21 Ocak 2010 Perşembe

KOLUKISA VE ÖLÜM YADİGÂRLARI

Kısa süre içinde birden fazla şehirde ve mekânda yaşamak başımı fena döndürdü. Günübirlik gidip gelmelerden söz etmiyorum. Senin olmayan bir yerde nefes almak benim söylediğim.
İlk görüşte sevdiğim Diyarbakırlı insanların iki yıl sonra topraklarını görmek, orada yaptıklarından birazını deneyimleme şansı ve içinde bulundukları durumu anlayabildiğim kadarıyla anlamak…
Ankara’da bu blogda yazanların onlarca kat fazlasını korkmadan, sansüre ihtiyaç duymadan paylaşabildiğim dost etiketli iki insanın yaşadığı ve sürmekte olan bir hayat var. 2009 boyunca defalarca kısalı uzunlu tanıklık ettiğim, bazen parçası bazen yanından geçen olduğum bir rutin. İlerleyen kariyerler, insana çizilen yolda atılması gerektikçe atılan adımlar ve benim hepsinin dışında kalışım. Çok zor.
İstanbul’dan sürekli gel diyen, hiç bilmediğim bir hayat. Bilmediğim sokaklarda gezerken arayan, bazen birkaç günlük eğlence bazen ev arkadaşlığı ve bazen bir yüksek öğrenim programı, yeni bir meslek öneren sesler. Merak ettiğim, hayal ettiğim, imrendiğim bir şehir ve hayaller dünyası.
Artık ne sığınacak bir liman ne de evim gibi hissettiğim Kahramanmaraş. Sokağa çıkmaktan kaçındığım, zamanın nasıl geçtiğini bilmediğim, dostlarımın elimi uzatsam tutabileceğim mesafede olduğu ama yalnız günler geçirdiğim yakamı bırakmayan bu şehir. Sorumun cevabı çok kolay. Hayatınız boyunca tartışmasız en çok sevdiğiniz ama artık sizi görmek istemeyen insanın kapısının önünden geçecek olsanız, siz sokağa çıkmaya cesaret edebilir misiniz?
Ve yeryüzü cennetim Kolukısa kasabası. Her bakımdan güçlü olduğum Hogwarts’ım. Havandaki uyuşturucunun müptelası olduğum her gün bir öncekinden daha güzeldi. Silah zoru olmasa seni bırakmam imkânsızdı, öyle yaptım. Dönme ümitli gidişimle birlikte kara haber geldi. Seni bıraktıktan sekiz gün sonra, yaklaşık üç yıldır uygulamaya geçirilemeyen Aile Hekimliği ile ilgili problemleri çözdü Konya. Müsteşar imzaladı, 14 Haziran 2010 Pazartesi’ne tarih belirlendi. Ben dört aylık askerken koltuğuma yeni bir doktor oturacak. Evimde, cennetimde, oranın ne kadar özel olduğu ile ilgili en ufak fikri olmayan yaşlı bir adam gezecek. O benim âşık olduğum şeylere âşık olamayacak, tadamayacak ama bundan böyle ben de öyle. Bilseydim bir daha asla dönemeyeceğim sana, 13 Haziran’a kadar ayrılır mıydım dizinin dibinden, bırakır mıydım seni…
Dedim ya 2010 kötü başladı diye. Sonra düşündüm. Hangisi iyiydi diye, bulamadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

2023 - Kalan 6 Ay

Temmuz, on beş ay sonra spor salonlarına döndüğüm ve eğer bir kaza bela olmazsa, nasıl öleceğimi de öğrendiğim ay oldu. Bunun getirdiği duyg...