6 Şubat 2019 Çarşamba

Altı Sandalyelik Hayat

Heybesinde taşıyabileceğinden çok daha fazla sorun olan 17 yaşındaki Asım; gündüzleri Kuşkonmaz adlı mahallenin kıraathanesinde çalışarak, geceleri de birbirine eklediği sandalyelerin üzerine uzanıp yakındaki ağaca konan Ayhan ismini verdiği baykuşla konuşarak geçirmektedir. Dükkân sahibi Bekir Kahya’nın sahip çıktığı bu kimsesiz gencin yaşamı Zeki Müren’li bir tesadüfle renklense de geçmişin hayaletleri ve geleceğin gebe olduğu tehlikeler mutlu olmasına izin vermez. 50’li yılların mahalle yaşamı, esnaf ilişkileri, bir dost ve ansızın yakalayan gönül çarpıntısı ile örülen Asım’ın hikayesi Yavuz Turgul filmlerinden Yeşilçam nostaljisine, toplumsal gerçeklerden çocuksu kaçış fantezilerine uzanan tatlar sunuyor. Kapısı sokağa açılan sinemaların, göz göze oturulan muhallebicilerin, topluca gidilip eğlenilen hamamların, Madam’ların, gazete ve dergilerin önem arz ettiği zamanların hikayesi bu.



Murat Orçan aslen tiyatro için nefes alan genç bir isim, Kuşkonmaz da Savaşın Şafağında Aşk’ın ardından yayımladığı ikinci romanı. Kahramanmaraş’ta, Kurtuluş Savaşı öncesinde yaşanan imkânsız bir aşkı anlattığı ilk romanı okuyanlarca takdir edilen Orçan Kuşkonmaz ile ilk işinin fersah fersah üzerine çıkarak tüm acemiliğini attığını ilan ediyor. Kuşkonmaz’ın özellikle ilk elli sayfası Orhan Pamuk detaycılığına sahip. İlk romanındaki Sabahattin Ali etkisinden kurtulup kendi dilini bulan yazar; diyalogları, anlatıcıyı ve başkarakterinin iç sesini bir arada kullandığı üç kollu zengin bir anlatı yaratmış. Alaylı bir romancı için dikkate değer bir başarı.
Kuşkonmaz yerli roman uyarlamaları bakımından fakir yerli sinemamız için de değerlendirilmesi gereken malzemeye sahip. Ehil ellerde nitelikli bir popüler sinema örneğine dönüşebilecek, eleştirmenleri yakalarken genel izleyiciye de kendini sevdirerek bilet sattırabilecek içerikte. Siyaset, aşk ve mahalle yaşamı nostaljisi, insanları birbirine kenetleyen sırlar ve farklılıklarla zenginleşen yaşamlar ile örülmüş bu kitap; keşfedilmeyi bekleyen taze bir romancının kaleminden okuyucuya ulaşmayı bekliyor.

Basın bülteni için tıklayın.

Satın almak için tıklayın.

2018

Bugünlerde aklıma sık sık eski imajlar geliyor. Birinde, ortaokulda matematik dersindeyim. Çetin Gerek isimli öğretmenimiz ufak çaplı bir aydınlanma yaşamama vesile oluyor. Dersi dinlemeyen öğrencilere her zaman yaptığı gibi kızgınlık dolu bir nasihat vermek amacı fakat bu sefer, en azından beni kıskıvrak yakalıyor ve aradan geçen yirmi küsur yıla rağmen unutamayacağım cümleler kuruyor. “Neden sabah sabah kalkıp bu buz gibi tahta sıraların üzerine oturmaya geldiniz, incecik bir yastık desteği bile yok, tahta, sert, soğuk ve siz yıllarca her sabah gelip günün çoğunu onun üzerinde oturarak geçiriyorsunuz…” minvalinde bir şeyler. Sahi, neden?




Aklıma takılan ikinci hatıra da ortaokuldan. Bu kez edebiyat öğretmeninin dersindeyiz, bir ara Almanca dersine de giriyordu ki diğer müdür yardımcılığı yapan edebiyat öğretmeni de Almanca dersine gelebiliyordu-şimdi kaç kişi birden fazla dil biliyor! Neyse, bu kadın öğretmen Kahramanmaraş’ta toplu taşımada kızlı erkekli oturulmasını tasvip etmeyen halka burun kıvıran CNBC-e izleyicisi/modern/dünyayı değiştirmeye gelmiş biz öğrencilerine “Haklısınız fakat bir kadın bazen dolmuşta rastgele bir adamın yanına oturduğunda, o adam o kadınla nikah masasına oturmuş gibi davranıyor, kendinde öyle haklar görüyor” diyerek tam da anlayamadığımız bir şeyler anlatmıştı. Dün akşam bitirdiğim, arkadaşımın yazdığı romanda kızla erkek böyle bir toplu ulaşım aracında yan yana oturarak, hadi daha da açayım; erkeğin yanına oturduğu kıza sarkıntılığı sonucu tanışıp aşk yaşıyorlar! Yazar bunu ne kadar romantize ederse etsin benim aklımda Habibe Öğretmenin anlattıkları var ve erkek roman kahramanını tacizci olarak görmekten kendimi alıkoyamıyorum.

