25 Eylül 2012 Salı

ALTIN KOZA’DA 5. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dün ulusal yarışma kapsamında “Siirt’in Sırrı”, “Rüzgârlar” ve “Lal Gece” filmleri gösterildi. Böylece yarışan filmlerin tamamı izleyici ile buluşmuş oldu. Artık gözler bu gece canlı yayınlanacak Festival Büyük Ödül Töreninde. Kadir Beycioğlu, Alin Taşçıyan, Aslı Selçuk ve Esin Küçüktepepınar’dan oluşan ön jürinin seçtiği filmlerden birine Ferzan Özpetek başkanlığında toplanan ve Eyüp Boz, Hasan Saltık, Hülya Uğur Tanrıöğer, Nejat İşler, Nurgül Yeşilçay ve Zeynep Özbatur Atakan’dan oluşan jüri tarafından En İyi Film ödülü verilecek.

Dün gösterilen filmlerden “Siirt’in Sırrı” “Made in Europe” ve “Bornova Bornova” filmlerinin yönetmeni İnan Temelkuran’ın Kristen Stevens ile ortak çalıştığı bir belgeseldi. 16 yaşındaki Siirtli kadın güreşçi Evin Demirhan’ın Avrupa şampiyonluğundan dünya üçüncülüğüne uzanan öyküsünü anlatan belgesel ülkemizdeki kadınların rolleri üzerine yeniden düşünmemizi sağladı. Annesi ve okul arkadaşıyla galaya katılan Evin Demirhan izleyicilerin sorularını yanıtladı ve dakikalarca alkışlandı.



“İki Çizgi” ile tanıdığımız Selim Evci”nin yeni filmi “Rüzgârlar” Gökçeada’da geçen ufak bir öykü getirdi karşımıza. Sık sık ziyaret ettiği yaşlı teyzenin öldüğü haberiyle sarsılan, evliliğinde de problemli bir adamın, kadının torunu ile gelişen ilişkisini izledik. Süresini fazlasıyla hissettiren film boyunca seyircilerin bir kısmı salonu terk etti. Bu zor deneyimin sonuna kadar kalanlar Selim Evci, Murat Yaykın ve Yusuf Nejat Buluz’a sorularını yöneltti. “Rüzgârlar”, festivalin ulusal yarışma filmleri arasındaki en zayıf halka olarak kayıtlara geçti.

Reis Çelik’in 62. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Kristal Ayı kazanan filmi “Lal Gece” günün son filmiydi. Çocuk gelinler konusuna farklı bir bakış sunan yapım en çok da İlyas Salman ve genç oyuncusu Dilan Aksüt’den güç alıyordu. Filmden sonra yapılan söyleşide İlyas Salman’a ilgi büyüktü. Soru cevaptan çok anılar ve ülkenin durumu üzerine bir sohbet oldu. En İyi Erkek Oyuncu ödülünün en güçlü adayı Salman, her cümlesinden sonra alkış aldı.

Yarışma filmleri dışında dün Adana’da yaşanan en önemli olay Michael Haneke’ye Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye getiren “Amour/Aşk” filminin gösterimiydi. Filmekimi kapsamında gösterileceği duyurulduğundan bu yana heyecan yaratan filme Adana halkı ilgi göstermedi ve salonun yarısı boş kaldı.

ALTIN KOZA’DA 4. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin dördüncü günü en büyük ilgiyi yine ulusal yarışma filmleri çekti. “Babamın Sesi” ile başlayan program, Montreal’den FIPRESCI Ödülü kazanan “Ateşin Düştüğü Yer” ile sürdü. Usta yönetmen Derviş Zaim’in yeni filmi “Devir” ve Erden Kıral imzalı “Yük” dünya prömiyerlerini Adana’da yaptı.

Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan “Babamın Sesi” gösterimi sonrası salonda hazır bulundular ve bu zor filmi sabırla izleyen herkese teşekkür ettiler. Zeynel Doğan’ın annesinin anlattıklarından yola çıkarak çekmeyi planladıkları belgeselin nasıl kurmacaya dönüştüğünü anlattılar ve filmde yansıtamadıklarını düşündükleri detayları izleyicilerle paylaştılar. Zeynel Doğan yaşamının filmde yer almayan kısımlarını anlatarak, izlediğimiz karakterlerin öncesi ve sonrası ile ilgili bilgiler verdi.



