cristian mungiu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cristian mungiu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2013 Salı

MERYEM (2013) - ATALAY TAŞDİKEN *




Bir Türk yapımı daha, ensesinden gördüğümüz erkek karakterin başını çevirip arkaya bakma sahnesini içeriyor. Hem de en baştan. Söz konusu filmin ismi “Meryem”. 50. Altın Portakal Film Festivali’nden beş ödülle döndü. 300’den fazla reklam yönetmiş ve bu birikimi sinemaya taşımaya karar vermiş 49 yaşındaki Atalay Taşdiken’in yeni uzun metrajı “Meryem”. Bu yazıyı ne Zahit Atam nefretiyle, ne de eleştirmen etiketiyle yazıyorum. Filmin karşısına geçip 100 dakikasını veren sıradan bir izleyiciyim.

NBC dememek için kendimi zor tutuyorum ama malum geriye kafayı çevirip bakan erkek sahnesinin ardından akıllara zarar, özenti bir rüya sahnesi geliyor. Ardından yaşlı/huysuz bir kadının uyandırma gürültüsü. İsmi elbette "Sarıkız" olan bir ineğin masum/mazlum (zulmedilen, sessiz, uysal, boynu bükük)/dünya iyisi/altın kalpli/cennetten çıkma ana karakterimiz Meryem tarafından sevildiğini öğrenmemiz. Parkinson hastasından beter el titremesi göstererek "heyecan" duygusunu izleyiciye geçirebileceğini hesaplayan(!) bir yönetmen. Seyirciyi ısıtmak adına yakamoza karşı "Ah Yalan Dünya". Feci rol kesen İsmail Hacıoğlu. Kaşı-sakalı eşit beyazlatılmış, tiyatro makyajlı Mustafa Uzunyılmaz görüntüsü. Meryem'in o yaşta, o cahillikle onbaşı-çavuş rütbelerini ayırt edebilmesine inanmamız bekleniyor. Sarıkız'ın ardından Meryem’in zihinsel engelli Celil ile de iyi iletişim kurduğu gösterilip daha da melekleştirme çabasına giriliyor. Filmin öyküsüne tamamen zıt cilalı doğa görüntüleri. (Bilinçli olabilir ama bana doğru gelmedi.) O bayılma sahnesi ne öyle? Murat karakteri için “Amerikalılar Irak sonrası post-travmatik stres bozukluğunun suyunu çıkardı ama biz de kullanalım, ne olacak” kafası. Bir türkü daha girsin, seyirci sever. Çocuğu olan kızla çocuksuz gelin arasındaki farkın iyice altını çiz, kör parmağım gözüne seviyesinden aşağısı olmaz ama. Dakikalar geçerken kayınbabanın monoloğu, sütçü fıkrası, konudan tamamen bağımsız-mahalle dizisi menşeli küçük esnaf bunalımları, görümce karikatürü... Bitmiyor amatör senaryonun zayıflıkları, bitmiyor. Hiç mi film izlemiyor bu insanlar? Hiç mi eleştirmenleri takip etmiyor? Neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartmıyor? Hem yapanlar, hem alkışlayanlar! Ödül verirseniz bu adama, bir sonraki işi daha da yalapşap olur. Neden üzsün ki kendini!



En gerçek karakter kaynana, o da klişe cümlelerin kurbanı. Bütün karakterler gerçek hayatta birer karşılığa sahip ama perdede gerçek durmaları sağlanamamış. İsmail Hacıoğlu'na bakıyorsun, vay be cuk oturmuş diyorsun. Bir konuşmaya başlıyor, yaptığı oyunculuk değil sanki taklit yeteneğini konuşturuyor. Hacıoğlu ne yapsın, oyuncu yönetimi diye bir şey yok ki. “Hadi şimdi kameranın tam önünde el ele tutuşup dümdüz koşun, sokağın sonundan sağa dönün.” şeklinde konuşan bir adam var sanırım sette. Başka türlü o sahnelerin çiğliği açıklanamaz.



