joss whedon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
joss whedon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2012 Perşembe

#hergunbirfilm -003- THE CABIN IN THE WOODS (2011) by DREW GODDARD *


Ne anlatıyor: Bir grup genç eğlenmek için ormanda bir kulübeye gidiyor ve başlarına gelmeyen kalmıyor.

Neden izlenmeli: “Buffy the Vampire Slayer”, “Firefly”, “Serenity”, “Dollhouse” ve “The Avengers/Yenilmezler”in arkasındaki Joss Whedon’un iddiasının altını doldurup dolduramadığını görmek için. “Thor”un Avustralyalı yakışıklısı Chris Hemsworth’u yaşına uygun bir rolde izlemek için. “Grey’s Anatomy”nin Dr. Jackson Avery’sini farklı bir karakteri canlandırırken görüp yeteneğini ölçmek için. Richard Jenkins’in karşı konulamaz varlığı için. Afişinin cazibesi ve reklam kampanyasının başarısı için.

Nesi eksik: Teen-slasher şablonunu tersyüz etmek adına “The Hunger Games/Açlık Oyunları” ile harmanlayıp bilimkurgu türüne yamamaya çalışan senaryo işlemiyor. Görsel efektlere sırtını yaslayan sahneler düşük bütçenin kurbanı oluyor.

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

11 Mayıs 2012 Cuma

THE AVENGERS by JOSS WHEDON **

Yedi kahraman bir araya getirilse bile Örümcek Adam ya da Batman kadar derinlik sağlanamamış fakat yine de eğlenceli repliklerle yürüyen popüler bir yaz filmi olarak fazla ciddiye alınmadan izlenebilir “Yenilmezler”. Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.

4 Mayıs 2012 Cuma

2012 MAYIS TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 1. HAFTA

Biri belgesel üç yerli yapımın gösterime girdiği hafta salonlar toplam yedi yeni filme ev sahipliği yapacak. Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.

THE AVENGERS – joss whedon 04.05

ATEŞİN DÜŞTÜĞÜ YER – ismail güneş 04.05

EKÜMENOPOLİS: UCU OLMAYAN ŞEHİR – imre azem 04.05

MISS BALA – gerardo naranjo 04.05

SEA LEVEL – aun hoe goh 04.05

UN MONSTRE A PARIS – eric bergeron 04.05

VÜCUT – mustafa nuri 04.05

10 Eylül 2011 Cumartesi

THOR (2011) by KENNETH BRANAGH **


Yirmi sene önce yazdığı, yönettiği ve başrolünde oynadığı “Henry V”in başarısı sayesinde hala Shakespeare uyarlamalarının gözde ismi olarak anılan Kenneth Branagh’ın “Sleuth/Ölümcül Oyun”dan dört sene sonra çektiği “Thor” bir çizgi roman uyarlaması. Marvel evreninden kopup gelen Şimşek Tanrısı’nın beyazperde macerasını neden yönetmek istediği sorusuna içinde bolca Shakespeare geçen bir yanıt veren Branagh’ın süper kahraman evreninde İngiliz edebiyatındaki kadar başarılı olamadığı ortada.

“Thor”un yarısından fazlası dünyamızın dışında geçiyor. Bu da filmin birinci sınıf özel efektlere ve yaratıcı arka planlara sahip olması gerektiğinin işareti. Oysa “Thor” bu iki konuda da sınıfı geçemiyor. Farklı evrenler, bu evrenlerin kendine has renkleri, dokusu ve canlıları var. Fizik kuralları bile farklı işliyor. Ancak yapım tasarımının ve animatörlerin 150 milyon dolarlık bütçeye rağmen işin altından kalkabildikleri söylenemez. “Avatar” beklemiyorduk belki ama çıta bir kere yükselmeye görsün işte.

Chris Hemsworth’ün ilk önemli rolünde başarılı olduğu söylenebilir. Avustralyalı aktörün rolü almasında vücut yapısının büyük yardımı olsa da Branagh sırtını buna dayamıyor ve oyuncusundan doğru düzgün bir performans alıyor. Natalie Portman’ın ise Oscar aldığı “Black Swan/Siyah Kuğu”dan sonraki her performansı malum filmle kıyaslanmaya mahkûm. Oyun gücünden çok sevimli mimikleriyle götürdüğü Jane Foster karakterinde hatırlanmayacak olsa da onu görmek her daim güzel. Anthony Hopkins de filmde üzerine düşeni yapanlardan.


“Thor”, Branagh’ın dokunuşuyla bomboş bir film olmaktan kurtuluyor. Kral baba, kardeş ihaneti, saray entrikaları ve ufak dozda bir aşk hikâyesi var. Çok şey anlatmaya çalışıyor. Hem “The Avengers”ın öncülü olup ona yol açmaya uğraşıyor, hem de ne gücü olduğunu bile çoğumuzun bilmediği –filmden sonra da tam anlamıyla anlaşıldığı söylenemez- Thor’u tanıtıp ondan sevilen bir film kahramanı yaratmayı deniyor. Filmin en büyük düğümünün sırf “Thor” yakışıklı diye çözülmüş olması gibi basitlikler senaryodan soğuturken, görsel atmosferin özensizliği heyecanı baskılıyor. Arada iyi öğeler olsa da, bütün vasatı geçemiyor.

Kapanış jeneriğinin ardından gelen Joss Whedon imzalı ek sahne 2012’de sinemalarımıza gelecek “The Avengers” projesinden. “Toy Story/Oyuncak Hikâyesi” filminin senaryosu ile Oscar adayı olan; “Firefly”, "Buffy The Vampire Slayer”, “Angel” ve “Dollhouse” hayranlarının yakından tanıdığı Whedon’un muhteşem bir kadroyla hazırladığı filme giriş niyetine de izleyebilirsiniz “Thor”u.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...