
Freelancers (2012)
Dread (2009)
Phantom (2013)
Alex Cross (2012)
The Canyons (2013)
Taken 2 (2012)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN İYİ TÜRK FİLMLERİ
Benim Çocuğum (2013)
Zerre (2012)
Jin (2013)
Gözümün Nuru (2013)



2013 YILINDA İZLEDİĞİM EN KÖTÜ TÜRK FİLMLERİ
Yol Ayrımı: Hadi Baba Gene Yap (2013)
Soğuk (2013)
Meryem (2013)
Güzelliğin On Par' Etmez (2012)



2013’ÜN EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIKLARI
Stoker (2013): Kusursuz bir yönetmenlik ancak Park böyle vasat bir senaryoyu neden filme aldı?
Mirror Mirror (2012): Tarsem bu hallere düşecek adam mıydı.
Killing Them Softly (2012)
Star Trek Into Darkness (2013): Abrams’dan zaten iyi film beklemiyordum ama bu kadar mı boş olur.
Oz The Great and Powerful (2013): Raimi efsanesi de buraya kadarmış. Spidey 3 ile başlayan düşüş sürüyor.
Captain Phillips (2013): Paul Greengrass’ın en iyi filmi The Bourne Ultimatum olarak kalacak gibi.



2013’ÜN EN ABARTILMIŞ FİLMLERİ
La Vie d’Adele (2013)
Gravity (2013): Kusursuz bir yönetmenlik, bomboş bir öykü.
Mama (2013): Yılın korku filmi diye sunuldu, kimsenin sene sonu listesinde yok.
Serbuan Maut (2011): Kötü değil ama yılın aksiyonu da değil.
O Som Aoredor (2012): Festival abartısı. Sonunu zor getirdim.
Les Miserables (2012)
Iron Man 3 (2013)
Holy Motors (2012): Farklı bir şey gördük diye bu ne heyecan?
Wreck-it Ralph (2012)
Yozgat Blues (2013): Kesal, Damgacı, Biçer ve Sarıbacak çok iyi, kabul. Ama diğer taşra filmlerinden farklı ne anlatıyor?
Only Lovers Left Alive (2013): Jarmush da Jarmush. Başkası etiketlese yüzüne bakmazdınız.



2013’DE HAKKI YENEN FİLMLER
Broken City (2013)
Beautiful Creatures (2013): Yorumlara bakmayın, şans verin.
Los Amantes Pasajeros (2013): Almodovar’ın kim olduğunu unutanlar beğenmedi.
Dead Man Down (2013): Bu yıl iyi bir Hollywood aksiyonu izlemedik diyemeyiz. Nedense görmezden gelindi bu film.
Universal Soldier: Day of Reckoning (2012): Yönetmenin neler yaptığını görmeniz lazım.
Jack the Giant Slayer (2013): İyi diyemem ama Iron Man 3, Star Trek ve Oz’dan iyi diyebilirim.
After Earth (2013): Anladık artık Shyamalan’dan 6. His ya da Köy gelmeyecek ama kimin çektiğini unutursanız kötü film değil.
The Lone Ranger (2013): Evet, Depp’den sıkıldık. Ama başka güzel şeylerle dolu film. Verbinski dokunuşları yeter.
The Mortal Instruments: City of Bones (2013): Alacakaranlık benzetmelerine bakmayın. Gayet eğlenceli.

10 Mayıs 2013 Cuma

LOS AMANTES PASAJEROS (2013) by PEDRO ALMODOVAR ***


Aklımı Oynatacağım’ı önyargısız izlerseniz, çok eğlenceli bir komedi ile karşılaşırsınız. Biraz içine girmek isterseniz; Almodóvar’ın mizaha dönüşünün ne kadar vakitli olduğunu fark edersiniz. Anlatılan öykülere gömülmez de karakterleri incelerseniz, mutlulukla ilgili tüyolar edinebilirsiniz. Üstelik bir sonraki uçağa binişinizde görevliler kuralları anımsatırken, kendi kendinize kahkaha atacağınız garanti.

"Los amantes pasajeros/Aklımı Oynatacağım" filminin eleştirisini Ters Ninja için yazdım. Yazının tamamını Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (10 Mayıs 2013) başlığı altında okuyabilirsiniz.   

18 Mart 2013 Pazartesi

Sinema Yazarlarından Festival Önerileri


Filmlerim.com sunar:

Bu yıl 30 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında 32. İstanbul Film Festivali düzenlenecek. Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu ve Pera Müzesi Salonu; Nişantaşı’nda City’s, Ortaköy’de Feriye ve Kadıköy’de Rexx sinemalarında gösterilecek 200’ün üstünde filme ek olarak Akbank Sanat, IKSV Salon ve Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi gibi mekanlarda yan etkinlikler düzenlenecek.
 