2012 yılı içerisinde Montreal Film Festivali’nden ödülle dönen İsmail Güneş, haklı gururuyla birlikte “Ateşin Düştüğü Yer” adlı filmini Adanalı sinemaseverlere sundu. Filmin finalinde izleyiciler gözyaşlarına hâkim olamadı ve film uzun süre alkışlandı. Seyircilerin sorularına sabırla yanıt veren Güneş toplumsal mesajlar vermekten de geri durmadı. Başrol oyuncusu Hakan Karahan ise söyleşiye katılmadı.
Derviş Zaim’in merakla beklenen yeni işi “Devir” yönetmenin sinemasına aşina olanları hayrete düşürdü. Serdar Akbıyık moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide alışılmış tarzının dışına çıkarak risk alan ve başarılı olan Zaim övgülere boğuldu. Film, doğaya hak ettiği hürmeti gösteren köylülerle günümüz şehir insanı arasındaki farkı belgesele yakın bir gerçekçilikle sunuyordu.

Günün son galası “Yük” oldu. Gürültülü ses efektleri ve dinamik kurguya yer veren film, bu özellikleriyle festivalin diğer yerli yapımlarından ayrılıyordu. Erden Kıral film sonrası gerçekleştirilen söyleşiyi ışık ve ses sisteminin rahatsız edici olduğu gerekçesiyle kısa tuttu. Film, gerçek bir öyküden yola çıkarak kömür madenlerini mesken tutan boşluklarla dolu bir senaryoya sahipti.

Galalar dışında, ilk gün kaçıranlar için Fatih Akın imzalı “Cennetteki Çöplük” yeniden gösterildi, Ferzan Özpetek fuayede hayranlarına imza dağıttı ve önceki günlerin yarışma filmleri şehrin değişik yerlerine konumlanmış salonlarda yeniden gösterildi.

ALTIN KOZA’DA 3. GÜN


19. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali üçüncü gününde ulusal yarışma kapsamında gösterilen dört filmin galasına sahne oldu. Sanat yönetmeni olarak tanınan Veli Kahraman'ın “Ana Dilim Nerede"si günün ilk yarışma filmiydi. Yeşim Ustaoğlu imzalı "Araf" ve Pelin Esmer'in yeni işi "Gözetleme Kulesi" Türkiye prömiyeri yaparken, Elfe Uluç'un ilk uzun metrajı "Aziz Ayşe" dünya prömiyeri yaptı.



“Ana Dilim Nerede” filmi kapanış jeneriği sırasında seyirciden büyük alkış aldı. 61 dakikalık süresiyle lafı dolandırmadan derdini anlatan yapım Adana halkını oldukça etkiledi. Yönetmen ve senarist Veli Kahraman izleyicilerin sorularına iştahla uzun açıklamalar getirdi ve filminin zihinlere daha fazla nüfuz etmesini sağladı. Başrol oyuncusu, yönetmenin öz babası Mustafa Kahraman sağlık sorunları nedeniyle söyleşiye katılamadı.

“Aziz Ayşe” filmi travesti kâğıt toplayıcı Ayşe’nin gerçek yaşam öyküsünü kurmacaya yediren ilginç bir deneme olarak kayıtlara geçti. Gösterimin ardından yapılan söyleşiye yönetmen Elfe Uluç’un yanı sıra oyuncular Melikşah Yardımcı, Feride Çetin ve Esmeray katıldı. Salondaki herkesin sempatisini kazanan Yardımcı, Engin Altan Düzyatan’ın eksikliğini hissettirmedi.

“Gözetleme Kulesi” ekibi de tam kadro filmden sonra hazır bulundu ve Zihni Aldırmaz’ın ekibe çiçek vermesinin ardından Ceylan Özçelik moderatörlüğünde soruları yanıtladı. Senarist-yönetmen Pelin Esmer sempatik tavırlarıyla dikkat çekti. Başrol oyuncularından Olgun Şimşek esprileriyle salonu kahkahaya boğdu. Filmin kürtaj tartışmalarına denk düşen teması bazı izleyiciler arasında politik tartışmalar yaşanmasına neden oldu.

