onur ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
onur ünlü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2015 Perşembe

Ev Sineması: Umut Kırıntıları, Beş Şehir, The Imitation Game: Enigma, Sils Maria ve Perde



Ev Sineması köşemizde bu hafta Billy Elliot’ın yönetmeninden Umut Kırıntıları (Trash), Onur Ünlü’den Beş Şehir, senaryo Oscar’ı kazanmış The Imitation Game: Enigma ve geçen yılın büyük sürprizlerinden Sils Maria ve Perde var. Hepsi birbirinden heyecan verici filmler. İyi seyirler.

Okumak için tıklayın.

18 Nisan 2014 Cuma

İTİRAZIM VAR (2014) ONUR ÜNLÜ ***-


Tek başına yazan yöneten ve yapımcılık işini üstlenen Onur Ünlü, hızlı bir şekilde film üretmeye devam ediyor. Alametifarikası haline gelen absürt komedi türündeki yeni işi İtirazım Var ile geçen yıl En İyi Film ödülü kazandığı İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünün yine en iddialı adaylarından biri.

"İtirazım Var" filminin eleştirisine Ters Ninja üzerinden ulaşmak için tıklayın.

25 Eylül 2013 Çarşamba

20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali 16-22 Eylül 2013




Altın Koza'nın ilk üç gününü Antrakt Sinema Gazetesi için yazmıştım.Yayınlanan halini buraya tıklayarak, orijinal halini ise aşağıda okuyabilirsiniz.



Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali bu yıl 16-22 Eylül tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşuyor. Yerli ve yabancı birçok konuk ağırlayan festival, Adana halkı için de yılın en önemli sanatsal etkinliği konumunda.

Altın Koza ilk gününde yaygın dağıtımı yapılmayacak Sen Aydınlatırsın Geceyi filmini göstererek dikkat çekici bir başlangıç yaptı. 2013 takviminde vizyona çıkmış kalburüstü yerli yapımlar bir kez daha izleyiciye sunulurken, Reha Erdem ve Yılmaz Güney sinemasının önemli örnekleri programda yer aldı. Yabancı filmler cephesinde ise Cannes Film Festivali’nden Altın Kamera ödüllü Ilo Ilo Türkiye’de ilk kez gösterildi. Ne yazık ki ilk gün başka illerden gelen konukların gecikmesine Adana halkının ilgisizliği eklendi ve salonların yarısı boş kaldı. Üstelik projeksiyon arızaları seyir zevkini baltaladı. Yine de arı gibi çalışan festival ekibi tüm sorunları hızla çözdü. Merkez Park Amfi Tiyatro’da Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninin ardından ilk günkü programın sonuna gelindi.

Salı günü Reha Erdem söz verdiği gibi katılamasa da, Jin gösteriminde boş koltuk kalmamıştı. Vizyonda ilgi görmeyen yapım, epey alkış aldı. Yarışma filmlerinden Emre Yalgın’ın ikinci uzun metrajı Yol Ayrımı: Hadi Baba Gene Yap seyirciyi üzdü. Çağ dışı çekim teknikleri, bozuk ses kurgusu ve amatör oyuncu yönetimi ile sınıfta kalan yapımın final sahnesi de salonun erken açılan ışıklarına kurban gitti. Paulina Garcia’ya Gümüş Ayı kazandıran Gloria ise yine ülkemizde ilk kez izlendi ve sinema tarihinin unutulmaz kadın performanslarından birine şahit olduk.

Festivalin üçüncü günü Berlin’de En İyi Film ve FIPRESCI ödüllerini kazanan Çocuk Pozu ile başladı. Anlatım tekniğiyle Bir Ayrılık, meselesiyle Çoğunluk filmlerini anımsatan yapım, dört dörtlük senaryosu ile küçük bir burjuvazi krizini çarpıcı şekilde anlatıyor. Vaad Edilen Cennnet filmiyle Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına aday olan Filistinli Hany Abu-Assad’ın Cannes’dan Belirli Bir Bakış ödülüyle dönen Ömer filmi; işgal altındaki ülkede üç çocukluk arkadaşı arasında yaşananları akıcı bir dille perdeye getiriyor. Eksikleri olsa da etkileyici bir film. Çarşamba gününün Türk filmlerinden öne çıkanlardan biri Biket İlhan’ın kızıyla birlikte kotardığı Yarım Kalan Mucize idi. Köy Enstitülerinden yola çıkarak zamanın Türkiye’sinde köylülerin yaşam tarzlarını anlatmaya çalışan yapım çok eskilerde kalmış sinema dili ve didaktik anlatımıyla vasatı aşamıyordu. Ne var ki, seyirci anlatılanlardan çok etkilendi ve film sırasında defalarca diyaloglar alkışlandı. Seyirci Jürisi Ödülü’nün en güçlü adayı olduğunu şimdiden söyleyebiliriz. Ercan Kesal’a İstanbul Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü getiren yeni Mahmut Fazıl Coşkun filmi Yozgat Blues ile kapanan gün, Türk sinemasının “gerçeği olduğu gibi perdeye yansıtmaktan daha fazlasını yapmaya gerek görmeme” hastalığı üzerine derin düşünlere sevk ederek bitti.

SERKAN ÇELLİK

20 Kasım 2011 Pazar

CELAL TAN VE AİLESİNİN AŞIRI ACIKLI HİKÂYESİ (2011) by ONUR ÜNLÜ **


"Onur Ünlü yeni nesil Türk sinemasının en özgün kalemlerinden biri. Ne seyirci için ne de propaganda uğruna film çekiyor, hayallerini gerçekleştiriyor, o kadar. Seven de çıkacaktır, nefret eden de onu ama benim filmden sonra hissettiğim şey; Onur Ünlü’nün Aki Kaurismaki sineması ile özel bir bağı olduğu yönünde oldu."

Ödüllü Türk filmini Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.

18 Kasım 2011 Cuma

2011 KASIM TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 3.HAFTA

Kasım ayının üçüncü haftası üç yeni film gösterime giriyor. İzleyiciler "Alacakaranlık" serisinin yeni filmi ile ödüllü "Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi" arasında bölünecekler. Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.


CELAL TAN AİLESİNİN AŞIRI ACIKLI HİKÂYESİ – onur ünlü 18.11
MARGIN CALL – j.c. chandor 18.11
THE TWILIGHT SAGA: BREAKING DAWN – PART 1 – bill condon 18.11

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...