game of thrones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
game of thrones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2015 Pazar

2014 DİZİ İSTATİSTİKLERİ





2014 yılında 28 farklı diziden 410 bölüm izledim.

İzlediğim diziler: Hannibal, Glee, Vikings, Looking, Under the Dome, True Blood, Hell on Wheels, The Killing (bitti), The Newsroom, Mob City, True Detective, Penny Dreadful, The Following, The Carrie Diaries, Mad Men, Bates Motel, Fargo, Game of Thrones, The Walking Dead, Sherlock, Revolution (bitti), Pretty Little Liars, House of Cards, Yalan Dünya (bitti), Person of Interest, American Horror Story, Orphan Black.

Bunların arasından herkese tavsiye edebileceklerim: The Killing, Fargo, Game of Thrones, House of Cards, Person of Interest ve American Horror Story.
 
2013
2012 2011 2010

9 Haziran 2014 Pazartesi

POMPEII (2014) by PAUL W.S. ANDERSON *-



Yanardağın Gölgesinde: Pompeii
 
Mortal Kombat ve Resident Evil gibi filmlerle adını duyuran Paul W.S. Anderson’ın 2014 yılına damga duracak bir blockbuster olarak tasarladığı 100 milyon dolar bütçeli Pompeii ABD gişesinde sadece 23 milyon dolar kazanınca okyanus aşırı ülkelerdeki gösterimi yaza sarkmıştı. Game of Thrones dizisiyle tanınan Kit Harington’un başrolde olduğu yapımın konusu tanıdık: Şerefli gladyatörler hain Romalılara karşı.
 
Yazıya ulaşmak için tıklayın.



Pompeii
Yönetmen: Paul W.S. Anderson
Senaryo: Janet Scott Batchler, Lee Batchler, Michael Robert Johnson
Oyuncular: Kit Harington, Carrie-Anne Moss, Emily Browning
2014 / Kanada-Almanya / 105 dk.
 

22 Aralık 2012 Cumartesi

2012 DİZİ İSTATİSTİKLERİ





2012 yılında 27 farklı diziden 502 bölüm izledim. Bu, son 4 yılın en yüksek rakamı.

İzlediğim diziler: Hung, Glee, The Simpsons, Spartacus, Desperate Housewives, True Blood, Hell on Wheels, Terra Nova, Fringe, Star Wars: The Clone Wars, House, Mad Men, Sherlock, Revolution, Breaking Bad, Game of Thrones, The Walking Dead, Grey’s Anatomy, Coma, Çıplak Gerçek, Alcatraz, Muck, Yalan Dünya, Person of Interest, Dexter, American Horror Story ve Boardwalk Empire.



Bunların arasından herkese tavsiye edebileceklerim: Spartacus, Breaking Bad, Game of Thrones, The Walking Dead, Grey’s Anatomy, Dexter ve American Horror Story.

2011 Dizi İstatistikleri

2010 Dizi İstatistikleri

6 Şubat 2012 Pazartesi

CONAN THE BARBARIAN (2011) by MARCUS NISPEL –


Başkarakterinin dünyaya gelişini gösterdiği ilk sahnede ucuzluğun dibini bulan "Conan the Barbarian/Barbar Conan"; doğumu vahşetin ortasında gerçekleşen kahramanının daha bir karışken nasıl bir savaşçı ve çocuk olmanın doğasından uzak bir psikopat olduğunu bol kanla anlatıyor. Marcus Nispel ufaklığa 26 dakikada 26 çocuğa yetecek travma yaşattıktan sonra Arnold Schwarzenegger’in karizmasının yanında iç çamaşırı reklamındaki güzel çocuk gibi duran yeni Conan Jason Momoa'nın sıkıcı intikam öyküsünü izlemeye başlıyoruz.

Bir sarhoş erkek eğlencesi, bir at arabası kovalamacası, bir açık alanda ok uçuşması, bir yelkenlide kavga sahnesi derken ‘finalde kız kavgası’ dâhil “Barbar Conan” bu tarz filmlerde olması gerekli zannedilen tüm anları sıfır yaratıcılıkla baştan yaşatmaya kalkışıyor. Bunca özenti arasında kolajcı yazarların en çok etkilendikleri filmlerin “The Mummy/Mumya” serisinin ilk iki halkası olduğu bir çırpıda anlaşılıyor.

Kırık burun boşluğuna parmak sokma, canlı birinin karnından anahtar çıkarma, kafatası parçalama ve ikiye ayrılan adamlar derken filmin şiddet sergileme konusunda tek rakibi de “Saw/Testere” serisi. O an hiçbir mide bulandırıcı şey olmuyorsa, konuşan kişinin ağzından salya akıyor.

Kötü setler, çirkin makyajlar, sahte arka planlar ve karikatür karakterler görmek için izlenebilir. Ve evet, kutsal bakire (bkz. Immortals/Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı) bir kez daha yakışıklıyı görür görmez seks yapıyor.

22 Temmuz 2011 Cuma

YORUMSUZ BIRAK

Ders dinlerken hayallere daldığım anlardan birinde çocukluğumla ilgili bir anı geldi gözümün önüne.

İyi tanıdığım komşu çocuklarının tanımadığım akrabalarının evinde “Kim-Kiminle-Nerede-Ne Yapıyor-Kim Gördü-Ne Dedi” şeklinde bir oyun oynamıştık. Hayatımda en çok güldüğüm günlerden biriydi. Yaşımıza epey büyük gelen ayıp şeyler yazıyor ya da iğrençleşiyorduk. İkisi de eğlenceliydi. Birbirine yakıştırılan iki ismin arka arkaya gelmesi sansasyon yaratıyor, “tuvalet” ya da “kızın evi” gibi yer isimleri eşit reaksiyonu alabiliyordu. “Ne yapıyor” kısmı elbette hayal gücümüz kadar genişti ve “Kim gördü”nün öyle bir şeyi gerçekten gören kişi çıkması utangaç yüzler meydana getirirdi. En komiği ve vurucusu her zaman en sonuncu olur, “Ne dedi” kısmının komikliği hem kahkahalar attırır hem de ayıp şeylerden bahsettiği için utanan kalabalığın üzerindeki havayı dağıtırdı.


Üzerine “Sex and the City”ler geldi. “Nip/Tuck” bizi eğitti. “Game of Thrones”un arasına yerleştirilen Sibel Kekilli pornosunu aileyle izlemeye vardı iş.

Peki; çocukluğumdan geri çağırdığım anının ayıbın başlangıcı olmasının sebebi “ne olacağı o zamandan belliymiş”e ulaşmak mı, şimdiki halimden çocukluğuma tünel kazmak mı?

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...