Her neyse. İçim şişti bu filmleri anlamaya çalışmaktan, iyi yönlerini görmeyi denemekten. “Saç”ı izlerken bu kadar mı kolaycılık olur diyorsun, “Güzelliğin On Par’ Etmez”e geçince amatörlüğe şaşıp Fatih Akın’ı düşünmeye başlıyorsun, karşına “Meryem” çıkıyor! “Güzelliğin…”i affedip “Saç”ın başyapıt olduğunu anlıyorsun. Tabi aklına “Dupa Dealuri” düşmezse. O zaman ne olacak? Bütçe azsa, onda da az. Teknoloji yetersizse, onda da yetersiz. Yok, ülke sineması bir iki insan sayesinde ilerliyor. Onlar da olmasa bitmişiz.

16 Şubat 2013 Cumartesi

DUPA DEALURI (2012) by CRISTIAN MUNGIU ****-



Ben “Tepelerin Ardında”ya muhteşem bir aşk filmi gözüyle baktım ama pekâlâ din denen olgunun insanlar üzerine etkisi şeklinde farklı bir okuma da yapılabilir. Nasıl okunursa okunsun, Mungiu tüm zamanların en iyi senaryolarından birine imza atmış ve düşündüklerini perdeye kusursuz şekilde yansıtmış. Filmin renkleri, çekim ölçekleri, kameranın durduğu yer her karede etkileyici. Kulağınızı tıkayıp hiçbir ses duymadan baksanız bile hipnotize edici.

"Dupa Dealuri/Tepelerin Ardında" filminin eleştirisini Ters Ninja için yazdım. Yazının tamamını okumak için buraya tıklayın.

22 Aralık 2012 Cumartesi

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2012: EN İYİ 5 SENARYO




CRISTIAN MUNGIU - DUPA DEALURI (2012)

ASGHAR FARHADI - JODAEIYE NADER AZ SIMIN (2011)

KENNETH LONERGAN – MARGARET (2011)

KYUNG-MOOK KIM - STATELESS THINGS (2012)

PASCAL LAUGIER - THE TALL MAN (2012)

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2012: EN İYİ 20 YÖNETMEN





1. CRISTIAN MUNGIU - DUPA DEALURI

2. TOMAS ALFREDSON - TINKER TAILOR SOLDIER SPY

3. BENH ZEITLIN - BEASTS OF THE SOUTHERN WILD

4. ASGHAR FARHADI - JODAEIYE NADER AZ SIMIN

5. ANG LEE – LIFE OF PI

6. DAVID FINCHER - THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO

7. ANDY WACHOWSKI-LANA WACHOWSKI-TOM TYKWER - CLOUD ATLAS

8. PEDRO ALMODOVAR - LA PIEL QUE HABITO

9. JEAN-MARC VALLEE - CAFE DE FLORE

10. WES ANDERSON - MOONRISE KINGDOM

11. BRIAN De PALMA - PASSION

12. TOM TYKWER - 3

13. KENNETH LONERGAN – MARGARET

14. JACQUES AUDIARD - DE ROUILLE ET D’OS

15. GASPAR NOE- SEUL CONTRE TOUS

16. ALEXANDR SOKUROV - FAUST

17. JUAN CARLOS FRESNADILLO - INTRUDERS

18. FERNANDO MEIRELLES – 360

19. KYUNG-MOOK KIM – STATELESS THINGS

20. MICHAEL HANEKE - AMOUR

21 Aralık 2012 Cuma

SİNEMA DÜNYASINDAN EN İYİLER 2012: EN İYİ 25 FİLM



2012 yılında 157 film görebildim. Oldukça düşük olan bu rakama karşın en iyilerimi seçmek istedim. Sıralama 2012 yapımı filmler arasında değil, benim 2012 yılında izlediğim filmler arasında yapılmıştır. Yapım yıllarını not düştüğümden, 2012 listeleri de aslında ortada. Eşit yıldıza sahip filmler arası sıralamayı filmleri sevme ve takdir dereceme göre gerçekleştirdim. İyi seyirler.


01. STATELESS THINGS (2012) - KYUNG-MOOK KIM ****-
Tartışmasız 2012 yılı içerisinde izlediğim en iyi film. İstanbul Film Festivali “Mayınlı Bölge” kapsamında gösterilen yapım ne yazık ki herkese göre değil. Yarısını bile beklemeden salondan koşarak çıkmanız olası. Bazı sürprizleri tam anlamıyla yaşamak için ise beyazperdede izlemek zaruri.


