ümit ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ümit ünal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2013 Cumartesi

29. YAŞIMI NE YAPTIM (İkinci Bölüm)




İşyerinde seks yapma konusunda kendi kurallarımı yazdım. İşe yarar olduklarından emin olmak için defalarca deneme yaptım. Aile büyüğüme doğum günü için on hediye aldım ve büyük bir organizasyona giriştim. Mutlu ettim. Onun beni asla edemeyeceği kadar. Filmekimi için İstanbul’a gittim. Bazı burnu havada yazarlarla çay içtim. Porno yıldızı olma yolunda yeni numaralar denemek için, İstanbullu olmaya karar vermiş ex-tanımsız’ımla görüştüm. Kırık bir kalp öyküsünün evinde uyudum. Yeryüzüne inmiş bir melek ile günlerce gezdim, tozdum.



Cafissimo aldım, kahve canavarı oldum. Mahkemeye çıkıp bir hasta yakınına dersini verdim. Nöbet arası vakitlerimi cinsellik+kahve+davetler+içki ile doldurdum. Herkese çok kötü davrandım. Filmekimi için Gaziantep’e gittim. “Beasts of the Southern Wild”ı izledim. “Dupa Dealuri” adlı başyapıtı da. Çok güzel insanlarla. Kalbimin parçasıydılar, evlerinin bir parçası oldum. Beypazarı Kurusu geldi memleketinden. Windows 8 aldım. Bağ evinde şarap tattım. Öteki Sinema’da bir günde iki yazım çıktı. “Olur mu olmaz mı”lar hayatımın sağından solundan geçip durdu. “Açlık Oyunları” serisini okudum. İşyeri Hekimi olmaya karar verdim. Antep otobanında, arabada Beckham’ım sıyrıldı. Şirket kurma düşüncesi başladı. Kasım ayında yeniden spora başladım, evde, minimal. Ona ait her şeyi çöpe attım. Birilerinin düğünlerine gittim. Aile saadeti yaşamak için İzmir’e gittim. Ümit Ünal söyleşisine katıldım. Kumru yedim. Turistik seks yaptım. Bilmem kaçıncı kez Adana’ya gittim. Nöbetlerde önüme gelenin ağzına ettim. Günlerce evden çıkmadım. Diziler izledim. Arkadaşımın tiyatro oyunu için bilet sattım, sayesinde güzel bir oyun izledim. Çalıştığım hastaneye istifamı resmen ilettim. Yağmur altında Maraş yollarında otuz kilometre boyunca düşük hızla araba sürüp, elimle saç çektim. Annem ufacık bir ilaç yüzünden ölümden döndü. Biri bana zorla faturasını ödetti. Basın gösterimleri arası mekik dokudum. SAW’dan ilk kez uçtum. Lounge ne demek, gördüm. Birine daha ihtimal verdim, içimi ısıttım. 14 saatte 448 hasta baktım. Yeni yıl arifesini Antep’e giderek değerlendirdim. Bütün gün satın aldım. Yılbaşı gecesi Jack Reacher izledim.

(Devam edecek...)



31 Aralık 2012 Pazartesi

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2012: BENİM EN İYİLERİM




EN İYİ KURGU
TINKER TAILOR SOLDIER SPY (2011)
CLOUD ATLAS (2012)
THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO (2011)
360 (2011)


EN İYİ MAKYAJ
CLOUD ATLAS (2012)


EN İYİ ANİMASYON
BRAVE (2012) - MARK ANDREWS-BRENDA CHAPMAN-STEVE P.


EN İYİ TÜRK FİLMİ
YERALTI - ZEKİ DEMİRKUBUZ ***-
LAL GECE - REİS ÇELİK ***-
TEPENİN ARDI - EMİN ALPER ***
ANA DİLİM NEREDE - VELİ KAHRAMAN ***
NAR - ÜMİT ÜNAL ***


EN HEYECANLI AÇILIŞ SAHNESİ
INTRUDERS (2011) – JUAN CARLOS FRESNADILLO ***


EN SIKI AKSİYON
UNDERWORLD: AWAKENING (2012) – MANS MARLIND ve BJÖRN STEIN
CHRONICLE (2012) – JOSH TRANK


EN ŞAŞIRTICI
THE TALL MAN (2012) – PASCAL LAUGIER ***-
LA PIEL QUE HABITO (2011) – PEDRO ALMODOVAR
DEVİR (2012) – DERVİŞ ZAİM ***


EN YERİNDEN ZIPLATICI
DRIVE (2011) – NICOLAS WINDING REFN ***-

EN AKICI
JODAEIYE NADER AZ SIMIN (2011) – ASGHAR FARHADI ***-

EN HOLLYWOOD
REAL STEEL (2011) – SHAWN LEVY ***-

EN KARIŞIK
YÜK (2012) – ERDEN KIRAL **

EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIKLARI
THE AMAZING SPIDER-MAN (2012) – MARC WEBB *-
SKYFALL (2012) – SAM MENDES ***
CLOUD ATLAS (2012) – ANDY&LANA WACHOWSKI ve TOM TYKWER ****
THE BOURNE LEGACY (2012) – TONY GILROY *