Günün son yarışma filmi “Araf” oldu. Yoğun ilgi nedeniyle bazı konuklar filmi merdivende oturarak izledi. Filmde yer alan bebek düşürme sahnesinde Adanalı izleyicilerin bir kısmı sahneyi rezillik olarak tanımlayarak salonu terk etti. Film sonrası söyleşinin tartışmasız ilgi odağı ise Özcan Deniz idi. Herkesin fotoğraf çektirmek istediği Deniz filmde yer almaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Yeşim Ustaoğlu’nun soru soran izleyicileri terslemesi ve eleştiri kabul etmeyen tavrı Adanalıları üzdü.

Alternatif arayanlar için Yılmaz Güney'in "Seyyit Han"ı, Charlie Chaplin klasiği "City Lights/Şehir Işıkları", Polonya yapımı "Czarny Czwartek/Kara Perşembe" ve Ferzan Özpetek'in "Harem Suare"si günün diğer ilgi çekici filmleriydi.

TEPENİN ARDI ÖZEL GÖSTERİMİ

62. Uluslararası Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde dünya galası yapılan ve Caligari Ödülü kazanan Emin Alper imzalı “Tepenin Ardı”, Saraybosna Film Festivali’nden de Jüri Özel Ödülü ile dönmüştü. 31. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma kısmında En İyi Film seçilen yapım 19. Uluslararası Altın Koza Film Festivali'nin ikinci gününde gösterildi. Yaşadığı motosiklet kazası sonucu mayıs ayında kaybettiğimiz, filmin yapımcılarından Seyfi Teoman'ın anısına düzenlenen gösterim Metropol Sineması'nda gerçekleşti. Ortak yapımcılardan Enis Köstepen filmden önce seyircileri selamlayıp Seyfi Teoman'ı andığı bir konuşma gerçekleştirdi ve geleceği duyurulan yazar-yönetmen Emin Alper'in çok istemesine rağmen program çakışması nedeniyle katılamadığını belirtti. Yine de Alper ile birlikte birçok söyleşi yaptığı için onun adına da bazı soruları cevaplayabileceğinin güvencesini verdikten sonra ışıklar karardı.



Geçtiğimiz yıl Altın Koza kapsamında ücretsiz gösterilen Türk filmleri izdihama neden olurken bu yıl festivalin ikinci günü salonlar yüzde doksan civarı bir doluluğa ulaştı. Üstelik geçen yıl yaşanan sorunlardan ve gelen şikâyetlerden ders alınmış olunacak ki; numarasız davetiyeler yerine numaralı ücretsiz biletler kesilerek kargaşanın önüne geçilmiş.

Filmin ardından yapımcı Enis Köstepen yanına oyuncu Mehmet Özgür’ü de alarak soruları yanıtlamak üzere yeniden sahneye çıktı. Adana halkı başlangıçta çekingen kalsa da Özgür’ün oynadığı popüler televizyon dizisi “Suskunlar” ile ilgili gelen sorularla rahatladı ve isabetli yorumlar gelmeye başladı. Emin Alper’ın on beş yıla yayılan senaryo yazım sürecinde yapmaya çalıştığı şeyler üzerinde duruldu. Genel kanı filmin politik alt metnini yaşanan absürt durumlara yedirerek başarıyla anlatabildiği yönünde oldu.

2012 EYLÜL TÜRKİYE VİZYON FİLMLERİ – 3. HAFTA

Eylül ayının üçüncü cuması gösterime giren 6 filmden beşini Filmlerim.com için değerlendirdim. Metin Avdaç belgeseli "Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali" son anda programa eklendiğinden, yazının dışında kaldı. Okumak için buraya tıklayın.



ARAF – Yeşim Ustaoğlu 21.09
L’AMOUR DURE TROIS ANS – Frédéric Beigbeder 21.09
TED – Seth MacFarlane 21.09
END OF WATCH - David Ayer 21.09
HIT AND RUN -  Dax Shepard, David Palmer 21.09
SABAH YILDIZI: SABAHATTİN ALİ - Metin Avdaç 21.09

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...