02. DUPA DEALURI (2012) - CRISTIAN MUNGIU ****-
“4 luni, 3 saptamani si 2 zile/4 Ay 3 Hafta 2 Gün”ün yönetmeni Cristian Mungiu’nun Cannes Film Festivali’nden iki ödülle dönen yeni filmi “Dupa Dealuri/Tepelerin Ardında”; “Notes on A Scandal/Skandal”dan bu yana yapılmış en orijinal LGBTT filmi. Aynı zamanda din sömürüsü üzerine zihin açıcı, çarpıcı söylemlere sahip. Yönetmenliğine gelince, bu kusursuzluğa hayran olmamak mümkün değil.


03. BEASTS OF THE SOUTHERN WILD (2012) - BENH ZEITLIN ****
“Düşler Diyarı” tüm zamanların en iyi ilk filmlerinden biri ve kelimelerle tarifi oldukça güç.
Eleştirisi: http://serkancellik.blogspot.com/2013/01/beasts-of-southern-wild-2012-by-behn.html


04. MARGARET (2011) - KENNETH LONERGAN ****
Margaret


05. CLOUD ATLAS (2012) - ANDY WACHOWSKI-LANA WACHOWSKI-TOM TYKWER ****
“Bulut Atlası” seveni kadar sevmeyeni de olan, benim sevmediğim ama takdir ettiğim bir film. Andy & Lana Wachowski ve Tom Tykwer bir araya gelince bizi uzaya uçururlar sanıyor insan ama ne yazık ki durum öyle değil.


06. THE GIRL WITH THE DRAGON TATTOO (2011) - DAVID FINCHER ****
“Ejderha Dövmeli Kız”ın bu listeye girmesinin tek sebebi yönetmeninin David Fincher olması. Fincher siyah bir duvarı çekse dört yıldız veririm.


07. LES BIEN-AIMES (2011) - CHRISTOPHE HONORE ****
“Sevgililer” fazlasıyla sevdiğim, eğlendiğim bir müzikal ve yine torpilli olduğu için listede.



08. JODAEIYE NADER AZ SIMIN (2011) - ASGHAR FARHADI ***-
Bir Ayrılık



09. TINKER TAILOR SOLDIER SPY (2011) - TOMAS ALFREDSON ***-
Köstebek



10. LA PIEL QUE HABITO (2011) - PEDRO ALMODOVAR ***-
İçinde Yaşadığım Deri



11. PASSION (2012) - BRIAN De PALMA ***-
Tutku



12. CAFE DE FLORE (2011) - JEAN-MARC VALLEE ***-
Ruh Eşim



13. AMOUR (2012) - MICHAEL HANEKE ***-
Aşk



14. MOONRISE KINGDOM (2012) - WES ANDERSON ***-
Kısa tanıtımı: http://serkancellik.blogspot.com/2012/11/hergunbirfilm-015-moonrise-kingdom-2012.html



15. LIFE OF PI (2012) - ANG LEE ***-



16. DE ROUILLE ET D’OS (2012) – JACQUES AUDIARD ***-
Pas ve Kemik



17. THE HELP (2011) - TATE TAYLOR ***-
Duyguların Rengi


18. THE TREE OF LIFE (2011) - TERRENCE MALICK ***-
Hayat Ağacı



19. EXTREMELY LOUD & INCREDIBLY CLOSE (2011) - STEPHEN DALDRY ***-



20. SEUL CONTRE TOUS (1998) - GASPAR NOE ***-
Herkese Karşı Tek Başına



21. REAL STEEL (2011) - SHAWN LEVY ***-
Çelik Yumruklar



22. 3 (2010) - TOM TYKWER ***-
3



23. PIETA (2012) - KIM KI-DUK *
**-
Acı



24. DRIVE (2011) - NICOLAS WINDING REFN ***-
Sürücü
Eleştirisi: http://serkancellik.blogspot.com/2012/02/drive-2011-by-nicolas-winding-refn.html


25. THE HOBBIT: AN UNEXPECTED JOURNEY (2012) - PETER JACKSON ***-
Hobbit: Beklenmedik Yolculuk

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...