EN DELİ SAÇMASI
GHOST RIDER: SPIRIT OF VENGEANCE (2011) – MARK NEVELDINE ve BRIAN TAYLOR

EN KÖTÜLER
REC 3 GENESIS (2012) – PACO PLAZA
FINAL DESTINATION 5 (2011) – STEVEN QUALE
THE DEVIL’S DOUBLE (2011) – LEE TAMAHORI
CONAN THE BARBARIAN (2011) – MARCUS NISPEL
WRATH OF THE TITANS (2012) – JONATHAN LIEBESMAN
RÜZGÂRLAR (2012) – SELİM EVCİ
COMPLIANCE (2012) - CRAIG ZOBEL
ABRAHAM LINCOLN: VAMPIRE HUNTER (2012) – TIMUR BEKMAMBETOV
RESIDENT EVIL: RETRIBUTION (2012) – PAUL W.S. ANDERSON

28 Kasım 2012 Çarşamba

İZMİR KISA FİLM FESTİVALİ ÜMİT ÜNAL’I AĞIRLADI




13. İzmir Kısa Film Festivali'nde yaşananları Filmlerim.com için yazdım. Site üzerinden okumak için buraya tıklayın.

20 Kasım'da başlayan 13. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali, Fransız Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen gösterimlerin üçüncü gününde büyük ilgi görmeye devam etti. Polonya, İsviçre, Güney Kore, İspanya, Kanada, İrlanda, Kosova, Meksika, Fransa, Slovenya, İtalya, Almanya, Estonya, Macaristan, Romanya ve Hırvatistan gibi dünyanın dört bir yanından eserlerin gösterildiği festival için İzmirliler salonun önünde uzun bir kuyruk oluşturdu. Üçüncü günün ünlü konukları arasında senarist-yönetmen Ümit Ünal, oyuncu Serra Yılmaz ve sinema yazarı Alin Taşçıyan vardı.

Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu Ümit Ünal akşam saatlerinde son kitabı "Işık Gölge Oyunları" üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Önceden hazırlanmış bir metinden yola çıkmaktansa soru cevap yapmayı tercih ettiğini belirten Ünal, çoğunluğu sinema öğrencilerinden oluşan katılımcıların sorularını içtenlikle ve uzun cevaplarla yanıtladı. Sorulan soruların konu başlıkları arasında "Teyzem" filmi ağırlığını hissettirdi. Daha önce 25 yıllık "Teyzem"i yeniden çekeceğini ve senaryonun hazır olduğunu söyleyen yönetmen, yapımcı şirket fantastik unsurlar nedeniyle artan bütçe ihtiyacını karşılayamadığı için, projenin şimdilik rafa kalktığını belirtti. Geçtiğimiz sezon imza attığı TV dizisi "Çıplak Gerçek" ile ilgili gelen sorulara da "faturalarımı ödemek için yaptığım bir işti" yanıtını verdi. İzmir'deki öğrencilik yıllarını, İstanbul'a gidişini ve profesyonel hayatının dönüm noktalarını aktaran Ümit Ünal salonda hazır bulunan anne babasının da verdiği enerjiyle bilgilendirici ve eğlenceli bir sohbet yaşattı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla gerçekleştirilen festival 24 Kasım akşamı gerçekleştirilecek "Altın Kedi" ödül töreninin ardından iki gün daha sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.