Sinema yazarları Kerem Akça, Cem Altınsaray, Ali Arıkan, Şenay Aydemir, Senem Aytaç, Janet Barış, Ercan Dalkılıç, Ali Ercivan, Senem Erdine, Murat Emir Eren, Murat Erşahin, Engin Ertan, Talip Ertürk, Selin Gürel, Müjde Işıl, Kaan Karsan, Gülçin Kaya, Serdar Kökçeoğlu, Nil Kural, Kutlukhan Kutlu, Esin Küçüktepepınar, Sevin Okyay, Murat Özer, Kaya Özkaracalar, Olkan Özyurt, Kerem Sanatel, Yeşim Burul Seven, Ali Deniz Şensöz, Uygar Şirin, Alin Taşçıyan, Güzin Tekeş, Seçil Toprak, Eray Yıldız, K.D. Yılmaz ve Fırat Yücel'in yanı sıra benim de katkıda bulunduğum öneri listesini okumak için buraya tıklayın.

22 Aralık 2012 Cumartesi

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2012: EN İYİ 20 YÖNETMEN





1. CRISTIAN MUNGIU - DUPA DEALURI

2. TOMAS ALFREDSON - TINKER TAILOR SOLDIER SPY

3. BENH ZEITLIN - BEASTS OF THE SOUTHERN WILD

4. ASGHAR FARHADI - JODAEIYE NADER AZ SIMIN

5. ANG LEE – LIFE OF PI

6. DAVID FINCHER - THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO

7. ANDY WACHOWSKI-LANA WACHOWSKI-TOM TYKWER - CLOUD ATLAS

8. PEDRO ALMODOVAR - LA PIEL QUE HABITO

9. JEAN-MARC VALLEE - CAFE DE FLORE

10. WES ANDERSON - MOONRISE KINGDOM

11. BRIAN De PALMA - PASSION

12. TOM TYKWER - 3

13. KENNETH LONERGAN – MARGARET

14. JACQUES AUDIARD - DE ROUILLE ET D’OS

15. GASPAR NOE- SEUL CONTRE TOUS

16. ALEXANDR SOKUROV - FAUST

17. JUAN CARLOS FRESNADILLO - INTRUDERS

18. FERNANDO MEIRELLES – 360

19. KYUNG-MOOK KIM – STATELESS THINGS

20. MICHAEL HANEKE - AMOUR

27 Nisan 2012 Cuma

BİR DİLEK HAKKI

Karanlıkta gidiyoruz. Çoğul şahıs çektiğime bakmayın. Biz diye bir şey yok. Ben ve o var. Evet, aynı metal kutudayız. Evet, aynı yolda yoldaşız. Biz diye bir şey yok. Ben ve o var. Karanlıkta gidiyoruz. Ağaçlar var. Karanlık var. İkimiz varız. Ben varım. O var. Yol dar. Kıvrak. Müzik var. Motor sesi var. Sessizlik var. Garip duvarlar. Soru işaretli taşlar. Kırmızı kapılar. Saat geç. Ben varım. Müzik var. O var. Karanlık. Sessizlik. Uçurum var. Sağda. Benim tarafta. Kaderim olan. Sağ tarafta. O arabadan bu arabaya. Sağ benim. Sürenin götürdüğü yere gidenim. Kendini teslim edenim. Ümit edenim. Bekleyenim. Uçurum kenarında. Hayallerde. Bakışlarda. Abartanım. Seslenenim. İsteyenim. Bir geri çekiliş. İki geri çekiliş. Üç geri çekiliş. Tutamam dilimi. Söyleyenim. Bahane dinleyen. Hak etmediğini elde etmek yerine bahane işitenim. İsyankârım. Günahkârım. Nefret edenim. Dinden. İmandan. Adaletten. İmtihandan. Cennetten. Cehennemden. Vazgeçenim. Olmayacak dualara âmin diyenim. A derken aslında G giyenim. Şaşırtanım. Sahtekârım. Mutsuzum. Bekleyenim. Açımı değiştirmeye çalışsam da aşinayım. Bilenim. Kurtuluş yok. Kaçış yok. Sonu yok. Sonumuz yok. Biz diye bir şey yok. Ben varım. O var. Aynı metal kutuda gitsek de. Aynı yolda. Ayrı ayrı. Aynı metal kutudan içsek de. Ayrı ayrı. Fikrimiz ayrı. Ben ondan ayrı. O benden ayrı. Apayrı. Yapayalnız. Ipıssız. Ruhsuz. Mutsuz. Dileyen. Bir dileyen. Bir dilek hakkım olsa. Dilesem. Bilsen. Ne dileyeceğimi söylesem. Bir dilek hakkım olsa. Son derbederliğim olsa. Son bekleyişim olsa. Son yalvarışım olsa. Kalsak. Aynı yerde. İlerleme olmasa. Bu desem. Bu desen. Burası desek. Ayrı ayrı değil. Ben ve sen olarak değil. Biz olarak. Kafanı çarpsan. Mutasyona uğrasan. Örümcek ısırsa. Yarasalar kovalasa. Kediler parçalasa. Yeşil yüzüğü taksan. Uzaydan düşsen. Ruhunu satsan. Süper kahramanım olsan. Genetiğin değişse. Arzuların değişse. Öyle değil. Şöyle değil. Böyle değil. Eyğle sevsen. Şişeler yuvarlansa karanlıkta. Teypler otomatik kapansa. Alkol bitmese. Sigara sönmese. İdrar toprağı özlemese. Zaman donsa. Bavulun icadı unutulsa. Yollar kapansa. Hep gece olsa. Hep ayık olsam. Aysan. Ünal’ın “Nar”ı, Tykwer’in “3”ü, Almodovar’ın ömrü, Davies’in yaşı, Umay’ın şiiri, Ball’un David’i, Glee’nin zencisi, Allah’ın sopası… Dünyanın zamanı. Dünyadaki zamanımız. Kim için yaşadığımız. Tamam desen. O gün ölsem.

