paul haggis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paul haggis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2011 Pazartesi

À BOUT PORTANT (2010) by FRED CAVAYE **-


"Jenerikler dâhil sadece 80 dakika süre filmin tek amacı heyecan yaratmak, tek boyutlu insanlarını oradan oraya koşturmak. Ama bu yolda hepten başarısız bir sonuca ulaştığını sanmayın. Cavayé iki doğru hamle ile filmini izlenir kılıyor. Birincisi oyuncular, ikincisi düşünmemize fırsat bırakmamak."

"Zor Hedef" filminin eleştirisini Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.

27 Şubat 2011 Pazar

THE NEXT THREE DAYS (2010) by PAUL HAGGIS ***-


1993 tarihli Red Hot’un ardından gelen ilk uzun metrajlı filmi Crash(2004) ile iki Oscar birden kazanan ve bu yüzden bazı eleştirmenlerce lanetlenen Paul Haggis; üç yıl sonra Tommy Lee Jones’a Oscar adaylığı getiren ve karışık tepkiler alan 9/11 draması In The Valley Of Elah(2007)’ı yönetmişti.

Daha çok yaptığı senaryo çalışmalarıyla hatırlanan Haggis; son iki Bond filmi Casino Royale(2006) ve Quantum of Solace(2008)’nin yazar kadrosunda yer almıştı.

Yine son 10 yılda Clint Eastwood’a Million Dollar Baby(2004), Flags Of Our Fathers(2006) ve Letters From Iwo Jıma(2006) gibi filmler kazandırdı.

Saydıklarım dışında kariyerinde onlarca televizyon dizisi yer alan yazar-yönetmen Haggis bugün; aldığı beş adaylık ile Akademi’nin sevdiği, aynı zamanda popüler işler de yapan bir adam.

Paul Haggis’in son filmi Türkçe adıyla “Kaçış Planı”; 2008 Fransız yapımı “Pour Elle - Anything For Her” isimli Fred Cavayé filminin yeniden çevrimi. Orijinal filmde Vincent Lindon’un oynadığı karakteri Russell Crowe, Diane Kruger’ın rolünü ise Elizabeth Banks canlandırıyor.

Filmin aralarında 10 dakika bulunan iki farklı versiyonu bulunuyor. Ben 132 dakikalık uzun olanını izledim. Süresini fazlasıyla hissettiren ancak sıkıntı vermeyen bir yapım var karşımızda.

Orijinal filmi görmediğim için karşılaştırma yapamayacağım ancak “The Next Three Days”’in oldukça özenli yazılmış bir senaryosu olduğunu, keyifle izlenen hoş ayrıntılar içerdiğini ve yılın kayda değer yapımlarından biri olduğunu baştan belirtmeliyim.

“The Next Three Days” iyi yazılmış bir açılış sahnesiyle karşılıyor bizi. Yemek yiyen iki çiftin hanımlarının nükteli başlayıp kavgaya dönüşen ağız dalaşları gerçekten eğlenceli.

Birbirini delice seven John(Russell Crowe) ve Lara(Elizabeth Banks) ile tanışıyoruz böylece. Luke isminde bir çocukları olan çiftin sabah kahvaltıları da en az akşamki yemek kadar hoş ve zekice yazılmış replikler içeriyor. Çok geçmeden polis kapıyı çalıyor ve Lara’yı cinayetle suçlayıp apar topar tutukluyor. Bu kısım da yine ölçüsüyle, filmin takdirimi kazanan onlarca sahnesinden biri.

Deliller hep aynı şeyi işaret ediyor, dava sonuçlanıyor, Lara cinayetten hüküm giyiyor. Âşık eş, oğlu Luke ile yalnız kalıyor. Hukuk sistemine güvenerek eşine kavuşamayacağını anlayan John sıfırdan başlayıp bir kaçış planı yapmaya koyuluyor ve bunun için üç yılını harcıyor. Film, sonraki 60 dakikasını bu planın hazırlıklarını inandırıcı kılmaya adıyor. Karşımızda ne Prison Break(2005-2009)’in Michael Scofield’i gibi zeki ve cesur bir adam var, ne de onlarca Hollywood filmindeki gibi bir yenilmez kahraman. Russell Crowe’un beyazperdedeki personasına tamamen zıt, orta yaşlı bir öğretmen John. Ve eşinin söylediği gibi; onun için her şey güzel, sanki bu dünyada yaşamıyor.

Plan kurulurken oldukça inandırıcı noktalar sunuluyor. John önce kütüphanelerde geziyor. Defalarca hapisten kaçmış ve bunları kitap olarak yayınlamış eski bir mahkûmla görüşüyor. Helikopterli şehir turlarına katılıp gözlem yapıyor, uydu fotoğraflarından, sarı sayfalardan, son kullanıcı için hazırlanış bilgisayar programlarından, internetteki “nasıl yapılır” videolarından faydalanıyor. Filmin senaryosunun en beğendiğim kısmı da bu. Filmdeki hiç kimse kahraman değil, kimse insanüstü yeteneklerle donatılmamış. Her ayrıntı inandırıcı. John zaman tutmak için kronometreli İsveç saatini, fotoğraf çekmek için ultra-mini kamerasını değil; sıradan insanlar gibi hepsi için cebindeki telefonu kullanıyor.

