30 Ağustos 2012 Perşembe

#hergunbirfilm -004- İÇİMDEKİ SESSİZ NEHİR (2011) by MUSTAFA SERKAN ERÖZ -

Ne anlatıyor: Halis’in çocuk yaşta evlendiği Ayla ile yıllardır süregelen problemleri vardır. Çiftin kızları İstanbul’da üniversite okumaktadır. Irak’tan kaçıp Türkiye’ye gelen Meznun, Halis’in katmer dükkânında kaçak çalışmaya başlar ve aile fertlerinin üçüyle de ilişki kurar.

Neden izlenmeli: Ses kurgusu denen şey olmasaydı ne olurdu, görmek için. Işık çalışması yapılmazsa film ne kadar zarar görür, anlamak için. Rüzgârlı çekimlerde teknik ekip mikrofonu korumaz ya da stüdyoda sesleri düzeltmezse ses bandı ne kadar rahatsız edici olur, dinlemek için. “Oyuncu odada yürürken kameraya çarparsa o sahneyi filmde kullanma” dersini almak için. Aynı figüran aynı anda gerçekleştiği belirtilen iki farklı sahnede oynarsa komik olur mu, denemek için. Sosyalist kız klişelerini özlediyseniz, hasret gidermek için. Klozetteki kirli suyu yüzüne çarpıp kendine gelen bir adam görmek için. Yönetmen adayı iseniz, ilk filminizde yapmamanız gerekenlerin tam listesini, bir arada görebilmek için.

Nesi eksik: (bkz. Neden İzlenmeli)

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

#hergunbirfilm -003- THE CABIN IN THE WOODS (2011) by DREW GODDARD *


Ne anlatıyor: Bir grup genç eğlenmek için ormanda bir kulübeye gidiyor ve başlarına gelmeyen kalmıyor.

Neden izlenmeli: “Buffy the Vampire Slayer”, “Firefly”, “Serenity”, “Dollhouse” ve “The Avengers/Yenilmezler”in arkasındaki Joss Whedon’un iddiasının altını doldurup dolduramadığını görmek için. “Thor”un Avustralyalı yakışıklısı Chris Hemsworth’u yaşına uygun bir rolde izlemek için. “Grey’s Anatomy”nin Dr. Jackson Avery’sini farklı bir karakteri canlandırırken görüp yeteneğini ölçmek için. Richard Jenkins’in karşı konulamaz varlığı için. Afişinin cazibesi ve reklam kampanyasının başarısı için.

Nesi eksik: Teen-slasher şablonunu tersyüz etmek adına “The Hunger Games/Açlık Oyunları” ile harmanlayıp bilimkurgu türüne yamamaya çalışan senaryo işlemiyor. Görsel efektlere sırtını yaslayan sahneler düşük bütçenin kurbanı oluyor.

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

#hergunbirfilm -002- SAFE (2012) by BOAZ YAKIN **


Ne anlatıyor: Hem Çin, hem Rus mafyası hem de polis teşkilatı aklında tuttuğu kasa şifresi nedeniyle on bir yaşında Çinli bir kızın peşine düşüyor. Kızı gördüğü anda intihar etmekten vazgeçen eski polis-yeni evsiz Luke Wright, hayatını kurtardığına inandığı küçük kıza borcunu ödemek için yüzlerce kişiyi öldürüyor.

Neden izlenmeli: Jason Statham’ı birilerini daha döverken görmek isteyenler izleyebilir. Böyle bir motivasyonunuz yoksa ilk yarım saatte gerçekleşen otomobil içi yakın plan kurşunlama sahnelerindeki işçiliği görmek için izleyebilirsiniz.

Nesi eksik: Fazla konuşuyor. Karşısına iyi bir aksiyon değil de iyi anlatılmış bir öykü izlemek için oturmuşsunuz gibi, olayları dallandırıp budaklandırıyor. İlk yarım saatteki özen ilerleyen dakikalarda kayboluyor.

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

#hergunbirfilm -001- SEVMEK ZAMANI (1965) by METİN ERKSAN ***


Ne Anlatıyor: Boyamaya gittiği evin duvarında asılı duran fotoğrafa âşık olan bir adam yanlışlıkla fotoğraftaki kadınla tanışıyor ancak gerçeği yerine fotoğrafı sevmeye devam etmek istiyor.

Neden İzlenmeli: Siyah beyaz fotoğraf tadında karelerle nasıl hikâye anlatıldığını görmek için. Sinema tarihinin en çok beğenilen Türk filmlerinden biri olduğu için. Türk sinemasının en usta yönetmenlerinden Metin Erksan’ın en önemli filmlerinden biri olduğu için. Yakın zamanda kaybettiğimiz Müşfik Kenter’in nadir sinema performanslarından birini görmek için.

Nesi eksik: Neredeyse yarım asırlık olduğundan bazı teknik problemlere sahip. Kanal D Home Video’dan çıkan DVD’nin ses kuşağı rahatsız edici. DVD’de yer alan Metin Erksan söyleşisi daha profesyonel kurgulanabilirdi.

