lisa cholodenko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lisa cholodenko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2011 Cuma

2011 MART TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 2.HAFTA

Mart ayının ikinci haftasında dördü yerli altı yeni film vizyona giriyor. Daha önce duyurulmasına rağmen programda yer bulamayan filmlerden biri “Monsters” oldu. İngiliz görsel efekt dehası Gareth Edwards’ın ilk uzun metrajını nisan ayında vizyonda görebiliriz. Simon Wells’in “Mars Needs Moms” isimli 3D animasyonu ise süresiz olarak ertelendi.

“Bir Avuç Deniz”; haftanın burjuvalar arasında geçen aşk filmi kontenjanını dolduruyor. “Aşk Tesadüfleri Sever” ve “Ya Sonra”’nın ardından şansı iyice azalan yapım, reklamcı Leyla Yılmaz’ın çok para harcayıp çok özenerek hazırladığı ilk uzun metrajı. Umursanmayacaktır.

Derviş Zaim’in üçlemesini tamamladığı “Gölgeler ve Suretler” Kıbrıs sorununa değinen, haftanın en ilgi çekici filmi.

“Kolpaçino Bomba” ise Şafak Sezer’in yönetmenlik koltuğuna da oturduğu, en kötü anlamıyla proje bir yapım. Tam sayfa film ilanı görmeyeli uzun zaman olmuştu gazetelerde.

Ahmet Haluk Ünal’ın “Saklı Hayatlar” filmi Alevilere yönelik Çorum katliamı üzerine sözleri olan bir yapım. Yönetmenin ilk sinema filmi.

Bir hafta erken gösterime giren “Konferenz Der Tiere” Almanya’dan gelen, hayvanların dünyadaki su sorununa dikkat çekmeye çalıştıkları bir animasyon.

Türk dağıtımcıların seçtiği isim yüzünden haftalardır protesto edilen Lisa Cholodenko imzalı “The Kids Are All Right” bu hafta geniş gösterime çıkıyor. Hala görmediyseniz ve üzerinde “İki Kadın, Bir Erkek” yazan bir bilet almakla ilgili sıkıntılarınız yoksa 4 dalda Oscar adayı bu filmi perdede görebilirsiniz.

BİR AVUÇ DENİZ by leyla yılmaz 11.04
GÖLGELER VE SURETLER by derviş zaim 11.04
KOLPAÇİNO BOMBA by şafak sezer 11.04
SAKLI HAYATLAR by ahmet haluk ünal 11.04
KONFERENZ DER TIERE – ANIMALS UNITED by reinhard klooss, holger tappe
THE KIDS ARE ALL RIGHT by lisa cholodenko 11.04

4 Ocak 2011 Salı

THE KIDS ARE ALL RIGHT (2010) by LISA CHOLODENKO **



Tanımadıkları bir vericiden aldıkları spermle ikisi de ayrı ayrı gebe kalan lezbiyen çift Nic (Annette Bening) ve Jules (Julianne Moore) biri 18 diğeri 15 yaşında iki çocuk sahibidir.

Küçük kardeş Laser’in ablası Joni’den üniversiteye gitmeden önce bir isteği vardır. Kendi yaşı tutmadığı için arayamadığı biyolojik babalarını araması. Joni kardeşinin isteğini yapar, çocuklar varlıklarından haberdar bile olmayan babaları Paul (Mark Ruffalo) ile tanışırlar. Beklediklerinin aksine; biri doktor diğeri mimar olan annelerine kıyasla okumamış ancak hali vakti yerinde, zevk sahibi ve seksi bir bekâr baba bulurlar karşılarında. Yaptıkları ortaya çıkar, anneler durumu öğrenir ve sperm donörleri ile onlar da tanışırlar.

Son yıllarda iyiden iyiye moda olan arızalı aile komedi-dramları için güzel bir çıkış noktası var sayılabilecek The Kids Are All Right; ne kötü niyetli bir eşcinsel alt kültür sömürücüsü, ne de iyi niyetli bir küçük bağımsız.



Filmin yönetmeni HBO dizileri Six Feet Under ve Hung için birer bölüm yönetmiş, çerez parasına mal ettiği üç uzun metrajı ünlü oyuncularına rağmen ses getirmemiş 46 yaşındaki Lisa Cholodenko. Bu dördüncü uzun metrajını da yine ortalamanın çok altında bir maliyetle kotarmış olan sinemacı, filmdeki saçına ve giyimine kendi gerçek hayatındaki şekli verdiği başrol oyuncusu Annette Bening’in ve Julianne Moore’nin üstün performanslarına sırtını dayamış görünüyor.

Kolayca formüle edilebilecek sinopsisine senaryolaştırma aşamasında hiçbir yaratıcılık katamayan Cholodenko; aldığı 4 Altın Küre adaylığını “yılın bağımsızı” kontenjanından kapmış gibi duruyor.



Bu filmden sonra rol aldığı Alice In Wonderland(2010) sayesinde hep Tim Burton’un Alice’i olarak hatırlanacak Avustralyalı Mia Wasikowska’nın canlandırdığı evin ablası Joni’nin filmin başlarında verilen üniversiteye gidecek olması bilgisinin filmin son dakikalarında gereksiz uzatmalarla perdeye getirilme çabası gibi ana hikâyeden bağımsız ve işe yaramayan sahnelerle dolu yapım; sıkıcı olmasa da tat vermiyor.

Çocukların büyürken yaptıkları hataları, lezbiyen bir çift olmanın zorluklarını, aile sahibi olmanın önemini anlatmaya çalışırken bir taraftan da lezbiyenlerin gay erkek pornosu izleyerek kendilerini tatmin etmeleri gibi sahnelerden komedi uman yapı; senarist-yönetmen Cholodenko’nun aklına ne geldiyse peliküle aktardığı hissini veriyor.



Hiçbir anında komik olmayı başaramayan, taze cümle kuramayan, Annette Bening’in 3 kez aday gösterilip alamadığı Oscar’ı bu kez kucaklamak istediği için oynadığı aşikâr olan vasat bir film. Öyle olmaya soyunsa da kesinlikle yılın Little Miss Sunshine(2006)’ı değil.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...