Keyifle izlenen uzun hazırlık sürecinin ardından bizi heyecanla ödüllendiren Haggis, kaçış kısmına 50 dakika ayırarak standart seyirciye de oynuyor. Hibrid arabasıyla her şeyden çok sevdiği karısını hapisten kaçırmaya çalışan John’u izlerken tanıyıp sevdiğimiz bu adamın başarılı olması için dua ediyor ve koltuğumuzda rahat oturamıyoruz. Haggis’in seri üretim Hollywood aksiyonlarına fark attığı yanı da bu oluyor. Perdedeki herkesi önemsiyoruz.

Ayrıca aksiyon severlerin Lara’nın kendini arabadan attığı başarıyla kurgulanmış sahneyi unutamayacaklarına eminim.

Russell Crowe sevgi dolu eş rolünde oldukça başarılı ve bütün filmi tek başına sırtlanıyor. Elizabeth Banks, duru güzelliği ve tavrıyla John’un aşkına sempati duymamızı sağlayan bir araçtan öteye gidemiyor. Ufak rollerde Liam Neeson ve “House” adlı dizinin 13’ü Olivia Wilde’yi izliyoruz. Yönetmen olarak Haggis, özel bir varlık gösteremiyor ancak senaryo tek başına bütün eksikleri hoş göstermeye yetiyor.

“The Next Three Days”’i aşk filmi olarak da izlemek mümkün. Hatta sadece aşk filmi olarak değerlendirmek belki de puanını yükseltecek adaletli bir bakış.

Filmin üzerindeki lanet, yalnız iki yıl önce çekilmiş ve oldukça beğenilmiş bir yapımın yeniden çevrimi olması. Herkesin kolayca ulaşabileceği orijinali varken, bunun ne gereği vardı şeklinde yükselen sesler. Orijinal filmi görmediyseniz basında çıkan bütün kötü eleştirileri yok sayıp, verilen yıldızlara ikişer tane de siz ekleyip “Kaçış Planı”’nı izlemelisiniz.

11 Şubat 2011 Cuma

2011 ŞUBAT TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ

Ülkemizde şubat ayında gösterime girmesi planlanan 17 film var. Bunlardan altısı yerli. Duyurulmasına rağmen gösterime girmeyecek üç film ise Richard J. Lewis imzalı Barney’s Version(2010), Evre Türkel imzalı Bul Beni(2010) ve Galt Niederhoffer’in yönettiği The Romantics.

Ayın ilk haftasında James Cameron destekli kof Sanctum ve Ömer Faruk Sorak’ın en iddiasız işi Aşk Tesadüfleri Sever ortalıkta gezinecek.

İkinci hafta Braveheart senaristi Randall Wallace’nin Seabiscuit benzeri yarış atı konulu başarı filmi Secretariat, Mikael Hafström’ün The Last Exorcism benzeri filmi The Rite, kimsenin hatırlamayacağı bir diğer Türk filmi İncir Reçeli ve nihayet 7 dalda Oscar adayı The Fighter gösterime girecek.

Üçüncü haftanın filmleri televizyon için üretilip sinemada satılmaya kalkışılan Cem Yılmaz destekli Çalgı Çengi, Handan İpekçi’nin yeni filmi Çınar Ağacı, 12 dalda Oscar adayı The King’s Speech, gösterimi sürekli ertelenen 6 dalda Oscar adayı 127 Hours ve Michel Gondry hayranları için The Green Hornet.

Kısa şubatın son haftası ise Mahsun Kırmızıgül olmak isteyen (bunu bile isteyenler olabiliyor demek ki) Özcan Deniz’in tutması imkânsız filmi Ya Sonra, Ali İlhan’ın başrol oyuncusu Claudia Cardinale ve aldığı Altın Portakal nedeniyle ismi duyulan filmi Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak; ayın son Türk filmleri olacak. Yıldız kadrolu, yıldız yönetmenli ancak istediği ödüllere aday bile olamayan The Next Three Days, Tony Goldwyn’den Conviction, Coen kardeşlerin 10 dalda Oscar adayı True Grit ve yılın en iyi filmlerinden, basın gösterimi haftalar önce yapılmasına rağmen bir türlü vizyona çıkamayan 5 dalda Oscar adayı Black Swan sinemalarda olacak.

AŞK TESADÜFLERİ SEVER by ömer faruk sorak 04.02
SANCTUM by alister grierson 04.02
İNCİR REÇELİ by aytaç ağırlar 11.02
SECRETARIAT by randall wallace 11.02
THE RITE by mıkael hafström 11.02
THE FIGHTER by david o. russell 11.02
ÇALGI ÇENGİ by selçuk aydemir 18.02
ÇINAR AĞACI by handan ipekçi 18.02
THE KING’S SPEECH by tom hooper 18.02
THE GREEN HORNET by michel gondry 18.02
127 HOURS by danny boyle 18.02
YA SONRA by özcan deniz 25.02
SİNYORA ENRICA İLE İTALYAN OLMAK by ali ilhan 25.02
THE NEXT THREE DAYS by paul haggis 25.02
CONVICTION by tony goldwyn 25.02
TRUE GRIT by joel-ethan coen 25.02
BLACK SWAN by darren aronofsky 25.02

11 Aralık 2010 Cumartesi

UMUTLANDIRAN FİLMLER

Gaspar Noe-Enter The Void
Woody Allen-You Will Meet A Tall Dark Stranger
Danny Boyle-127 Hours
Casey Affleck-I'm Still Here
Doug Liman-Fair Game
Paul Haggis-The Next Three Days
Darren Aronofsky-Black Swan
Edward Zwick-Love and Other Drugs

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...