2018 yılında yaşadıklarımı okumak için girip neler buldunuz. Ama bunlar benim 2018’im. İzlediğim 259 film (2017’de 235), 63 diziden 700 bölüm (2017’de 52 diziden 691 bölüm), utanarak söylüyorum ki okuduğum 7 kitap, izlediğim 5 gösteri ya da dans ettiğim 3 konserden çok bu iki hatıra zihnimi meşgul ediyor. Sadece 3 kez yurt dışına çıktığım 2018’de sadece 13 gün medenice yaşayabilmişim, belki de sebep budur.

Yurt içinde, geçen yıl da belirttiğim gibi git gide daha az seyahat ediyorum. İstanbul neyime yetiyor demek ki. 6 kez Kahramanmaraş’a, 2 kez Ankara’ya, 2 kez Mersin’e, 1 kez Adana’ya, 1 kez de Edirne’ye uğradım o kadar.

Biraz da bu noktaya kadar okuyanları memnun etmek gerekirse; sadece 2 gün resmi izin kullanarak 105,5 gün işe gittiğimi (2017’de 102,5), 68 gün alkol aldığımı (2017’de 100), 73 kez seks yaptığımı (2017’de 107), 243 gün spora gittiğimi (2017’de 207) ve 366 kilometre koştuğumu (2017’de 365) söylemem gerek.

Son olarak; 2018’de 10 yıl aradan sonra sinema için makaleden başka bir şey üretmek istedim ama boğazıma dizildi. Bunu da asla unutmayacağım.

31 Aralık 2018 Pazartesi

2018 DİZİ İSTATİSTİKLERİ




2018 yılında 63 farklı diziden 700 bölüm izlemişim.

YILIN EN İYİ DİZİLERİ
The Haunting of Hill House
Homecoming

YILIN EN İYİ MİNİ DİZİSİ
River

YILIN EN KÖTÜ DİZİLERİ
Hakan: Muhafız
The Rain
Don’t Watch This

İYİ YENİ DİZİLER
The Good Place
Insatiable
Altered Carbon
The Chilling Adventures of Sabrina

Devam ettikçe yükselenler:
Eastsiders – Sezon 3
Daredevil – Sezon 3
How to Get Away with Murder – Sezon 4
Preacher – Sezon 3

Devam ettikçe düşenler:
Black Mirror – Sezon 4
Prison Break
Jessica Jones
Santa Clarita Diet
Designated Survivor
Sense 8
Luke Cage
Ozark
Iron Fist
House of Cards

Yerinde sayanlar:
Grace and Frankie – Sezon 4
Orange is the New Black – Sezon 4-5
The Simpsons – Sezon 29-30
Love – Sezon 3
American Horror Story – Sezon 7-8
3% - Sezon 2
A Series of Unfortunate Events – Sezon 2
BoJack Horsman – Sezon 5
Brooklyn Nine Nine – Sezon 4

Ümidimi tamamen kaybettiklerim, ama yine de izliyorum:
The Flash
The Walking Dead

İlk bölümden itibaren nefret etmeme rağmen sonuna kadar izlediğim:
The Handmaid’s Tale – Sezon 1
Glow (10 Bölüm)

İlk bölümleri ümit vadedip sezon bitmeden dökülenler:
Unbreakable Kimmy Schmidt – Sezon 1
This is Us – Sezon 1

Boş boş baktıklarım:
La Casa de Papel
Jet Sosyete

İptal edilmesinin hata olduğunu düşündüklerim:
The Mist
Dirk Gentley’s Holistic Detective Agency
The Leftovers
The Exorcist

Tavsiye mini diziler:
One of Us
Collateral
7Yüz

“Boşa izledim” dediklerim:
Borderliner
Safe
Sacred Games
Disenchantment
The Sinner
Maniac
Bodyguard
The Kominski Method
Super Drags
Bartu Ben
The Alienist
Fleabag
This is Us

Dayanamayıp yarım bıraktıklarım:
Bimilui Soop (3 Bölüm)
Şahsiyet (3 Bölüm)
Borgen (1 Bölüm)

6 Aralık 2018 Perşembe

2018 Yılında İzlediğim Filmler




2018’DE İZLEDİĞİM EN İYİ FİLMLER VE 5 ÜZERİNDEN YILDIZLARI, SIRALI LİSTE:

