34. YAŞIMI NE YAPTIM (Üçüncü ve Son Bölüm)


Nisan ayının sonlarına doğru çok değer verdiğim birinin evrim basamaklarını tırmanamadığını fark edip şok yaşadım.

BOB Gym denen yere 3000TL harcadım. PT ile antrenman yapmak olarak tanımlanabilecek sistemi böyle değil de mucize satıyorlarmış gibi pazarladıklarından, bittikten sonra çok sinir oldum. Çalıştığım insan hayatımdan hiç çıkmasın diyeceğim kadar iyi biriydi ancak sistem ve özellikle arkasındaki beyinler beni çok rahatsız etti. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.


Yeni bir çalışma düzenine geçtim. Gelirimi bir birim, çalıştığım zamanı üç birim azaltan bir anlaşma. Cahil halka nasıl daha sağlıklı olup, katma değer üreten kesimin vergileriyle aldıkları ilaçları nasıl daha az kullanabileceklerini, hap yutmadan nasıl yaşayabileceklerini anlatmaya çalıştığım korkunç mesleğimi haftada 1,5 günle sınırladım. Boş kalan süreyi elbette başlarda iyi kullanamadım, sonra senaryolarım üzerinde çalışmaya başlayarak istediğimi yapmaya başladım ama sonrası annem işte.

Yaşımın en “güzel” sarhoş olduğum akşamı Tomtom Sokak açılışındaki ödüllü barmenin yaptığı Tanqueray’larla oldu. Keyfi hala dimağımda. O iki hafta genel olarak en keyifli haftalarımdı. Mayısın ikinci ve üçüncü haftası. Başıma geleceklerden önce ufak bir teselliymiş meğer.

Bu cümleyi daha önce de kurdum biliyorum ama her seferinde kendimi aşıyorum: Biri için düzenliğim en iyi doğum gününü gerçekleştirdim. Neredeyse kusursuzdu.
 

Ramazan Bayramından itibaren hayatım çekilmez bir hal aldı.

Çok zor günlerim oldu. Daha da zorları kapıda. Ama beni seven insanlar var. Ailem ve seçtiğim ailem. Kendime yetecek param ve aklım var. İzin verdikleri ölçüde destek olduğum ve gerektiğinde destek olacaklarına inandığım insanlar. Biraz daha yaşlandım ama yatakta hala porno yıldızı gibiyim. Ülke karanlık bir çağa girdi ama batarsak suyun üstünde kalabileceğimi biliyorum.

Yüzüm kırıştıysa botoks var. Tükendiysem kahvem var. Köşeye sıkıştıysam yalanlarım, boğazıma çöküldüyse kavgacılığım, sevilmiyorsam işin içinde kendi isteğim var. En güzeli de kimseye eyvallahım yok. Hele ki 365 günün bir gününde yarım saatini bana ayıramayan insanlara.

Yeni yaşımdan beklentim annemin hastalığının daha fazla ilerlememesi ya da bir an önce acı çekmeden ölmesi. Yeni yaşımdan beklentim izleyiciden çok üretici olmak, çekemesem de senaryolar yazmak, yaratıcı olup Word dosyası olarak da olsa bir şey bırakmak. Yeni yaşımdan beklentim sadık olabilmek, kimseyi aldatmamak. Yeni yaşımdan beklentim biyolojik ve seçtiğim ailemin her ferdinin mutlu olması, maddi manevi sıkıntı çekmemesi ve hayallerine kavuşması. Birinin çocuğunu okutacak para bulması, diğerinin ülkeden kaçacak imkân bulması, annemin oğlunun adını unutmaması, onun tezini bitirmesi ve terfi etmesi, bunun dermansız hastalıklarına tedavi gelmesi, şunun tez zamanda konuşabilmesi… Diğerleriyse ölse umurumda değil artık.

(Bitti.)

Ek paragraf: Yeni yaşımın ilk günü uyumadan önce, gelecek yıl yayınlamak üzere 425 kelime yazdım. 35. Yaşımı Ne Yaptım (Bölüm Bir) zehir zemberek olacak ve şu cümleyle bitecek: “O yüzden sevgili bu satırları okuyan kişi; sana son bir yılda soğuk davrandıysam, senin için önemli şeyleri umursamadıysam, mesajlarına cevap vermediysem ya da hayatımdan tamamen kesip attıysam; sebebi budur. Ne sen kaybettin ne ben. Birbirimize lazım değilmişiz demek ki.”

34. YAŞIMI NE YAPTIM (Birinci Bölüm)
34. YAŞIMI NE YAPTIM (İkinci Bölüm)

33. Yaşımı Ne Yaptım (Birinci Bölüm) 33. Yaşımı Ne Yaptım (İkinci ve Son Bölüm)

 
32. Yaşımı Ne Yaptım? (Tek Bölüm)

 



-->

Yorumlar

Popüler Yayınlar