27 Nisan 2012 Cuma

BİR DİLEK HAKKI

Karanlıkta gidiyoruz. Çoğul şahıs çektiğime bakmayın. Biz diye bir şey yok. Ben ve o var. Evet, aynı metal kutudayız. Evet, aynı yolda yoldaşız. Biz diye bir şey yok. Ben ve o var. Karanlıkta gidiyoruz. Ağaçlar var. Karanlık var. İkimiz varız. Ben varım. O var. Yol dar. Kıvrak. Müzik var. Motor sesi var. Sessizlik var. Garip duvarlar. Soru işaretli taşlar. Kırmızı kapılar. Saat geç. Ben varım. Müzik var. O var. Karanlık. Sessizlik. Uçurum var. Sağda. Benim tarafta. Kaderim olan. Sağ tarafta. O arabadan bu arabaya. Sağ benim. Sürenin götürdüğü yere gidenim. Kendini teslim edenim. Ümit edenim. Bekleyenim. Uçurum kenarında. Hayallerde. Bakışlarda. Abartanım. Seslenenim. İsteyenim. Bir geri çekiliş. İki geri çekiliş. Üç geri çekiliş. Tutamam dilimi. Söyleyenim. Bahane dinleyen. Hak etmediğini elde etmek yerine bahane işitenim. İsyankârım. Günahkârım. Nefret edenim. Dinden. İmandan. Adaletten. İmtihandan. Cennetten. Cehennemden. Vazgeçenim. Olmayacak dualara âmin diyenim. A derken aslında G giyenim. Şaşırtanım. Sahtekârım. Mutsuzum. Bekleyenim. Açımı değiştirmeye çalışsam da aşinayım. Bilenim. Kurtuluş yok. Kaçış yok. Sonu yok. Sonumuz yok. Biz diye bir şey yok. Ben varım. O var. Aynı metal kutuda gitsek de. Aynı yolda. Ayrı ayrı. Aynı metal kutudan içsek de. Ayrı ayrı. Fikrimiz ayrı. Ben ondan ayrı. O benden ayrı. Apayrı. Yapayalnız. Ipıssız. Ruhsuz. Mutsuz. Dileyen. Bir dileyen. Bir dilek hakkım olsa. Dilesem. Bilsen. Ne dileyeceğimi söylesem. Bir dilek hakkım olsa. Son derbederliğim olsa. Son bekleyişim olsa. Son yalvarışım olsa. Kalsak. Aynı yerde. İlerleme olmasa. Bu desem. Bu desen. Burası desek. Ayrı ayrı değil. Ben ve sen olarak değil. Biz olarak. Kafanı çarpsan. Mutasyona uğrasan. Örümcek ısırsa. Yarasalar kovalasa. Kediler parçalasa. Yeşil yüzüğü taksan. Uzaydan düşsen. Ruhunu satsan. Süper kahramanım olsan. Genetiğin değişse. Arzuların değişse. Öyle değil. Şöyle değil. Böyle değil. Eyğle sevsen. Şişeler yuvarlansa karanlıkta. Teypler otomatik kapansa. Alkol bitmese. Sigara sönmese. İdrar toprağı özlemese. Zaman donsa. Bavulun icadı unutulsa. Yollar kapansa. Hep gece olsa. Hep ayık olsam. Aysan. Ünal’ın “Nar”ı, Tykwer’in “3”ü, Almodovar’ın ömrü, Davies’in yaşı, Umay’ın şiiri, Ball’un David’i, Glee’nin zencisi, Allah’ın sopası… Dünyanın zamanı. Dünyadaki zamanımız. Kim için yaşadığımız. Tamam desen. O gün ölsem.

26 Nisan 2012 Perşembe

NAR (2011) by ÜMİT ÜNAL ***

Ümit Ünal’ın yedinci filmi “Nar” büyük kısmı dört kişi arasında, bir evin salonunda geçen; senaryo ve oyuncu performanslarından güç/yara alan, yönetmenliği sessizliğince kıymetli işlerden biri.

Serra Yılmaz’ın eğip bükemediği ve gecekondu mahallesinin temizlikçi teyzesi olduğuna inanmamızı engelleyen diksiyonu başta itici gelse de gözleri bir süre sonra rolü kurtarıyor. İrem Altuğ’un sevgilisinin eline bakan, oyuncu olma hayalleri kuran büyümemiş prenses Deniz performansıysa tek kelimeyle kötü. Üstelik yükün çoğu onun omuzlarında. Erdem Akakçe kapıcı Mustafa olarak inandırıcı. İdil Fırat Dr. Sema olarak son anda sahneye çıkıyor ve repliklerinin kurbanı oluyor olsa da kabul edilebilir.

Gelelim “Nar”ı önemli kılan, dert sahibi senaryosuna. Ümit Ünal oda filmi yazma konusunda günümüz Türk senaristlerinin en başarılısı. Sıfırdan karakter yaratma, tanıtma, hızlıca asıl konuya girme ve merak unsurunu ayakta tutma konusunda asla problem yaşamıyor. “Bizi bir arada tutan kabuk sayesinde nar taneleri gibi bitişik dursak da, yere düştüğümüz anda parçalanıp uzaklaşacağımız” fikrinden yola çıkan film kâğıt üzerindeki metni izleyiciye geçirme konusunda başarıya ulaşıyor. “Senin dünyan küçücük” temalı repliklerde zirveye çıkan zihin açma egzersizleri işe yarıyor. Buradan “Nar” filmi şunu şunu anlatıyor demeye lüzum yok. “Nar” önemli bir meseleden bahsediyor. Bunu herkesin anlayabileceği sadelikte anlatıyor. Üstelik aklındakileri sanat filmi sevmezlerin sıkılmasına da imkân vermeden, dinamik şekilde aktarıyor.

Benim “herkesin başına gelebilir” şeklinde yorumladığım sürpriz yapma arzulu finalinin gerekliliği ise tartışılır. “Nar” iyi bir Türk filmi. İzlenmeli.

26 Aralık 2011 Pazartesi

2011 ARALIK TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 4.HAFTA

Aralık ayının dördüncü cuması üçü yerli beş yeni yapım vizyona girdi. Yeni "Görevimiz Tehlike" filmi ve Ümit Ünal'ın "Nar"ı öne çıkanlar. Haftanın filmlerini, son anda sadece İstanbul'da tek salonda gösterime sokulan "Ünye de Fatsa Arası" hariç, Filmlerim.com için yazdım. Okumak için buraya tıklayın.


MISSION: IMPOSSIBLE – GHOST PROTOCOL - brad bird 23.12
LABİRENT – tolga örnek 23.12
NAR – ümit ünal 23.12
SHARK NIGHT 3D – david r. ellis 23.12
ÜNYE DE FATSA ARASI - esra alkan 23.12

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...