30 Aralık 2011 Cuma

2011 ARALIK TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 5.HAFTA

Yılın son cuması altı yeni film gösterime giriyor. Filmekimi'nde karşımıza çıkan Miranda July'nin ikinci filmi "The Future/Gelecek"i saymazsak "La Piel Que Habito/İçinde Yaşadığım Deri" haftanın tek önemli filmi. Ayın, belki de yılın en iyilerinden biri. Sadece İstanbul ve Ankara'da bir salonda gösterime giriyor oluşu ise üzücü. Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.


LA PIEL QUE HABITO – pedro almodovar 30.12
THE FUTURE – miranda july 30.12
NEW YEAR’S EVE – gary marshall 30.12
ABDUCTION – john singleton 30.12
THE NUTCRACKER IN 3D – andrey konchalovskiy 30.12
HJEM TIL JUL – bent hamer 30.12

8 Ocak 2010 Cuma

LOS ABRAZOS ROTOS (2009) by PEDRO ALMODOVAR ****


Öznesini her daim perdenin ortasında tutan, gözlere, dudaklara, yüzlere, mahrem yerlere, bazen de bir daktilonun içine odaklanan makro detaycı kamerasıyla, sinemaya âşık film içinde film çeken yapısıyla, melodramdan vazgeçmeyen tavrı, kırmızısı ve mavisiyle, Penelope Cruz’un güzelliğiyle yoğrulmuş yeni Almodóvar filmi Kırık Kucaklaşmalar gösterimde. Yönetmen Laberinto de pasiones(1982)’den saplantılı aşkı, kısa süre için de olsa Entre Tinieblas(1983) filminden Chus Lampreave’yi, Qué he hecho yo para merecer esto!!(1984)’dan diyalog hızını ve Matador(1986)’dan muhteşem renklerini ödünç alıp önümüze hepsinden daha sade, hem yeni gibi duran hem de eski tatlar barındıran bir sinema ile çıkıyor. Filmin içinde çekilen “Bavullar ve Kadınlar” filmi son kurgusunda Mujeres al borde de un ataque de nervios(1988)’a benziyor. Carne trémula(1997)’daki kadar ateşli olmayan sevişme sahneleri bu kez sadece karakterlerin partnerleriyle ilişkilerini yansıtan kılavuzlar olarak görev yapıyor. Todo sobre mi madre(1999)’nin aksine sıra dışı karakterlere yer vermeyen öyküsü öncekiler kadar şaşırtıcı olmasa da sıkıcılığa düşmüyor. Almodóvar’ın baştan beri her filminde bir öncekinden daha fazla kullandığı ve La mala educacion(2004)’da had safhaya ulaşan cinsel yönelim, sapma ve sapkınlık temalarının Volver(2006) ile birlikte son iki filminde arka plana atılması; yönetmenin daha fazla şaşırtamama kaygısının değil, bunlar olmadan da izlenesi filmler gerçekleştirebileceğinin sınavı gibi. Gerçekten de karşımızda klasik melodram kalıplarına bağlı, Almodóvar’ın defalarca ödüllendirilmiş yazma yeteneği sayesinde izlenebilen bir hikâye var. Filmin asıl başarısı rejisi. Perdede izlediğimiz birinci sınıf görsel sanat ürününde Almodóvar’ın en iyi filmlerindeki vuruculuk ve yaratıcılık, alabildiğine estetize, bale nezaketinde kamera hareketleri var. Öylesine çekilmiş tek kare yok. Her saniyesinde ne göstermesi gerektiğine karar vermiş, kişilikli bir sinema var.
Film bittiğinde yazılar akarken sonuna kadar oturdum. Bir daha perdede bir Almodóvar filmi görebilecek kadar şanslı olur muyum bilmiyordum, tadını sonuna dek çıkarmak istedim.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...