INVASION (2017) SHAHRAM MOKRI ****
I, TONYA (2017) BLAKE WILLIAMS ****
BEONING (2018) CHANG-DONG LEE ****
BLACK PANTHER (2018) RYAN COOGLER ****
FANTASTIC BEASTS: THE CRIMES OF GRINDELWALD (2018) DAVID YATES ****
MOLLY’S GAME (2017) AARON SORKIN ****
MARROWBONE (2017) SERGIO G. SANCHEZ ****
CLIMAX (2018) GASPAR NOE ****
DOGMAN (2018) MATTEO GARRONE ****
LOVE, SIMON (2018) GREG BERLANTI ****

PUANI YÜKSEK OLMASA DA KALBİMDE ÖZEL YERİ OLAN VE TEKRAR İZLEMEK İSTEDİĞİM FİLMLER, İZLEME SIRAMLA:

UNA MUJER FANTASTICA (2017) SEBASTIAN LELIO ***-
LAS HEREDERAS (2018) MARCELO MARTINESSI ***-
JUSQU’A LA GARDE (2017) XAVIER LEGRAND ***-
FLEUVE NOIR (2018) ERICK ZONCA ***-
THE RIDER (2017) CHLOE ZHAO ***-
DER HAUPTMANN (2017) ROBERT SCHWENTKE ***-
THELMA (2017) JOACHIM TRIER ***-
DOUBLES VIES (2018) OLIVIER ASSAYAS ***-
LAZZARO FELLICE (2018) ALICE ROHRWACHER ***-
PRIVATE LIFE (2018) TAMARA JENKINS ***-
UNDER THE SILVER LAKE (2018) DAVID ROBERT MITCHELL ***-

2018’DE İZLEDİĞİM EN İYİ YERLİ FİLMLER:

AHLAT AĞACI (2018) NURİ BİLGE CEYLAN ***-
ARADA (2018) ALİ KEMAL ÇINAR ***-
CEBİMDEKİ YABANCI (2018) SERRA YILMAZ ***-
KARDEŞLER (2018) ÖMÜR ATAY ***

2018’DE İZLEDİĞİM EN KÖTÜ YERLİ FİLMLER, ÖNCE DÜŞÜK PUAN SONRA İZLEME SIRASIYLA:

HALEF (2018) MURAT DÜZGÜNOĞLU –
PUT ŞEYLERE (2018) ONUR ÜNLÜ –
KAÇIŞ (2017) KENAN KAVUT –
İÇERDEKİLER (2018) HÜSAYİN KARABEY –
YUVA (2018) EMRE YEKSAN -
ARADA (2018) MU TUNÇ *
TUZDAN KAİDE (2018) BURAKÇ ÇEVİK *
BAĞCIK (2018) GÖRKEM YELTAN *



AYRICA…


Fikrini başarıya dönüştüremeyen film:

What Happened to Monday (2017) Tommy Wirkola **


Orijinalinden İyi Devam Filmi:

Kingsman: The Golden Circle (2017) Matthew Vaugh ***-


En İyi Animasyonlar, izleme sıramla:

La Casa Lobo (2018) Joaquin Cocina-Cristobal Leon ****
Coco (2017) Lee Ulkrich-Adrian Molina ****
Incredibles 2 (2018) Brad Bird ****
Spider Man: Into The Spider-verse


Zaman Geçtikçe Değeri Artan:

Nelyubov (2017) Andrey Zvyagintsev ***-


İlk Defa İzleyip Hayran Kaldığım Klasikler/Modern Klasikler:

Det Sjunde Inseglet (1957) Ingmar Bergman ****
To Kill A Mockingbird (1962) Robert Mulligan ****
Secret Life of Walter Mitty (2013) Ben Stiller ****
Little Shop of Horrors (1986) Frank Oz ***-
İpekçe (1987) Bilge Olgaç ***


İlk Defa İzleyip Sevmediğim Klasikler:

The Maltese Falcon (1941) John Huston **-
She’s Gotto Have It (1986) Spike Lee *


En Heyecan Verici Filmler:

Red Sparrow ((2018) Francis Lawrence ***-
Ghostland (2018) Pascal Laugier ***-
Ouija: Origin of Evil (2016) Mike Flanagan ***-


En Kötü Belgesel:

Ta Peau Si Lisse (2017) Denis Cote -

15 Kasım 2018 Perşembe

Fantastik Canavarlar: Grindelwald’in Suçları (2018)

Harry Potter’ın Hogwarts’da okuduğu kitaplardan biri olan ve seriye destek olarak dilimize de çevrilmiş incecik bir kitapçık olan Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?; Harry Potterkitaplarının ve dolayısıyla filmlerinin tamamlanmasının ardından The Wizarding World’ü devam ettirebilmek adına yeni bir seriye ilham kaynağı olmuştu iki sene önce.


Yeni filmin eleştirisini okumadan önce tıklayın.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...