orhan eskiköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
orhan eskiköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2012 Pazartesi

26 Eylül 2012 Çarşamba

ALTIN KOZA: BİR FESTİVALİN ARDINDAN

 

19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali cumartesi akşamı gerçekleştirilen ödül töreni ve pazar günü yapılan tekrar gösterimlerin ardından sona erdi. Akıllara organizasyon açısından bugüne kadarki en sorunsuz festivallerden biri olarak kazınan Altın Koza, ne yazık ki gösterilen filmlerin kalitesi ve verilen ödüller hususunda eşit derecede tatmin edemedi.

Altın Koza’da 6. gün, ulusal yarışma filmleri önceki gün tamamlandığından, dünya sinemasından örnekler ağırlıklı olarak yer buldu. Chaplin filmlerinden ulaşılması zor belgesellere, her zevke hitap edecek 24 film daha ücretsiz olarak gösterildi. Günün en önemli etkinliği “Şahane Misafir” filminin ardından gerçekleştirilen Ferzan Özpetek söyleşisiydi. Ünlü yönetmen İtalya’da yaşayan bir Türk olmanın ruh haline yansımalarından, dünya sinemasında edindiği yerden ve şimdiye dek çektiği filmlerle ilgili deneyimlerinden bahsetti. Türkiye’de Türk oyuncularla film yapmak, Türkan Şoray ile çalışmak gibi daha önce ana akım medyada yer alan soruların çoğu izleyiciler tarafından Özpetek’e bir kez daha yöneltildi.

Aynı gün akşam TÜYAP Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Festival Büyük Ödül Töreni’ne ilgi yüksekti. Önceki yılların aksine konuklar giyimlerine dikkat etmişti. Ödüllerden kısaca bahsedecek olursak, En İyi Film ve En İyi Senaryo Ödülü alan “Babamın Sesi” kimseyi memnun edemedi. İyi niyetli olsa da sinemasal gereklilikleri tümüyle yerine getiremeyen bu filme ödül gitmesi politik bir duruş olarak kabul edildi. Pelin Esmer’in layık görüldüğü En İyi Yönetmen Ödülü ise haklı bulundu. Esmer, “Gözetleme Kulesi” filminde masa başında gösteremediği performansı kamera arkasında göstermişti. Belmin Söylemez imzalı “Şimdiki Zaman” sürpriz yaparak 3 önemli ödül aldı. Film-Yön Özel Ödülü, SİYAD Jürisi En İyi Film ve Yılmaz Güney Ödülü. En İyi Erkek ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerinin ikişer kişiye paylaştırılması tepki çekti. Engin Günaydın ödülünü İlyas Salman ile, Nihal Yalçın ise Laçin Ceylan ile paylaştı. Ödülü takdim ederken Mehmet Ali Alabora Nihal Yalçın’ın hangi film ile ödül aldığını belirtmedi ancak sonradan hem “Yeraltı” hem “Araf” ile kazandığı öğrenildi. Bu da oldukça ilginç bir ayrıntı.

Genel hatlarıyla Türk sineması adına ümit vaat etmeyen ancak sorunsuz ve kaliteli bir festival yaşandı. Hakkında uzun uzun tartışılabilir ancak şunu belirtmem gerekiyor ki, bir kez daha sinemaseverler kazandı.

25 Eylül 2012 Salı

ALTIN KOZA’DA 4. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin dördüncü günü en büyük ilgiyi yine ulusal yarışma filmleri çekti. “Babamın Sesi” ile başlayan program, Montreal’den FIPRESCI Ödülü kazanan “Ateşin Düştüğü Yer” ile sürdü. Usta yönetmen Derviş Zaim’in yeni filmi “Devir” ve Erden Kıral imzalı “Yük” dünya prömiyerlerini Adana’da yaptı.

Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan “Babamın Sesi” gösterimi sonrası salonda hazır bulundular ve bu zor filmi sabırla izleyen herkese teşekkür ettiler. Zeynel Doğan’ın annesinin anlattıklarından yola çıkarak çekmeyi planladıkları belgeselin nasıl kurmacaya dönüştüğünü anlattılar ve filmde yansıtamadıklarını düşündükleri detayları izleyicilerle paylaştılar. Zeynel Doğan yaşamının filmde yer almayan kısımlarını anlatarak, izlediğimiz karakterlerin öncesi ve sonrası ile ilgili bilgiler verdi.



2012 yılı içerisinde Montreal Film Festivali’nden ödülle dönen İsmail Güneş, haklı gururuyla birlikte “Ateşin Düştüğü Yer” adlı filmini Adanalı sinemaseverlere sundu. Filmin finalinde izleyiciler gözyaşlarına hâkim olamadı ve film uzun süre alkışlandı. Seyircilerin sorularına sabırla yanıt veren Güneş toplumsal mesajlar vermekten de geri durmadı. Başrol oyuncusu Hakan Karahan ise söyleşiye katılmadı.
Derviş Zaim’in merakla beklenen yeni işi “Devir” yönetmenin sinemasına aşina olanları hayrete düşürdü. Serdar Akbıyık moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide alışılmış tarzının dışına çıkarak risk alan ve başarılı olan Zaim övgülere boğuldu. Film, doğaya hak ettiği hürmeti gösteren köylülerle günümüz şehir insanı arasındaki farkı belgesele yakın bir gerçekçilikle sunuyordu.

Günün son galası “Yük” oldu. Gürültülü ses efektleri ve dinamik kurguya yer veren film, bu özellikleriyle festivalin diğer yerli yapımlarından ayrılıyordu. Erden Kıral film sonrası gerçekleştirilen söyleşiyi ışık ve ses sisteminin rahatsız edici olduğu gerekçesiyle kısa tuttu. Film, gerçek bir öyküden yola çıkarak kömür madenlerini mesken tutan boşluklarla dolu bir senaryoya sahipti.

Galalar dışında, ilk gün kaçıranlar için Fatih Akın imzalı “Cennetteki Çöplük” yeniden gösterildi, Ferzan Özpetek fuayede hayranlarına imza dağıttı ve önceki günlerin yarışma filmleri şehrin değişik yerlerine konumlanmış salonlarda yeniden gösterildi.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...