#hergunbirfilm : Sosyal ağ Twitter’da sinema yazarı Cem Altınsaray’ın başlattığı bir hashtag. Asıl gayesine ek olarak ben kendi blogumda uzun analizlere girmeden, bugün ne izlesem diye düşünenlere yardımcı olmak amacıyla başladığım yeni yazı dizisinin başlığı olarak kullanıyorum.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

KİM BU 85 KİŞİ


Geçen yıl doğum günümü 24 saat içinde 100 kişi kutlamıştı. Bu yıl rakam 62’ye düştü. Ertesi gün hatırlayanlarla yine toplam 85 kişi kutladı ama yine de düşündürücü bu düşüş. Yakından bakmak istedim.

Bu yıl 21 kişi güzel dileklerini yüzüme söyledi. Geçen yıl rakam 17 idi. Daha iyi oldu yani. Bol bol öpüşüldü. 6 kişi hediye verdi.

17 kişi erinmeden aradı. Hala konuşacak şeylerimiz olduğunu gösterdi. İki kelimeden fazlası olsun istedi. Geçen yıl rakam 13 idi. Daha iyi oldu yani.

17 kişi SMS gönderdi. Geçen yıl rakam 23 idi. Azaldı yani.

23 kişi Facebook kullandı. Geçen yıl 47 idi. Büyük düşüşün kaynağı burası demek ki. Ya insanlar geçen Pazar günü sosyal ağa girmedi ya da umursamadı, bilmiyorum. Facebook kullanarak kutlayan kişi sayısı 24 azaldı ama toplam 15 azalmış.

En ilginci hiç tanımadığım bir blog okurumun kutlaması oldu. Çok sevindim. Twitter ve whatsapp gibi yeni yolları kullananlar da oldu.

Şimdi asıl önemli kısma gelelim.

Kutlayanların 9 tanesi asker arkadaşım. Geçen yıl bu rakam 22 idi. Yani iki yıl önce hayatıma girmiş insanların %59’u bir yıl içinde dökülmüş. Kalanlara teşekkür ederim, gidenler için yapacak bir şey yok. Genelin askerde edinilen arkadaşlıklar hakkındaki düşüncesini desteklediler.

17 kişi şu anda birlikte iş yaptığım insanlar. Geçen yıl 14 idi. İş arkadaşlıkları işte. Yorum yok.

13 kutlayan akrabam. Geçen yıl 11 idi.

10’u üniversite yıllarımdan. Geçen yıl 11 idi.

13 kişi TOG-DSM ekibinden. Geçen yıl 9 idi. Bir kez daha 21 günde nasıl bağlar kurduğumuz, sevgimiz ortaya çıktı.

Birlikte yatağa girdiğim kişilerden üçü kutladı. Geçen yıl da rakam ve kişiler aynıydı.

Büyük hayal kırıklıklarından birini Kolukısa ekibi yaşattı. Her daim “yeryüzü cennetim” diye bahsettiğim kasabadan bir kişi bile kutlamadı.

Tüm resmi değerlendirirken yeni cümleler aramaya gerek yok. Geçen yıl yazdıklarımı aynen kopyalayıp yapıştıracağım:

“İnsanın yanına kimlerin kaldığını görmesi için güzel bir gün. Bir sınav. Kimin iki kelime etmeye erinmediğini, sevgisini göstermeye mecali olduğunu izlemek için de. Rakamlar her şeyi söylüyor.”

Kime ne kadar kıymet vermemiz gerektiği yıllar içinde daha iyi anlaşılıyor. Asker arkadaşlarım bu konuda sınıfta kaldı. Bazı banko dediklerim de öyle.

“Aynı şehirde olup da sizi görmeye gelmeyen kişi, hele de ufacık bir Anadolu şehrindeyseniz, gerçekte sizi sevmiyordur.”

Geçen yıl görmeye gelmemişti. Bu yıl mesaj atmaya bile erindi. Ama bir sorusu olunca arar. Gece, gündüz.

“Heyecanlılar her sene olur. Genelde de bir sonrakine kalmazlar. Bunlar aşırı dışavurumcudur. Yeni girmişlerdir hayatınıza. Size en özel günü yaşatmaya çabalarlar. Memnun da ederler ama işte ömürleri kısadır nedense.”

Tam 12’den vurmuşum yine hedefi. Geçen yılın heyecanlısı bu yıl kutlamadı. Bu yıl üç adet yarı-heyecanlı vardı ama beklediğim olmadı. İkisi tamamen unuttu. Demek ki yalandan heyecanlı görünmemek lazımmış. Diğerinin de istediği gibi olmadı ya da o kadar da çok istememişti, olmadı. Olmadı yani. Özel bir kutlama yapan çıkmadı.

“Sadıklar her yıl vefalı davranıp gece yarısı ilk kutlayan olmaya çalışırlar. Biri bu sene başarır, diğeri öbür. Her daim sevgi doludurlar ve sevilirler.”

Yine öyle oldu.

“Facebook’ta görüp “mutlu yıllar dile”ye tıklayanların belli bir profili yok. Sizi çok seven, sürekli arayan biri de oradan kutlayabiliyor; yılda bir kez bile konuşmadığınız da. O yüzden yorum yok.”

Kutlayan herkese teşekkür ediyorum.

Sen!

İlginç değilsin! İlgilisin, okuyor, öğreniyor ve başkalarının fikirlerini tekrarlıyorsun.   Yaratıcı değilsin! Ezbercisin, ezberden çekip ko...