ilyas salman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilyas salman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2012 Çarşamba

ALTIN KOZA: BİR FESTİVALİN ARDINDAN

 

19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali cumartesi akşamı gerçekleştirilen ödül töreni ve pazar günü yapılan tekrar gösterimlerin ardından sona erdi. Akıllara organizasyon açısından bugüne kadarki en sorunsuz festivallerden biri olarak kazınan Altın Koza, ne yazık ki gösterilen filmlerin kalitesi ve verilen ödüller hususunda eşit derecede tatmin edemedi.

Altın Koza’da 6. gün, ulusal yarışma filmleri önceki gün tamamlandığından, dünya sinemasından örnekler ağırlıklı olarak yer buldu. Chaplin filmlerinden ulaşılması zor belgesellere, her zevke hitap edecek 24 film daha ücretsiz olarak gösterildi. Günün en önemli etkinliği “Şahane Misafir” filminin ardından gerçekleştirilen Ferzan Özpetek söyleşisiydi. Ünlü yönetmen İtalya’da yaşayan bir Türk olmanın ruh haline yansımalarından, dünya sinemasında edindiği yerden ve şimdiye dek çektiği filmlerle ilgili deneyimlerinden bahsetti. Türkiye’de Türk oyuncularla film yapmak, Türkan Şoray ile çalışmak gibi daha önce ana akım medyada yer alan soruların çoğu izleyiciler tarafından Özpetek’e bir kez daha yöneltildi.

Aynı gün akşam TÜYAP Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Festival Büyük Ödül Töreni’ne ilgi yüksekti. Önceki yılların aksine konuklar giyimlerine dikkat etmişti. Ödüllerden kısaca bahsedecek olursak, En İyi Film ve En İyi Senaryo Ödülü alan “Babamın Sesi” kimseyi memnun edemedi. İyi niyetli olsa da sinemasal gereklilikleri tümüyle yerine getiremeyen bu filme ödül gitmesi politik bir duruş olarak kabul edildi. Pelin Esmer’in layık görüldüğü En İyi Yönetmen Ödülü ise haklı bulundu. Esmer, “Gözetleme Kulesi” filminde masa başında gösteremediği performansı kamera arkasında göstermişti. Belmin Söylemez imzalı “Şimdiki Zaman” sürpriz yaparak 3 önemli ödül aldı. Film-Yön Özel Ödülü, SİYAD Jürisi En İyi Film ve Yılmaz Güney Ödülü. En İyi Erkek ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerinin ikişer kişiye paylaştırılması tepki çekti. Engin Günaydın ödülünü İlyas Salman ile, Nihal Yalçın ise Laçin Ceylan ile paylaştı. Ödülü takdim ederken Mehmet Ali Alabora Nihal Yalçın’ın hangi film ile ödül aldığını belirtmedi ancak sonradan hem “Yeraltı” hem “Araf” ile kazandığı öğrenildi. Bu da oldukça ilginç bir ayrıntı.

Genel hatlarıyla Türk sineması adına ümit vaat etmeyen ancak sorunsuz ve kaliteli bir festival yaşandı. Hakkında uzun uzun tartışılabilir ancak şunu belirtmem gerekiyor ki, bir kez daha sinemaseverler kazandı.

25 Eylül 2012 Salı

ALTIN KOZA’DA 5. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dün ulusal yarışma kapsamında “Siirt’in Sırrı”, “Rüzgârlar” ve “Lal Gece” filmleri gösterildi. Böylece yarışan filmlerin tamamı izleyici ile buluşmuş oldu. Artık gözler bu gece canlı yayınlanacak Festival Büyük Ödül Töreninde. Kadir Beycioğlu, Alin Taşçıyan, Aslı Selçuk ve Esin Küçüktepepınar’dan oluşan ön jürinin seçtiği filmlerden birine Ferzan Özpetek başkanlığında toplanan ve Eyüp Boz, Hasan Saltık, Hülya Uğur Tanrıöğer, Nejat İşler, Nurgül Yeşilçay ve Zeynep Özbatur Atakan’dan oluşan jüri tarafından En İyi Film ödülü verilecek.

Dün gösterilen filmlerden “Siirt’in Sırrı” “Made in Europe” ve “Bornova Bornova” filmlerinin yönetmeni İnan Temelkuran’ın Kristen Stevens ile ortak çalıştığı bir belgeseldi. 16 yaşındaki Siirtli kadın güreşçi Evin Demirhan’ın Avrupa şampiyonluğundan dünya üçüncülüğüne uzanan öyküsünü anlatan belgesel ülkemizdeki kadınların rolleri üzerine yeniden düşünmemizi sağladı. Annesi ve okul arkadaşıyla galaya katılan Evin Demirhan izleyicilerin sorularını yanıtladı ve dakikalarca alkışlandı.



“İki Çizgi” ile tanıdığımız Selim Evci”nin yeni filmi “Rüzgârlar” Gökçeada’da geçen ufak bir öykü getirdi karşımıza. Sık sık ziyaret ettiği yaşlı teyzenin öldüğü haberiyle sarsılan, evliliğinde de problemli bir adamın, kadının torunu ile gelişen ilişkisini izledik. Süresini fazlasıyla hissettiren film boyunca seyircilerin bir kısmı salonu terk etti. Bu zor deneyimin sonuna kadar kalanlar Selim Evci, Murat Yaykın ve Yusuf Nejat Buluz’a sorularını yöneltti. “Rüzgârlar”, festivalin ulusal yarışma filmleri arasındaki en zayıf halka olarak kayıtlara geçti.

Reis Çelik’in 62. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Kristal Ayı kazanan filmi “Lal Gece” günün son filmiydi. Çocuk gelinler konusuna farklı bir bakış sunan yapım en çok da İlyas Salman ve genç oyuncusu Dilan Aksüt’den güç alıyordu. Filmden sonra yapılan söyleşide İlyas Salman’a ilgi büyüktü. Soru cevaptan çok anılar ve ülkenin durumu üzerine bir sohbet oldu. En İyi Erkek Oyuncu ödülünün en güçlü adayı Salman, her cümlesinden sonra alkış aldı.

Yarışma filmleri dışında dün Adana’da yaşanan en önemli olay Michael Haneke’ye Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye getiren “Amour/Aşk” filminin gösterimiydi. Filmekimi kapsamında gösterileceği duyurulduğundan bu yana heyecan yaratan filme Adana halkı ilgi göstermedi ve salonun yarısı boş kaldı.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...